Yıl 1630... Yer Hollanda...
Osmanlı'dan alınan lale soğanları halk arasında büyük ilgi çeker. Bu 'ince zevk' Hollanda'da yetişen lalelerde bir hastalık ortaya çıkar.
Laleler bir virüsün etkisiyle mutasyona uğrar. Hastalık, lalelerin muhteşem renklerde açmasını sağlar...
Ancak bu 'ilahi' dönüşüm önce büyük bir çılgınlığa sonra da büyük bir ekonomik çöküntüye yol açar.
Richard Roberts, Hollanda tarihindeki bu devasa ekonomik çöküntüye bir döngünün neden olduğunu saptamış.
Daha önemlisi bugün dünyanın içine düştüğü küresel krizle bu 'Lale krizi'nin nasıl örtüştüğünü bakın nasıl anlatıyor.
1. Mevcut sisteme daha önceden varolmayan bir değer girer:
Hollandalılar lale soğanı alım satım işine başlar.
2. Coşku: lale soğanı fiyatları yükselir...
3. Çılgınlık
Amatör spekülatörler fiyatları sürekli yukarı çekmeye başlarlar.
Ortalama yıllık gelirin 150 florin olduğu bir dönemde tek bir lale soğanı 1250 florine alıcı bulur.
4. Stres
Ancak bu rakamlar öylesi uçuk seviyelere ulaşır ki açgözlülük artık korkuya dönüşür.
5. Panik
Şubat 1637'de pazar çöker ve lale soğanları hiçbir fiyata alıcı bulamaz.
6. Her şey aslına rücu eder
Ekonomi resesyona girer. Davalar açılır. Sistem bir hesaplaşmaya girer ve reform başlar...
Roberts, mortgage balonu ve ardından finansal krizle başlayan sürecin birebir aynı olduğunu örneklerle anlatıyor...
Meselenin özünde insan var...
Tam bu noktada size bir 'av' ve 'avcı' hikayesi aktarayım.
Maymun avlamak için çok basit bir kapan vardır.
Küçük bir hindistancevizinin ucuna, bir maymunun elinin girebileceği boyutta bir delik açılır. Bu delikten, hindistancevizinin içine bir miktar pilav konulur. Daha sonra bu hindistancevizi (kapan), maymunların dolaştığı ağaçlardan birine bağlanır...
Maymun gelir, pilavın kokusunu alır ve karnını doyurmak için elini bu delikten içeri sokar ve pilavı avuçlar. Kapanın en önemli noktası, maymunun boş elini sokup, pilavı tutan yumruğunu geri çıkartmaya çalışmasında yatar.
Maymun, açgözlülükle, pilavı tutan yumruğunu, hindistancevizinden çıkartmaya çalışır.
Fakat hindistancevizinde bulunan delik, maymunun pilavı tutan yumruğunun çıkmasına izin vermeyecek kadar küçüktür.
Maymun pilavı, hindistancevizi maymunun kolunu bırakmaz.
Bir müddet sonra avcılar gelir ve maymunu yakalar.
Aşırı güçlenen ve saldırganlaşan tüketim ideolojisi gerçekten resesyona
girdi mi?
İnsanlık, bu krizden neyin hesaplaşmasını yaparak çıkacak?
Zaman içinde, meselenin, öz itibarıyla; hırs ve haz olduğunu anlayabilecek miyiz?