AKŞAM | EKONOMI | 20 MAYIS 2009, ÇARŞAMBA

Anlaşma geciktikçe 'IMF'siz de olur' diyenlerin sayısı artıyor

IMF anlaşması iş dünyasını ikiye böldü. Bazıları 'şartlar ağır olacaksa yapılmasın' diyor. Önemli bir kısmı ise 'kredibilite ve kaynak için IMF şart' görüşünde...


Krizle birlikte ülkenin en önemli gündem maddesi IMF ile yapılacak anlaşma oldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'ümüğümüzü sıktırmayız' açıklamasıyla başlayan ve deyim yerindeyse 'yılan hikayesine' dönen IMF anlaşması hala ekonomi gündeminin ilk sırasında yer alıyor. Bu süreçte özel sektör temsilcileri ve çok sayıda akademisyenin IMF ile yapılacak anlaşmanın kriz  sürecinde Türkiye için büyük bir önem taşıdığını dile getirdi. Bazı isimler ise IMF ile anlaşma yapılmaması gerektiğini ifade etti. Kabine değişikliğinden önce IMF ile hemen hemen tüm konularda anlaşıldığı açıklanmıştı ancak henüz anlaşma imzalanmış değil, ne zaman imzalanacağı hatta anlaşmanın yapılıp yapılmayacağı bile belli değil.

KAYNAK NEREDE KULLANILACAK?
Son günlerde ağırlık kazanan görüş:
'IMF desteği olmadan da ekonomi iyi yönetiliyor.' Biz de iş dünyası ve akademisyenlere IMF anlaşmasını sorduk. Görüş aldıklarımızın önemli bir bölümü 'anlaşmanın Türkiye için önemli olduğunu ancak alınacak kredinin nasıl kullanılacağının çok daha önemli olduğunu vurguladı...'

Yine kuru düşürecekse anlaşılmasın daha iyi
Mehmet Büyükekşi-Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı
BİZİM IMF konusundaki tavrımız baştan beri aynı, ısrarla bir anlaşma yapılmasını istemedik. Çünkü 2001 yılı sonrasındaki anlaşmanın düşük kur uygulamasını şart koşması nedeniyle sanayici ve ihracatçılar ciddi sorunlar yarattı, özkaynaklarımızı kaybettik. Eğer yeni anlaşmada da aynı zorunluluk olacaksa yapılmasını istemiyoruz. Zaten kur sürekli düşüyor ve anlaşmanın ardından da daha da düşeceği beklentisi var. İhracatçının sıkıntıları var ve bunun giderilebilmesinin önemli araçlarından biri kurun belirli bir seviyede olması. Zaten kriz nedeniyle doğrudan yabancı yatırım oranı da düşecek, ülkeye döviz getirecek en önemli sektör ihracatçılar ve turizmciler olacak. Bu nedenle kur gerçekten önemli. Ancak anlaşma bizi çok sıkmayacak koşullar içerirse yapılabilir, sonuçta özel sektörün borcu var, bunu ödemesi gerekiyor.

Kaynağa ihtiyaç var anlaşma şart
Tanıl Küçük-İstanbul Sanayi Odası Başkanı
HÜKÜMET bugüne kadar IMF ile 'anlaşma yapmayacağım' demedi, dolasıyla anlaşmanın olacağını düşünüyorum. Sürecin bu kadar uzamasını da pazarlığın devam ettiğini gösteriyor. Elbette IMF'nin her dediğini yapmak zorunda değiliz,  bizim de bir programımız olmalı. Ayrıca Türkiye'nin kaynağa ihtiyacı var  IMF'den gelecek parayı Kredi Garanti Fonu'nu güçlendirmek için kullanabiliriz.

Bir mali disiplin için anlaşma yapmak şart
Arzuhan Doğan Yalçındağ-TÜSİAD Başkanı
IMF ile yapılacak bir anlaşma,  Türkiye'nin kredibilitesi için önemliydi. Özellikle dış dünyada ama bugün artan bütçe açığımızı kontrol edebilmek için de bir IMF anlaşmasına ihtiyacımız var. Alacağımız önlemler ancak bu anlaşmanın yapıldığı bütüncül bir yaklaşım içinde gerekli etkiyi gösterecektir. Türkiye uzun yıllardır IMF destekli bir programla gitmekte ve geçtiğimiz 5-7 yılda da bunun büyük avantajlarını yaşamaktadır. Ancak, bir süredir gündemde olan mali kural hem iç disiplinimizi sağlamakta hem de orta vadeli öngörülebilirliğimizi sağlamak açısından son derece önemli. Eğer biz mali kuralımızı bugünden koyar ve belli bir dönemde IMF ile paralel götürürsek, bir süre sonra artık zaten kendi mali kuralımız olacağı için bu tür anlaşmalara da ihtiyacımız olmaz. Onun için mali kural düzenlemesini kulak arkası etmemeli, bugünden gündemimizin baş maddelerinden biri olarak sağlamalıyız.

Anlaşılırsa bankalar reel sektöre kredi verir
Ahmet Nakkaş-Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı
ULUSLARARASI kredibilitenin artması, güven ortamının tesis edilmesi ve yurtdışına karşın garanti anlamında IMF ile bir anlaşma yapılması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca bu anlaşmayla birlikte reel sektöre kaynak akışı sağlanacaktır ve bankalar da reel sektöre kredi verme oranını artıracaktır. IMF ile anlaşma inatlaşmayı gerektirecek bir durum değil, dünyada finansal bir kriz var ve Türkiye'nin de finansal durumu ortada. Bunu izzet-i nefis sorunu olarak görmemek gerekir. Ancak önemli bir nokta da alınacak kredinin nasıl kullanılacağı... Akla, vicdana ve Türkiye'nin ihtiyaçları göz önüne alarak kullanılması gerekiyor.

İç piyasayı biraz rahatlatır
Mustafa Boydak-Kayseri Sanayi Odası Başkanı
ŞU anda görünen durum ve kaanatimiz o ki hükümet IMF ile anlaşma yapmayacak, böyle bir izlenim oluştu. Çünkü bu konu uzun zamandır gündemde, seçimlerin üzerinden de 2 ay geçti hala adım atılmaması 'anlaşma yok' düşüncesini güçlendiriyor. Elbette bunun sonuçları da olacaktır ve hükümet de siyasi anlamda bu sonuçları üstlenecektir.
Ben IMF ile anlaşma yapılması gerektiğini düşünüyorum. Hem uluslararası piyasalara garanti verilmesi açısından hem de iç piyasayı rahatlamakta açısından önemli, çünkü piyasalar fluluğu sevmez. Öte yandan Türkiye'nin büyümesi gerekiyor, bu da kaynakla olur.

IMF o faizle bu kadar parayı kimseye satamaz
Yiğit Bulut-Ekonomist
TÜRKİYE, IMF'den kurtulmalı ve IMF lobisinin baskısına boyun eğmeden, değişen dünya gerçekleri ışığında piyasalardaki gelişmelere göre süreci sonuna kadar zorlamalı. Daha açıkçası; anlaşacağım 'tavında' olayı tutup, dünya dipten dönerse ilk fırsatta IMF'yi kapıya koymalı. Diyeceksiniz ki; Peki Amerikalı koskoca profesörler neden 'Anlaşın' diyorlar? 'Yüzde 0 faizli bir dünyada, aynı dolarları yüzde 14-15 faizle satarsanız', Türkiye gibi bunu almakta tereddüt edenlere, bunu empoze ederseniz ve komisyonu kaparsanız, neden 'Türkiye anlaşmalı' demeyesiniz!
Size bir örnek, aylardır 'Türkiye felakete gidiyor, IMF'nin kucağına atlamalı' diyen can dostumuz Amerikalı Profesör Roubini! Çok korktuk Roubini kardeşim ve senden etkilenip aşırı yüksek faizle borcu alacağız, haydi koş 'komisyonunu' kap! Değerli dostlar, ne diyeyim! Türkiye'ye 'iğrenç bir tuzak kurulmuş' ve bunun aktörleri içeride-dışarıda bu oyunu oynamaya devam ediyorlar! Umarım bu tuzaktan kurtulacağız ve gerçek bir kalkınma modeline er ya da geç kavuşacağız!
Sonuç: IMF neden döndü-dolaştı kapımıza geldi? O faizle o kadar parayı dünyada kimseye satamazsınız! Bizi yönetenler samimi iseler 'IMF'siz bir Türkiye' için adım atsınlar! Borç ödemek için borç alınmaz!

Lehman'da para kaybedenler bile IMF ile anlaşma peşinde
Süleyman Yaşar-Ekonomist
TÜRKİYE'NİN kamu maliyesi açısından IMF ile anlaşmaya ihtiyacı yok. Lehman Brothers'ta para batıran özel sektör, IMF ile anlaşma yapılmasını ve paranın kendisine verilmesini istiyor. Özel sektörün ciddi bir miktarda borcu var ancak aylardır her ay 4-4,5 milyar dolar borcu ödemekte zorlanmadıklarına göre ısrarla anlaşma yapılmasına da gerek yok. IMF'nin finansal modelinin iki temel  noktası vardır; düşük enflasyon ve ödemeler dengesinin sağlanması. Şu an ikisi de kriz nedeniyle Türkiye'de sağlanmış durumda, bu açıdan bakıldığında da IMF'ye gerek yok. Dünya piyasalarına garanti vermek, beklentileri kırmak için anlaşma yapılabilir ancak alınacak paranın nerede ve nasıl kullanılacağı daha önemli. Eğer para toplam  talebi artırmak, gelir adaletsizliğini gidermek, altyapı yatırımlarını artırmak ve KOBİ'leri desteklemek için kullanılacaksa anlaşma faydalı olur. Öte yandan IMF'nin bütçe hakkını kullanmasını isteyenler var. Bazı ekonomistler 'Hükümet belediyelere para veriyor, bu yanlış' diyor. Ancak gereksiz faiz artışından dolayı 5 milyar dolar fazla ödeme yaptı bu ülke bunu sorgulamıyorlar. Böyle iktisatçılar yaşıyor bu ülkede! Öğretmene yok, faize var...


Esin GEDİK

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3