Nihal Kemaloğlu nihal.kemaloglu@aksam.com.tr

kategori2

Boşluğun çocukları

Anneler günü yine ağdalı ve yapışkan metinlerle, indirim mesajları arasında bir yerde kutlandı.
Annelik hatırlandı ve anıldı.
Anneliğin kendi hamasi edebiyatı paralandı.
Bu arada yapılan bazı söyleşilerle 'yeni annelik' modeliyle tanıştık.
Biyolojizm ve teknoloji işbirliğiyle ortaya çıkan yeni bir annelik.
Sperm bankası diye tabir edilen bir merkez yardımıyla istediğiniz özellikleri belirleyip kendinize bir çocuk yapabiliyorsunuz.
Aynen lego parçacıklarını bir araya getirir gibi saç, kaş, göz belirleyip bir çocuk sahibi olabiliyorsunuz.
Büyük bir belirlenim siz doğmadan size uygulanmış oluyor, doğa marifetiyle değil insan eliyle tabii ki...
Kosmostaki varlığınızın anlamını, etkileşimleri, rastlantısal olasılıkları daha en baştan kaybediyorsunuz.
Modernliğin kadınlarda yarattığı harabiyetin son örneği, hiç tanımadığı bir adamdan çocuk sahibi olma gafleti oluyor.
Adamın fiziksel özellikleri ve zeka düzeyi ve eğitimi önemli çünkü dünya da bu kadar nitekim.
Hiç tanımadığınız birinin bardağından su içebilir misiniz ki, çocuk sahibi olmaya kalkabiliyorsunuz.
Günlük hayatta 'ilgi odağı' olma, yarışmacı, rekabetçi arayış 'kadın özgürlüğü' kisvesinde tehlikeli sularda dolaşıyor.
Bir grup yenilik müridi kadın da sırada görünüyor.
Bu uygulamayla, insan hayatının yekpare bütünlüğü şiddetli yara alırken o küçük bebeği etik olarak kimse korumuyor..
İnsana dair anlamlar, değerler bir yana itiliyor, biyolojizm teknolojisi başarısından söz ediliyor.
Çocuğu bir yumurta ve banka spermine indirgeyen yöntem işbaşında.
Hayatın bilinemezliği, öngörülemezliği bir teknik tetkik oluvermiş.  
Annenizin önlenemez hırsının, sizin hayatınızın tüm gizemini öldürdüğü yerde doğuyorsunuz.
Boşluğa doğuyorsunuz.
Kaderin yoksandığı yerdeki yaşam, yaşam mıdır? acaba...
Çocuklar ana ve babalarının varlık hikayeleriyle dünyaya kendini yerleştirirler.
Boşluğa düşmemek eski zamanlara eklemlenerek mümkündür.
Anne ve baba üzerinden kazanacağınız derin hafızayla geleceğe doğru ilerleyebilirsiniz.
O derin hafıza sizi toplumsal ve tarihi bir varlık kılar.
Hatırlama dediğimiz, ana ve babamız aracılığıyla dönebildiğimiz zamanlardır.
Bu bebekler için öyle zamanlar olmayacak.
Çünkü onlar zaten annelerinin bir 'projeleri.'
Anneleri onlara sahip olacak, onlar ise hiçbir şeye.            
Oysa 'Ben kimim?' sorusu varlığımıza yapışık yakıcı bir sorudur.
Ömür boyu bu sorunun karşılığı olamayacak cevapların peşinden gideriz.
Kendimize takıp takıştırdığımız kısa vadeli anlamlar bu cevabın arayışına dahildir
Ana ve babamızın yeryüzündeki koordinatlarından yükselerek, içinde olduğumuz süreklilik duygumuzla onları aşarak 'kendimiz' oluruz.
İçine doğduğumuz metinler, ailemiz, diğer yakınlarımız kendilik inşaatımızda harçtır, kumdur.
Bizim varlığımızda 'geçmişin ruhani bilgisi' taşınırken en eski bilgi olarak bize de sinecektir.
İnsanı salt biyolojik varlık olarak gören bu zihniyet insanın tarihselliği devre dışı bırakıyor.
Anneliğin bir iktidar biçimi olarak kullanımı çok yaygın.
Doğadaki bu çok yakın ilişkinin terörize edecek düzeyde bir bağımlılık içerdiği yeterince bilinir.
Bazı anneler çocuklarını mülklenirler, kendi varlığının uzantısı haline sokarlar bu örnekte olduğu gibi...
Diplerinden, köklerinden mahrum insan yavrusunun bir kobay gibi gazetede fotoğrafını bastırmak zaten bu hırslı annelik iktidarının esas niyetini de ortaya çıkarıyor.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3