Devletin paraları çalındı. Mahkeme kararıyla sabit bu. Eski parayla trilyonlar. Zaten o nedenle ismi 'Kayıp trilyon davası' oldu.
Dönemin bakanları milletvekilleri mahkum oldular.
Partinin genel başkanı, eski Başbakan Necmettin Erbakan hapis cezası aldı.
Bu ceza sürekli ertelendi.
Sağlık durumu dendi, yaşı fazla dendi...
Sonunda aynı davadan yargılanan eski bakan, şimdinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hastalığı gerekçesiyle affetti.
Paraların tahsilatı ile ilgili ise hiçbir hareket yok.
Rivayet, çıkarılacak bir afla o paralara da dokunulamayacak.
Bunun için Recai Kutan, hükümetten birileriyle görüşmüş.
Peki o yaşı ve hastalığı nedeniyle affedilen Necmettin Erbakan şimdi ne yapıyor?
Kanal kanal dolaşıp açıklamalar yapıyor.
Saadet Partisi'nin mitinglerine katılıyor.
Basbayağı siyaset yapıyor.
Herhangi bir tepki var mı peki?
Yok...
Kanser hastası Türkan Saylan'ın evini sabahın köründe polis basıyor.
Basanlar arasında Terörle Mücadele polisleri bile var. Kadıncağızın kan değerleri düşmüş.
Bitkin, hali yok...
Polis telefonla konuşmasına bile müdahale ediyor.
Peki Erbakan konusunda bu kadar hassas olan Cumhurbaşkanı Gül'ün konuyla ilgili bırakın müdahaleyi, tek bir açıklaması var mı?
Hayır yok...
Sözüm ona bunlar adalet için yapılıyor.
Bu canına yandığımın adaleti belli ki artık adamına göre işliyor bu ülkede.
Yıllardır sırf devletin içine sızması için dershanelerinde öğrenci yetiştiren cemaatlere müdahale etmeyen devlet, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ne baskınlar düzenliyor.
Atatürk'ün Bursa Nutku'nda söyledikleri bir bir gerçekleşiyor.
Polis, yargı ve devlet güçleri giderek daha fazla kontrolden çıkıyor.
Halkın duruma artık müdahalesi, cumhuriyetine sahip çıkması gerekiyor.