Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Ergenekon çetesine ülke çok şey borçlu

Bazen 'Bu Ergenekon denilen şey de olmasaydı, ben ne yapardım ne ederdim nasıl da yaşardım' diye düşünüyorum ve her defasında 'İyi ki varsın sen Ergenekon' diyerek şükrediyorum.
Size belki abartmak gibi gelecek bu diyeceğim ama ben Ergenekon'un bizim hayatımızı kurtardığını da düşünüyorum. En azından ben o örgüte bir şekilde borçlu olduğumu hissediyorum. Benim bu vicdan borcumun nedenini biraz sonra açıkladığımda sizlerin de benim gibi hissedeceğinize de eminim
T.S. Eliot 'İnsanlar 'hayatın düz gerçeklerine katlanamazlar' demiştir. Bunu neden söylediğini biraz açmak gerekiyor. Hayatın düz gerçekleri sıkıcı, sevimsiz ve katlanması neredeyse mümkün olamayacak kadar rutindir.
Her insan, daima hayatı daha heyecanlı hale getirecek ve var olan kötülüklerin, sevimsizliklerin suçunu üstüne yükleyebileceği bir 'Öteki' arayışı içindedir. Hemen her kültürde komplo teorilerinin daima çok popüler olmasının nedeni de budur. Kendi kendisine katlanabilmek için kendisini 'İyi' olarak tanımlamak zorunda olan insan, 'Kötülüğün sorumluluğunu' bir başkasına mutlaka yükleme zorundadır.
Hayatta var olan kötülüklerin sorumlusu 'Ötekiler' olduğunda, iyi olduğunu sanan taraf hayli rahatlar, omzundan bir yük kalkar, gerçekten mutlu olabilmesi ihtimali bile ortaya çıkar.
Şimdi bir düşünelim... Allah korusun 'Ya Ergenekon gibi, aklınıza gelebilecek ve de gelmeyecek her kötülüğün sorumlusu olabilecek bir örgüt olmasaydı biz ne yapardık?' Bu soruya siz hiç kafa yordunuz mu? Normal insanların üzerinde düşünmedikleri konuları düşünmek için var olduğumdan ben bu soruyu düşündüm ve verdiğim cevap da hayli sevimsiz oldu açıkçası.
YA BU TÜRKİYE DENİLEN ÜLKEDEKİ BELALARIN, PİSLİKLERİN SORUMLUSU ASLINDA BAŞKALARI DEĞİL DE BİZLERSEK...
Bazılarımız yaptıklarımızla...
Bazılarımız da gerektiği halde yapmadıklarımızla sorumluysak, gelinen bu katlanılması zor olan  berbat durumdan;
O sorumluluğun yükü altında dik durmak mümkün olur muydu?
Katlanabilir miydik o durumda kendilerimize?..
Ergenekon var olmasaydı, katiyen kimse katlanamazdı kendisine. Çünkü o durumda berbatlığı ortak olarak, elbirliğiyle hepimiz yaratmış olacaktık.

SAVCILAR PSİKİYATRİST GİBİLER
Anlayacağınız Ergenekon çok kritik psikolojik hizmet veriyor memlekette. Bizleri sorumluluktan kurtararak, Eliot'un kastettiği anlamıyla, hayatın düz gerçeğine katlanabilmemizi sağlıyor.
Soruşturma sonuçlanınca, dava da bitince hayatımızda büyük bir boşluk doğacak.  
Vicdanlarımız da birden boşalıverecek. Memlekette berbat olan her şeyde ve tüm pisliklerde bizim de sorumluluğumuz olabileceği kuşkusu yerleşecek içimize. Vicdanımızı bir kurt gibi kemirmeye başlayacak bu kuşku. Oysa şimdi ne güzel mağduru oynayabiliyoruz. Belaların, pisliklerin sorumlusu 'Başkaları' şimdi. Ve biz rahatız. Kendimizi mutlu bile hissedebiliyoruz.
Örgütü ortaya çıkaran savcılar istemeden de olsa tüm toplumu seansa almış psikiyatrist gibi oldular. Savcılar ruh sağlığımızı dengede tutuyorlar.
Memlekette asıl büyük sorun Ergenekon soruşturması bitince ortaya çıkacak. Eğer davadan bir sonuç çıkmazsa, berbat olan her şeyde, pisliklerde kendisinin de sorumluluğu olabileceğini görmeye başlayacak insanlar. Dava bittikten sonra omuzlarına abanıverecek yüke dayanamayıp intihar ederlerse hiç şaşırmam ben.
Dolayısıyla ülkesini seven bir insan olarak, özellikle istirham ediyorum. Ergenekon soruşturması hiç bitmesin, dava da sonuçlanmasın. Çünkü bunun alternatifi çok riskli, kitlesel intiharlar görmek de olasılık dahilinde bence.
Madem T.S. Eliot ile başladım konuya, bu bölümü bitirirken de T.S. Eliot'un lafıyla kapayım meseleyi. 'Mizah hemen her zaman ciddi bir şey söylemenin değişik biçimidir' demiş şair. Ne diyeyim; onun bildiği bir şeyler olsa gerek.

Müjde! Yeni bir güvenlik birimi kuruluyor
Dün bu yazıyı yazarken manzarası olmayan odamdaki televizyonda İçişleri Bakanı'nın yaptığı açıklama naklen veriliyordu.
Dikkatli dinleyemedim ama anladığım kadarıyla hali hazırda var olan güvenlik birimlerinin dışında yeni bir güvenlik birimi daha oluşturuluyor galiba.
İçişleri Bakanı'nın bu haberi sevinerek anlatması gayet doğal da bunu bizim  neden müjdeli bir haber olarak kabul etmemiz ve neden sevinmemiz gerekiyor anlamadım.
Benim deneyimim, bu memlekette güvenlikten sorumlu birimlerin sayısı ne kadar artarsa onların yetkileri ne kadar fazla tutulursa, ülkedeki güvensizliğin aynı ölçüde arttığıdır.
Bu kaçınılmaz bir kural gibidir neredeyse. O nedenle son müjdeyi de içimde hiçbir duygu hissetmeden dinledim. Şu an bekleyelim görelim havasındayım.
'İnşallah bu kez yanılırım, yeni birim üstüne yüklenilen görevi tam yapar da sonunda güvenliğe kavuşuruz' diye düşündüm bu kez. Gerçi yine yanılacağımı hiç düşünmüyorum ama umut umuttur. O umudun bana vereceği pozitif enerjiyle en azından bir günü kurtarırım..

Bülent Arınç yarına bırakıyor
Bunu ayrı bir yazı konusu da yapabilirdim ama onun yüz ifadesini ürkütücü bulduğum için korkudan, 'Ne olur ne olmaz', bir an önce yazayım dedim. Danıştay Başkanı'nın yaptığı konuşmayı dinlerken Bülent Arınç'ın yüz ifadesine dikkat ettim.
Arınç meşruiyet ve laiklik gibi kendisini karşısındakine gönül rahatlığıyla kafa atabileceği kadar sinirlendirebilecek konular açıldığında, konuşmayı yapana 'Bugün mü yapsam yoksa yarına mı bıraksam' diye düşündüğünü ortaya koyan bir yüz ifadesiyle bakıyordu.
Bu kez büyük ihtimalle yarına bıraktı. Arada geçen zamanda daha fazla mesir macunu yiyecek daha da güçlenecek. Sonra da yaptı mı tam yapacak.
Ben onun müthiş kavgalar çıkaracağından çok ümitliyim ve hasretle de bekliyorum.
Filmin adının dediği gibi VE KAN OLACAK mutlaka.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3