AKŞAM | CUMARTESI | 25 NİSAN 2009, CUMARTESİ

Hüzün ve eğlence bu lunaparkta

İtalo Calvino'nun 'Görünmez Kentler' isimli kitabından ilham alan heykeltıraş Ayla Turan, kendine bir  lunapark yaratmış.

c
Mimar Sinan Üniversitesi Heykel Bölümü'nden mezun olduktan sonra, bir dönem sanat eğitmenliği yapan ve ilk kişisel sergisini 2001'de açan Ayla Turan, bugüne kadar pek çok karma sergiye katılmış, eserleri yurtdışında sergilenmiş bir sanatçı. Sadece Türkiye'de değil, dünyanın farklı ülkelerinde parklarda, müzelerde eserleri bulunan Ayla Turan, 'Lunapark' adını verdiği yeni sergisini art Sumer Gallery Arnavutköy'de açtı. 2 Mayıs'a kadar açık olacak sergide bu eğlenceli heykelleri görebilirsiniz.

Heykelin, kendini ifade etme biçimi olarak ne tür bir önemi var?
Bu kendi kendime sürekli sorduğum bir soru aslında. Kendimi ifade biçimi olarak üç boyutlu anlatımı seçtim. Bunun yansımalarını, fotoğraf çekerken, resim yaparken, mekan tasarlarken, sanatın herhangi bir alanında çalışırken de görebiliyorum. Sürekli yeni arayışlar içindeyim. Fotoğraf çekiyorum, resim, enstalasyon denemeleri yapıyorum. Mimar Sinan'da aldığım klasik eğitim hayata bakış açım ile ilginç bir noktada buluşabiliyor. Heykellerim, kullandığım malzemenin tüm doğallığıyla tamamıyla bugüne entegre oluyor. Güncel sanatın içinde bir ifade biçimi oluşturuyor. Zaten eğer 'şimdi'yi yaşıyorsanız bu kaçınılmaz. Aslında malzemeyi, eğitimimin süzgecinden geçirirken hayat görüşümün ağır bastığı bir noktada bırakıyorum.

Serginin içeriğinden bahsedebilir miyiz?
Sergilerimde konsept belirleyip, onun üzerine gidip bir bütün olarak düşünmeyi tercih ediyorum. Bu sergimin konsepti 'lunapark'. Her yıl sökülüp başka yerlere taşınması, gelecek yıl tekrar kuruluyor olması; bitişler ve yeni başlangıçlar. Taşındığı kenti tamamlar, diğerini yarım bırakır. Eğlenceli gözükmelerinin yanında hüzün ve gerilim de hissettiriyor. Yaşamdan bir parça da olsa, tehlikeli bir oyuncağın üzerinde olmak, yeniden başlama duygusu ve parçalanma bekleyişi.  Lunapark da yenilenme, tamamlama ve yarım bırakma arasında... Özünde yine eğlence var tabii.

Lunapark yaratmak için ne tür malzemelerden yararlandınız? Sergide kaç eser var?
2 resim, 13 tane heykel çalışmam var. Lunaparkta görebileceğiniz balerin, dönme dolap, atlıkarınca, çarpışan arabalar, tilt gibi objelerden oluşuyor. Tanıdık objeler oldukları için herkesin ilgisini çekebiliyor. İlk bakışta rastlanan ortak özellik, çocuksuluk, espri. Yapıtın temelinde yatan kavramı izleyenin heykelle sempati kurmasını sağlıyor. İzleyen yapıta yaklaşmak, dokunmak istiyor. Yine üç boyutlu yaklaşımla gerçekleştirdiğim Hindistan'da kullanılmayan bir dönme dolabın konstrüksiyonundan çektiğim fotoğraflardan yola çıkarak yaptığım iki resim var. İki ve üç boyutu kullandım. Heykellerimde de bunu yapıyorum. Doğal taşları, kendi yapısına formuna dokunmadan, başka malzemelerle bütünleştirip, boyayıp, iki boyuttan faydalanıyorum.

EKİN TÜRKANTOS-ekin.turkantos@aksam.com.tr

  • Diğer Haberler

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3