AKŞAM

Ya özgürlük ya ölüm

6 yıl önce dönemin ABD Başkanı George Bush, Irak'ı işgal etti. Bush, Irak'a özgürlük, demokrasi ve çağdaşlık için gittiklerini söyleyerek, bu savaşta ABD'ye destek vermeyen başta BM, Almanya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerini sert bir dille eleştirdi.

HÜSNÜ MAHALLİ- YENİ BİR IRAK'A DOĞRU 1


Haftalarca süren ve çok bilinçli bir şekilde hazırlanan plan çerçevesinde, Başkan Bush ile yandaşları Irak'ın nükleer ve kimyasal silaha sahip bulunduğunu, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in El Kaide ile işbirliği içinde olduğunu, başta Kürtler olmak üzere tüm Irak halkına karşı katliam yaptığını söyleyerek dünyadan destek istiyordu.
30'u aşkın ülke Bush'ın yalanına kanarak ya da öyle gözükerek Irak'a asker yolladı. 1991 savaşında olduğu gibi dünya televizyonlarının canlı yayınladığı yoğun bir bombardıman ile savaşı başlatan Bush, binlerce tonluk bombayı Irak halkının üzerine attı.

Saddam satıldı
Daha sonra yayınlanan anılarda ve belgelerde belirtildiği gibi, Saddam'ın en yakın adamları, generalleri ve akrabaları ABD'lilerce satın alınmış, onlar da Saddam'ı yalnız bırakmıştı. Aynı yönteme başvurarak savaşmadan da Saddam'dan kurtulma olanaklarını kullanmayarak Irak ve coğrafyamızı hedef alan tehlikeli planlar peşinde olduğunu kanıtlayan ABD, çok kolay bir zafer kazanmıştı. Ve o gün uzman geçinen gazeteciler, bazı akademisyen, emekli diplomat ve askerler sevinç çığlıkları atıyor, bazıları da 'canım şu anda Bağdat'ta olmak istiyor' türünden sevincini Amerikanvari bir şekilde ifade ediyordu.
Oysa Amerikan askerlerinin Bağdat'a girişi ile Irak ordusu ve tüm devlet kurumları dağılmış, ülkedeki bütün yapılar çökmüştü.
Bunu fırsat bilen 'bazıları' öncelikle on bin yıllık eserleri barındıran Bağdat Müzesi'ni talan ederek 12 bini aşkın çok önemli ve değerli parçayı çalacaktı. İşgalin 6. yılında bu parçalardan yalnızca 2 bini geri getirilebildi. Ve sonradan anlaşıldı ki, çalınan tarihi eserlerin büyük bölümü Hazreti İbrahim'in yaşadığı Ur ve Hazreti Yakup'ın yaşadığı Babil bölgeleri ile ilgiliydi. Bunların birçoğu İsrail'e kaçırılmıştı. UNESCO'nun tüm çabalarına karşın İsrail bu konuda hiçbir bilgi vermedi. İsrail bununla da yetinmeyerek Irak'ın her tarafına yüzlerce ajanını farklı kimliklerle soktu. Amerikan işgal kuvetlerinin Yahudi kökenli ve İsrail ordusu ile çok yakın ilişkisi olan ilk komutanı Jay Garner de onlara bu konuda çok yardımcı oldu.

İsrail için işgal ettiler
Garner, 15 Nisan 2003'te yurtdışındaki Irak muhalefet liderlerini çölün ortasında kurduğu çadırlarda toplantıya çağırarak Bağdat'ta yeni yönetim oluşturulmasını sağladı.
Muhalefetin toplandığı yer ise Bağdat'ın 180 km. güneyindeki Nasiriye kentiydi. Nasiriye'nin diğer adı Ur'du ve Yahudiler için kutsal bir yerdi. Hazreti İbrahim yani Abraham burada doğup ilk gençlik yıllarını yaşamıştı. Garner bu davranışı ile dindaşı Yahudilere, çok sevdiği İsrail'e duygusal ve tarihsel mesaj yollayarak 'Nil'den Fırat'a kadar uzanan kutsal toprakları' anımsatmaya çalışmıştı. Çünkü Türkiye'den doğan Fırat, Dicle'ye paralel olarak Ur ve Babil yakınlarından geçerek Basra Körfezi'ne dökülüyordu.Bununla yetinmeyen Garner, Iraklılara Nil ve Fırat'ın ortasında altı köşeli İsrail bayrağını ve sözde Dicle ve Fırat'ı andıran yeni bir bayrak önerisinde bulundu. Garner, farklı bir boyutu ile olsa da, Irak işgalinin İsrail için gerçekleştiğini kanıtlamaya çalışıyordu.
Nitekim Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, Eylül 2008'de AKŞAM'a verdiği demeçte bu gerçeği söyleyecek kadar net ve açık sözlü idi. Çünkü her şeye rağmen güçlü ordusu ile Irak, İran'a karşı 8 yıl süreyle kullanıldıktan sonra İsrail için bir risk oluşturuyordu ve bu risk ortadan kaldırılmalıydı.

ABD bataklığa saplanıyor
gerçek son 6 yılda birçok İsrailli ve ABD'li tarafından itiraf edildi. Çünkü Amerikalılar ve onların her taraftaki yandaşları Saddam'ın nükleer ve kimyasal silahlara sahip olduğunu, Bin Ladin ile yakın işbirliği yaptığını söylüyordu. Hatta Türkiye'deki bazı gazeteler ile bu gazete ve televizyonlara yazan, konuşan o bildik uzmanlar, kroki ve haritalar üzerinde Saddam'ın füzelerinin İstanbul, Ankara, İncirlik ile GAP'ı vuracağını anlatıyordu. Ama Saddam'ın ne atom bombası ne füzesi ne uçağı vardı. Bin Ladin'den nefret ediyordu.
Ama önemli değildi. Çünkü ABD ile yandaşları için yalan söylemek ve sonra da 360 derece dönerek bu yalanları inkar etmek çok olağan idi, böyle de oldu. Çünkü zaman geçtikçe Irak'ta bataklığa sürüklenen ABD, buradan kaçmanın yollarını erken aramaya başlayacaktı.
Çünkü Irak ve çevresi için onlarca plan yapan Bush ile yandaşı Neo-Con'cular hedeflerinin hiçbirini gerçekleştiremiyordu.

Irak direnişe başlıyor
Irak halkının çok önemli bir bölümü işgale karşı direniyor, Amerika'nın İran ve Suriye için planları gerçekleşmiyordu. Türkiye'nin 1 Mart tezkeresine 'Hayır' diyerek bu iki ülke ile birlikte ortak bölgesel tavırlar sergilemesi de Neo-Con'cuların adı 'Büyük Orta Doğu' projesi olan ve coğrafyamıza yönelik her türlü tehlikeli oyunu içeren büyük senaryosunu suya düşürüyordu.  Kuzey Irak'ta bu üç ülkeyi rahatsız edecek bir Kürt devletinin kurulmasının da pek kolay olmadığı geç de olsa anlaşılacaktı.
Tıpkı General Garner'ın da 'işe yaramaz' bir asker olduğu anlaşıldığı ve yerine işgalden 4 ay sonra Paul Bremer'in atandığı gibi...
Çünkü Garner, Amerika'dan daha çok İsrail'in çıkarlarını kolluyor, politikalarını ona göre ayarlıyor. Irak'ın yerle bir edilmesi için gereken her şeyi yapıyordu. Ona da kuşkusuz Irak içindeki işbirlikçiler yardımcı oluyordu. Çünkü herkesin kendine göre bir hesabı vardı ve 'fırsat bu fırsat' diyerek maddi ve siyasi çıkar sağlama konularında kendi aralarında yarışıyorlardı. Özellikle Şiiler ve Kürtler.

FİRDEVS MEYDANI'ndaki heykeli yıktılar
Savaşın ilk günlerinde sınır kasabası Um Kasr'da çok sert bir direnişle karşılaşan Amerikan Ordusu, zaman geçtikçe hızlı bir şekilde Irak'ın içlerine doğru ilerliyordu.
9 Nisan'da ise hiç kimsenin beklemediği bir anda ve şekilde Bağdat direnmeden düştü.
Yarı: Paylaşılan Irak...
Hüsnü Mahalli

 

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3