Oray Eğin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

O gazeteci de günlüklerini açıklasın

Geçenlerde Bugün gazetesindeki yazısında Hakan Aygün hatırlattı. 'Mustafa Balbay'ı yakan eski bir Cumhuriyet'çi' diye... Hakikaten de, Doğan Akın'ın yönettiği sitede yayınlandı Balbay'a ait olduğu iddia edilen günlükler.
Doğan Akın gazeteciliğe Cumhuriyet'te başlamış, Ankara haber müdürlüğüne kadar yükselmiş bir isimdi... Kendisini Milliyet'te çalıştığı zamandan tanırım, Kemalist olarak bilinirdi...
Nitekim, eski bir Cumhuriyet çalışanı olan Aygün onun hiçbir zaman 'Cemalist' olmadığını da açıklamış köşesinde. Cumhuriyet'in geçmişindeki meşhur İlhan Selçuk-Hasan Cemal bölünmesinde ilk grubu seçenlere Kemalist, Hasan Cemal'le gidenlere Cemalist denirdi...
Doğan Akın'ın Kemalistliği o günlerden kalma... İlhan Selçuk'un yanında yer almıştı... Üstelik yıllarca Mustafa Balbay'la aynı büroda, omuz omuza çalışmışlardı.
Her ne kadar uzun yıllar Cumhuriyet'e hizmet etse de, Doğan Akın'ın bu gazeteden biraz buruk ayrıldığı konuşulur.
90'ların ortasında Cumuriyet'ten uzaklaştırılan Doğan Akın kırgın, kızgın biraz da intikam hisleriyle doluymuş...
Tanıyanlar Doğan Akın'ın 'İntikam soğuk yenen bir yemektir' düsturuna inandığını da söyler. Sahiden öyle mi?
Anlatılanlara göre Mesut Yılmaz hükümeti döneminde Doğan Akın'a Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Üyeliği önerilmiş. Akın, Cumhuriyet'teki göreviyle beraber bu pozisyonu da beraber yürütmeyi planlıyormuş.
Hatta anlaşılmış, İlhan Selçuk'la telefon diplomasisi yapılmış, ikna edilmiş, hiçbir pürüz kalmamış.
Ancak son anda devreye Mustafa Balbay'ın girdiği ve Doğan Akın'a 'Bu iş böyle olmaz' dediği söylenir.
'İlhan Abi'yle konuştum, bizim aramızda sorun yok' demesine rağmen Balbay engel koymuş.
Sonradan İlhan Selçuk'un da Mustafa Balbay etkisiyle 'yan çizdiğini' ve kendisini yarı yolda bıraktığını düşünür Akın. Çünkü bu tartışmanın sonunda Doğan Akın apar topar Cumhuriyet'ten uzaklaştırılır.
Unutmamak gerekir ki o dönem Cumhuriyet'teki gazetecilerin maddi olarak en zor zamanlarıdır; pek çok gazeteci ek iş yapmak ister.
Ancak Doğan Akın'a bu ayrıcalık tanınmaz. Dahası bu ayrılık Akın için dokuz aylık bir işsizlik anlamına gelecektir.
Merak ediyorum, hakikaten Doğan Akın için 'İntikam soğuk yenen bir yemek' midir? Balbay'ın günlüklerini yayımlamak geçmişin intikamı, kişisel bir hesaplaşmasının sonucu mudur?

Paşalarla dostluk Balbay'a özgü mü?
Dün haberturk.com'da Erdoğan Aktaş'ın bir yazısı vardı. Aktaş, Balbay'ın günlüklerinden yola çıkarak sadece Cumhuriyet temsilcisinin yargılanmasının, başka gazetecilerin hiç böyle ilişkileri yokmuş gibi davranılmasını eleştiriyordu.
'Bu zamana kadar merkezi medyada Ankara temsilciliği yapıp, üst düzey komutanlarla bir araya gelmeyen gazeteci var mı? Hele ki Türkiye'nin demokrasi alışkanlıkları çerçevesinde, karargahlarda siyaset tartışmayan, fikir alışverişi yapmayan Ankara temsilcisi, etkili kalem erbabı var mı?' diye soruyor.
Devam edelim: 'Üstelik bu türden ilişkiler bütünü içerisine girmek, bazı gazeteciler için kariyerinde sıçrama anlamına da gelmedi mi? Birçok gazeteci, sadece askerlerle yakın ilişkiler kurabildiği için işe alınmadı mı? Bir dönem Türkiye'sinde etkili Ankara gazetecisi olabilmelerinin en önemli ölçütü bu değil miydi?'
Bu satırları okuyunca, Balbay'ın günlüklerini ilk yayımlayan tempo24.com.tr haber sitesini ve o sitenin Genel Yayın Yönetmeni'ni düşündüm.
Doğan Akın, kariyerinde pek çok 'sızdırılma' haberi barındıran bir gazeteci. Umur Talu ve Yalçın Doğan'ın istifasıyla sonuçlanan Murat Demirel-Nail Keçili el ele fotoğrafını yayımlayan Milliyet'in haber müdürüydü... Kuşkusuz büyük bir gazetecilikti bu, ama bu haber de birileri tarafından servis edilmişti sonuçta.
Tıpkı Akın'ın patlattığı ve ödül alan 'Çiller dosyası' haberi gibi. Bu haber birileri tarafından Doğan Akın'a sızdırılmasaydı Çiller'in vergi kaçırdığını öğrenebilecek miydik? Belli ki Doğan Akın'a güvenen siyasi liderler, bürokratlar vardı o dönem...
Gazetecinin bu gibi ilişkiler kurması doğal...
Ancak Doğan Akın'ın benim bildiğim askerle de ilişkileri çok iyiydi... Balbay'ın mesafesizliği, askerlerle yakınlığı eleştiriliyor ya bugünlerde... Balbay'ın günlüklerini yayımlayan Doğan Akın'ın da yediğinin içtiğinin ayrı gitmediği bir paşa vardı... Kemal Yavuz'la ahbaplığı Akın'a epey yardımcı olmuştu.
Demek istediğim şu, aynen Erdoğan Aktaş'ın da dediği gibi, bu gibi ilişkiler sadece bir şahsa mahsus değil.

Aydın Engin'in rolü
Yazar Oya Baydar'dan epey uzun bir mektup aldım, içeriği bana özel. Ancak bir yerinde eşi Aydın Engin'in Balbay günlüklerini yayımlayan siteyle bağlantısının sadece yazarlık olduğunu söylüyor. Zaten ben de aksini iddia etmiyordum.
Ama Engin'in sadece yazarı olduğu bir sitenin editörü gibi yazı yazması, Balbay günlükleri hakkında Genel Yayın Yönetmeni ve Genel Müdür'den önce söz alması hala kafamı karıştırıyor. Üstelik Engin de epey sahiplenen bir üslupta yazmış bu yazısını.
'Bu haberi iki kaynaktan kontrol ettik, tempo24 haber ilkelerine uymuştur' gibi editoryal ifadeler...
Kafamı karıştıran budur işte...
Konunun eşiyle ilgisine gelince. Oya Baydar'ın sızdırılan belgeler ve yalan haberlerle ünlü Taraf gazetesinde -gönüllü- yazmaya başladığını da ekleyeyim.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3