AKÅžAM | PAZAR | 17 MAYIS 2009, PAZAR
Bir yıl önce baÅŸlayan 'SansüreSansür' hareketi; Dailymotion'ın yeniden kapatılması ve YouTube'a eriÅŸemememizin birinci yılında 'Yay!' hareketiyle ivme kazanıyor. Sansüresansür.org internet sitesinden detaylarını öÄŸrenebileceÄŸiniz hareketin çekirdek kadrosuyla konuÅŸtuk.

Sansür: Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükümetçe önceden denetlenmesi iÅŸi, sıkı denetim. (TDK)
Sansür; bizler için neyin doÄŸru, neyin yanlış olduÄŸuna bizim irademiz dışında, baÅŸkalarının, kendi deÄŸer yargıları doÄŸrultusunda karar vermesidir. Çocuk istismarı, uyuÅŸturucu temini gibi cezai yaptırımı olan, insan hayatına zarar veren, evrensel suçların engellenmesi ise sansür deÄŸildir.
Ülkemizde 5651 sayılı kanundaki 'internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla iÅŸlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun' adı altında sunulan ve eriÅŸimin engellenmesini gerektiren kusurlu hareketler bahanesiyle, özellikle sanal ortamda sansür, çeÅŸitli yanlış uygulamalar ile giderek artan bir biçimde baÅŸ göstermektedir... Kapatılan sitelere birtakım ayarlar yapıp, girebilmek özgürlük deÄŸildir. Bu, sansürle yaÅŸamak ve yanlış giden bir ÅŸeyin parçası olmaktır... Dolayısıyla, 'SansüreSansür' demenin zamanıdır!'
Bu cümleler, ilk kez 2008 AÄŸustosu'nda baÅŸlayan ve bu hafta başında YouTube'un kapatılmasının birinci yılı vesilesiyle yeniden ivme kazanan 'SansüreSansür' hareketinin manifestosundan alıntıdır. Sanal ortamdaki sansür uygulamalarından rahatsız olanları buluÅŸturmak amacıyla doÄŸan ve sansür konusunu yeniden gündeme taşımak için yinelenen protesto hareketi SansüreSansür, bu sefer video, poster, sticker gibi çok yönlü ayaklarıyla, sansürün sadece sanal ortamda deÄŸil gerçek hayatta da karşımıza çıkabileceÄŸini vurgulamak üzere 'Yay! Hareketi'yle karşımızda.
Reklamcı, sanat yönetmeni, öÄŸretmen, gazeteci, mühendis, hayalperest, hukukçu, iÅŸsiz, erkek, kadın, genç, yaÅŸlı, zayıf, ÅŸiÅŸman, giriÅŸken, utangaç yani siz, biz ve internet kullanıcısı herkesi ilgilendiren bir hareket bu ve çığ gibi hızla yayılmakta. Biz de hepimizi ilgilendiren 'internet sansürü' konusundaki bu hareketin katalizatörlerinden 4 kiÅŸiyle bir araya gelip, hareketin detaylarını anlatmalarını istedik.
YOUTUBE'A TÜNELLERLE GİRMEYECEĞİZ!
Bir reklam ajansından sanat yönetmeni ve 'elmaaltshift' isimli bloÄŸun sahibi olan Fırat Yıldız 'internetin hastasıyım' diyor! SansüreSansür hareketi; onun, geçen hafta bir kere daha mahkeme kararı ile açılıp-kapanan Dailymotion isimli popüler video paylaşım sitesinin, ilk kapandığı AÄŸustos 2008 tarihindeki kiÅŸisel protestosuyla baÅŸlıyor. O zamana kadar internet sansürü konusunda kendi aralarında da konuÅŸtuklarını ve artık bir ÅŸey yapmanın zamanı geldiÄŸini anlatan Fırat Yıldız, tamamen tepkisel olarak kendi bloÄŸunun kodlarını kopyalayıp tek bir kod bırakmış ki o da; 'Bu siteye eriÅŸim mahkeme kararıyla engellenmiÅŸtir!'. Fırat'ın sitesine o gün girenler önce olayı anlamayıp, 'neden bu blog da kapatıldı ki' tepkileri vermiÅŸ. Ardından 'Karalamalar.net' sitesi iÅŸin boyutunu anlayıp sitelerini tıpkı Fırat Yıldız'ın yaptığı gibi kapatmışlar. Sonra Anafikir.com'dan Selim Yörük de 'bu siteye eriÅŸim kendi kararıyla engellenmiÅŸtir' yazarak destek çıkmış... Bir gün içinde 20 site harekete katılıp kendilerini kaparken, bir hafta içinde 500 kadar site daha aynı ÅŸeyi yapmış.
Fırat Yıldız; 'Gerçek hayatta suç olmayan ÅŸey internette de suç deÄŸildir. Birkaç insanın yaptığı saçmalık yüzünden 10 binlerce insanın gerektiÄŸinde eÄŸlendiÄŸi gerektiÄŸindeyse bilgi aldığı siteler birer ikiÅŸer ve hiçbir açıklama yapılmaksızın kapanıyor' sözleriyle özetliyor durumu.
Fırat Yıldız ile aynı reklam ajansında onun reklam yazarı ortağı olarak çalışan ve listeleme tutkunlarının yaptığı 'maddebagimlisi.com' sitesi yazarlarından Deniz Tan, SansüreSansür hareketiyle internet kullanıcılarının elinden alınanlara dikkat çektiklerini söylüyor. Ona göre sitelerin kapatılmasındaki esas karmaÅŸa, kapatmaların altındaki nedenlerin net olmamasından kaynaklanıyor. Deniz Tan, anlatıyor; '6 Mayıs 2009 tarihli eriÅŸimi engelli site istatistiklerinde toplam 1874 adet site kapalı. Bu engellemelerde yüzde 38 ile çocuk istismarı ilk sırada. Bu, kesinlikle müsamaha gösterilecek bir ÅŸey deÄŸil ama biz 'nedensiz' kapamalar için bu hareketi yayarken kimileri çıkıp 'çocuk istismarını mı destekliyorsunuz'a kadar varan olmayacak yorumlar yapabiliyor. İkinci neden yüzde 35 ile 'müstehcenlik' ama bu kavramın altında neler yar alır, neden müstehcenlik unsuru vardır hiçbir açıklama yok. Yüzde 10, kumar, fuhuÅŸ, uyuÅŸturucu temini ve sansürcülerin baÅŸ argümanı olan Atatürk'e hakaret gibi baÅŸlıklardan oluÅŸuyor. Kalan yüzde 10 oranında 'diÄŸer' kategorisi var ki o da tam bir muamma. Zira dünyanın en ağır suçlarından biri olan 'çocuk istismarı' ile neye göre, kime göre olduÄŸu belli olmayan 'müstehcenlik' kavramının neredeyse baÅŸa baÅŸ gitmesi baÅŸka türlü izah edilemez.' Tan ayrıca YouTube, Wordpress ve Facebook'ta insanlar rahatsızlıklarını belirttiklerinde eleÅŸtirilen o videoları kaldırdıklarını ekliyor.
Reklam yönetmeni İlkay Kopan alıyor sözü... 'İnternette zaten filtreleme sistemi mevcut. İnsanlar çocuklarının cinsel hayatları doÄŸru geliÅŸsin diye porno izlemelerini istemiyor elbette. Ama o sitenin direkt kapatılmasına varacak bir sansür sistemi doÄŸru deÄŸil. Ayrıca aile ÅŸifresi diye bir sistem de var. Böyle alternatifler varken sitenin direkt kapatılması doÄŸru deÄŸil. 18 yaşın üzerindeki insanlar sinemada porno film izleyebiliyorsa neden evde porno siteleri açamasınlar? SansüreSansür'ün filmlerini çekerken bir kitapçının rafına 'bu kitaplara eriÅŸim mahkeme kararıyla yasaklanmıştır' yazısı koymuÅŸtuk. Bir müÅŸterinin seçtiÄŸi Dostoyevski kitabı da o raftaydı; durum o kadar kanıksanmış ki 'Dostoyevski mi sansürlü artık' dedi ve arkasını dönüp gitti...'
İnternet sadece eÄŸlence için deÄŸil!
İletiÅŸim planlamacısı Kasım Zorlu ise konunun çok önemli bir detayından bahsediyor: 'İnternet sadece birbirimize video yollayarak eÄŸlendiÄŸimiz bir ortam deÄŸil. Hepimiz iÅŸlerimiz gereÄŸi bunu bir bilgi mecrası olarak kullanıyoruz. Küresel olaylardan, önemli haberlere kadar büyük bir bilgi akışı internet ve internette yayınlanan videolar sayesinde paylaşılıyor. Bu hareketin başında 70 kadar kiÅŸi 100 kadar poster tasarladı. Ancak onların etkisi internette yayılan bir video kadar büyük olamıyor. SansüreSansür videolarını birkaç gün içinde 10 binin üzerinde internet kullanıcısı izledi. Ayrıca artık gazeteler de sansür konusuna deÄŸinmeye baÅŸladı...'
SELİN ÖZAVCI
selin.ozavci@aksam.com.tr