AKŞAM GAZETESİ | Metin Taş-Sezgin Özcan | 2009-05-12
Fiilen tamamlanmış binaların kat mülkiyetine geçişini sağlamak üzere Kat Mülkiyeti Kanunu'nda (KMK) yapılan değişikliğe ve yapılması gerekenlere daha önceki yazılarımızda değinmiştik.
Kanun hükümleri uyarınca, belirlenmiş süre içinde kat mülkiyetine geçilmemesi halinde para cezası söz konusu. Bir yandan para cezasının zorlayıcılığı, diğer yandan da cins değişikliği harcının 100 TL'ye düşürülmesi, yapı kullanma izin belgesi (iskan) alınmış binalarda kat mülkiyetine geçiş çabalarını artırmış durumda.
İSKÂNSIZ BİNALAR
Kat Mülkiyeti Kanunu'nda yer alan kat mülkiyetine geçişi zorlayıcı hükümler, iskanı alınmış binaları ilgilendiriyor. Kat mülkiyetine geçilmemesi halinde uygulanacak para cezasını düzenleyen hükümlerde, kat mülkiyetine geçiş için belirlenmiş olan süreler 'yapı kullanma izin belgesinin alındığı tarihten itibaren' başlıyor. Dolayısıyla iskanı alınmamış binalar için iskan alınmadan süreler başlamayacağından KMK hükümlerine göre ceza da verilemiyor.
İmar Kanunu'nun 31. maddesi, iskan alınmayan binaların, izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılamayacağını öngörüyor. Ancak, Yasa'nın açık hükmüne rağmen, iskan alınmamış binalar bu hizmetlerden yararlandırılıyor. Temel gerekçe ise kaçak kullanımın önüne geçmek. Yani, uygulamada bu hüküm çalışmıyor.
ANA SEBEP ASGARİ İŞÇİLİK
Tamamlanmış binalarda yapı kullanma izin belgesi (iskan) alınması için inşaatı yapan müteahhidin Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) 'ilişiksizlik belgesi' getirmesi isteniyor. İlişiksizlik belgesi verilmesi için inşaatın asgari işçilik yönünden incelenmesi gerekiyor. Bu inceleme sonucunda genellikle eksik işçilik ve prim borcu ortaya çıkıyor. Müteahhit, asgari işçilik incelemesi sonucunda ortaya çıkacak prim farklarını ödememek için bu belgeyi getirmiyor. Dolayısıyla iskan alınmaksızın binalarda oturulmaya başlanıyor.
Kat malikleri konuyu yeterince bilmediklerinden ellerindeki 'kat irtifakı tapusunun' verilmesini yeterli sanıyor. Konuyu öğrendiklerinde ise geç kalmış oluyorlar. Bazen de inşaatı yapan müteahhit iflas etmiş, kaçmış, hatta ölmüş olabiliyor. Bu durumda ya hiçbir şey yapmıyorlar ya da müteahhidin prim borçlarını ödemek zorunda kalıyorlar.
UZLAŞMA SORUNU ÇÖZEBİLİR
5510 sayılı Kanun'un 85. maddesinde yer alan düzenlemeyle 'devamlı mahiyetteki' işyerlerinde yapılan asgari işçilik incelemesi sonucu bulunan işçilik farkları için uzlaşma olanağı sağlandı. İnşaat işleri devamlı mahiyetteki işyeri kapsamında olmadığından uygulamanın dışında kalıyor. Oysa, asgari işçilik incelemesi sonucu en çok prim farkı bulunan sektör, inşaat sektörü. Yasal düzenlemeyle inşaat işlerinin de uzlaşma kapsamına alınması, iskanla ilgili sorunların çözülmesinde ciddi katkı sağlayabilir.
DEVLET GELİRLERİNİ ARTIRIR
İnşaat işlerinin uzlaşma kapsamına alınması, yıllar sonra alınabilecek, belki de hiç alınamayacak primlerin bir an önce kamuya aktarılmasının sağlanması açısından da yararlı sonuçlar doğurabilecektir.
Bunun dışında, iskanın alınmasının kolaylaştırılması sayesinde kat mülkiyetine geçiş takvimi de işlemeye başlayacaktır. Bu sayede kayıtlarda arsa veya inşaat olarak gözüken binalar gerçek nitelikleriyle kayıtlara girmiş olacaktır.
Bu da, gelir vergisi bağlamında kira gelirlerinin denetimi için doğru bir veri tabanının oluşumuna katkı sağlayacaktır.
İşverenin aciz hali
BazI işyerleri kriz bahanesiyle maaş ödemelerini 2-3 ay geciktiriyor. İşçi maaşlarını alamadığından dolayı işverene ihtarname çekse, bu ihtarnameye binaen işverenin aczinden dolayı son üç aylık maaşını Ücret Garanti Fonu'ndan alabilir mi? F.D.
İşçinin maaşını alamadığından dolayı çekeceği ihtarname ile işveren aciz haline düşmez. İşçinin ücretini Ücret Garanti Fonu'ndan alabilmesi için işveren için aciz vesikası alınması gerekiyor. Aciz vesikası, alacaklının alacağının tamamını alamaması ve aciz vesikası düzenlenmesi için gereken şartların yerine gelmiş olmasına bağlı olarak icra dairesi tarafından düzenleniyor.
SSK'dan emekli olmak için ne yapmalıyım?
1953 doğumluyum. SSK'lı olarak 01.10.1987 tarihinde işe girdim. Aralıklı olarak 1580 gün sigortam var. 2006 Ağustos'tan bu yana isteğe bağlı prim yatırmaktayım. Toplam 2569 gün ödedim. Sigortadan emekli olmak istiyorum Ne zaman emekli olurum ve bunun için ne yapmam lazım? Emine Gültekin
1953 doğum tarihi ve 01.10.1987 sigorta başlangıcıyla en az 3600 gün prim ödemiş olmak koşuluyla 58 yaşınızı doldurduğunuzda SSK'dan (devredilen) emekli olursunuz. Ancak 1 Ekim 2008'den itibaren isteğe bağlı prim ödenen süreler 4/b (Bağ-Kur) kapsamında geçen sigortalılık süresi olarak değerlendirileceğinden, 1 Ekim 2008'den itibaren ödenen isteğe bağlı prim ödeme gün sayınız 41 ayı (1230 günü) geçmemeli. Eksik kalan gün sayısını 4/a (SSK) kapsamında sigortalı olarak tamamlamalısınız.
Yurtdışı borçlanmasıyla emekli olabilir miyim?
25.02.1962 doğumluyum. Yüksek öğrenim ve iş hayatım tamamen ABD'de geçti. Borçlanarak TC-SSK'dan emekli olma imkanım var mı? Varsa gerekli prim gün sayısı ve toplam prim miktarı ne kadar olur? Primin ne kadar zaman içerisinde ödenmesi gerekir? Gerekli primin ödenmesi sonrası emeklilik yaşı ne olur? Kaya Kalender
Yurtdışında 18 yaşınızı doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendireceğiniz sigortalılık süreleri ve bu sürelerin arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik sürelerini borçlanabilirsiniz.
Borçlanacağınız her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki günlük asgari ücret ile günlük asgari ücretin 6,5 katı arasında seçeceğiniz günlük kazancın yüzde 32'sidir. Bugün için geçerli olan asgari ücrete göre günlük borçlanma tutarı 7,10 TL ila 46,18 TL arasında değişir. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır. Yurtdışında iken borçlanma isteğinde bulunulması halinde TL olarak bildirilen tutarın karşılığı döviz cinsinden, Türkiye'de ise TL olarak ödenir.
Türkiye'de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmetiniz bulunmadığı için sigortalılık başlangıç tarihiniz, borçlarınızı tamamen ödediğiniz tarihten borçlanacağınız gün sayısı kadar geriye götürülen tarih olur. Emeklilik şartlarınız da sigortalılık başlangıç tarihine göre belirlenir.
Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler, Türkiye'de sigortalılığınız olmadığı için 4/b (eski Bağ-Kur) kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir. Buna göre de 25 tam yıl (9000 gün) prim ödemiş olmak koşuluyla, borçlanacağınız süreye bağlı olarak belirlenecek olan sigorta başlangıç tarihine göre gerekli olan yaş şartını yerine getirdiğinizde emekliliğe hak kazanırsınız.
Konutlarda kapıcı dairesi zorunluluğu
Apartmanlarda konut olarak kullanılacak daire sayısının 12 daireden fazla olması halinde kapıcı dairesi yapılması zorunludur.
GÜNÜN SÖZÜ
'Yıldızlar ateş böceği sanılmaktan korkmazlar' Tagore