AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-05-12

kategori2

9 şehit veren komutanın doğum günü kutlanmaz

Bir tür meslek fetişisti sayılırım. Hiçbir kurum veya kuruluşun gazeteciye gazetecilik öğretmesine hoş gözle bakamam.
Bunu tıpkı bir gazetecinin askere askerlik öğretmesi; polise polislik öğretmesi, doktora doktorluk öğretmesi gibi değerlendiririm.
Ama ya haklıysa?
İşte İlker Başbuğ'un basın toplantısında medyaya 'ders veren' Genelkurmay Başkanı'nın haklı olduğuna ekran başında bizzat şahit oldum ve utançtan kızardım.
Hani televole programlarında tanıdığınız birinin ayıbını görürsünüz ve hiç alakanız olmasa da utanırsınız ya... Öyle oldu...
Artık medya yöneticilerinin bilgi, muhakeme ve üslup konusunda ne kadar yeterli olduklarını tartışmak durumundayız.
Hayır, yeni akredite olan Star Gazetesi Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu'nun soru sorarken 'ETÖ' ismini kullanmasından ve Başbuğ'un buna karşı çıkmasından bahsetmiyorum.
Basın toplantıları bu yüzden yapılıyor zaten.
Karaalioğlu da, Yeni Şafak gazetesi Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert de gazetecilik yaptılar. Kendi kendilerini akredite ettiler.
Ama... Kendisinin Genelkurmay Başkanı'nın Basın Toplantısı'nda olduğunu unutup, 32. Gün programının şov salonunda zanneden Mehmet Ali Birand'ın 'topraktan silah fışkırıyor,' yorumuna ne diyeceğiz?
Birand'ın kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum. Ama yaptığı şey; bilgiye ulaşacak soruyu sormaktan çok, kişisel şovunu sergilediği, 'kıymetli fikirleri'ni açıkladığı bir heves olarak algılandı.
Daha sonra, Genelkurmay Başkanı'nın, 'sormanızı beklerdim ama siz sormadınız, şu konuyu da açıklayayım,' samimiyetine karşılık; 'ihtiyacınız olanları söyleseydiniz de sorsaydık,' mırıldanması da şık değildi.
Ekranları başındaki herkes, Birand'ın intikam almaya çalıştığını düşündü. Oysa bu söz beyhudeydi çünkü yeni akredite olan gazeteciler dahil herkesin istediğini sorabildiği gerçeği ekranlarda canlı yayındaydı...
Ama asıl önemli olan, daha o sabah 9 şehit vermiş bir komutanın doğum gününün kutlanmaya teşebbüs edilmesiydi.
Ekranları başındakiler, önce ATV Haber Yayın Yönetmeni Fuat Uğur'un Genelkurmay Başkanı'nın doğum gününü kutladığını duydular.
Orgeneral Başbuğ, ' şimdi yeri mi,' dememek için geçiştirdi.
Sonradan öğrendiğime göre, toplantı başlamadan önce Birand da, Başbuğ'un doğum gününü kutlamış.
Hiç kimse kusura bakmasın.
9 şehit vermiş bir komutanın doğum günü kutlanmaz.
Bunu asker de bilir, pastacı da, ev hanımı da.
Gazetecilerin de bilmesi gerekir.
Bilmiyorsa sorun var demektir. Biliyor da kutluyorsa, bambaşka bir sorun var anlamına gelir.
Genelkurmay Başkanı'nın Basın Toplantısı, üstelik 9 askerin şehit verildiği bir gün, magazin reytingine tahvil edilebilecek bir mecraya yönlendirilemez.
Medyamızın üst düzey yöneticilerinin, Genelkurmay Başkanı'nın zihnindekileri açacak, kamuoyundaki sorulara cevap bulabilecek sorular üretme yeteneğinden yoksun olduklarını gördük.
Upuzun bir toplantıdan çıkan kayda değer soru sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor...
Medya yöneticilerimiz, önceden çalışıp ancak bir 'doğum günü' tarihi tespit edebiliyor. Elde başka bir şey olmadığı için, sözlü imtihana ezberle çalışmış çocuklar gibi, değişen şartları muhakeme edemeyip, şehitlere rağmen o doğum gününü kutlamaya çalışıyor...
İyi, pasta alıp gitmemişler...
Yazarken çok acı çekiyorum:
Maalesef Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ medya eleştirisi konusunda haklıdır.