Ahmet İnam ahmet.inam@aksam.com.tr

kategori2

Yurdumuzun dört direği

Bu ülkeye sahip çıkmak ne demek?
Bu ülkeye nasıl sahip çıkılır?  Ait olduğumuz sivil toplum örgütlerine, dinsel cemaatlere, ülkemizdeki uluslararası örgütlere sahip çıkarak mı? Ailemize, sülalemize, etnik bağlarımıza sahip çıkarak mı? Ya da yalnızca kendi bireysel çıkarımızı düşünüp, kendi kazançlarımıza, malımıza mülkümüze sahip çıkarak mı?
Neden bu ülkenin vatandaşı olmak istiyoruz? 'Bizden' olanlar bu ülkede yaşadığı için mi?
Bizim gibi olmayanların bu ülkede yaşamasından neden rahatsız oluyoruz? Bu ülke yalnızca bizden olanın mı? Yoksa bizden farklı olup da, yüzlerce yıldan beri bu topraklarda yaşayanlar da, bu ülkenin bizimle birlikte vatandaşları olabilir mi?
Farklılıklara tahammülünüz ne kadar? Bu ülkenin geleceğinin anahtarı burada işte: Farklılıklarımıza tahammül. Anadolu yüzlerce yıldır farklılıklarıyla Anadolu olmuştur. Bundan sonra da bu farklılıkların özgürce yaşandığı bir ülke olarak var olacaktır.
Eğer buna inanıyorsak, dört temel kavramın bu yurdun dört temel direği olduğunu göz önüne alabiliriz: Özerklik, özgürlük, özgelik ve özgüllük.
Özerk bir ülke, kendi başına karar verme gücü olan, kendi geleneğine, kültürüne, hedeflediği eylemleri gerçekleştirme potansiyeline sahip, kendi kendini yönetebilen, bağımsız bir ülkedir. Ülkemiz, nicedir özerk olma mücadelesi içindedir. Ekonomik özerkliğin olmayışı, siyasal özerkliği de büyük ölçüde engelliyor.
Özerk bir ülke, aydınları özerk olan bir ülkedir. Düşünme, yorumlama erkleri gerçekten özerk, bağımsız olmalıdır, aydınların. Ülkenin yönetimini seçecek insanların da kendi başlarına karar verme güçleri yoksa o ülke insanlarının özerk iradesi yok demektir.
Ülkemizde çoğu insanın ağzından düşürmediği demokrasi, ancak özerk bireyler ve özerk bir ülke için anlamlıdır. Bir ülke yönetimi kendi kendini yönetemiyor, yönetimine 'dışarıdan' karışılıyorsa, orada demokrasi olamaz.
Yurdun ikinci ayağı özgürlüktür. Ancak özerk olabilen özgür olabilir. Özgürlük özerk olan bir birey ya da kurumun aldığı kararları eyleme geçirebilmesiyle gerçekleşebilir. Özerk olan, düşünebilme, anlayabilme, karar alma bağımsızlığına sahiptir; özgürlük ise eyleyebilme gücüdür, kararların uygulamaya geçirebilme başarısıdır. Özerk bir insan eyleme geçemiyorsa özgür değildir.
Öyleyse, özerk ve özgür olmayan bir ülke, ne kendi başına karar alabilir ne de bu kararları uygulamaya koyabilir.
İşte, ancak özgür ve özerk bir ülke özgeliğini yaşayabilir. Özgelik başkalık demektir. Ülke, diğer ülkelerden farkını, kendi değerlerine, geleneğine, kültürüne yönelerek kendi gözleriyle görüp, yorumlayarak görür. Özgeliğin yokluğu, kendini herhangi biri gibi görmeye götürür. Özgelik kendimize yapılan yolculuktur. Özgeliğini keşfedememiş ülkeler, kopya çekerler, taklit ederler. Kendilerini başka ülkelerle karıştırırlar. Kendileri hakkında gerçekçi fikirler geliştiremezler. Kendilerini tanımada ağır engelleri vardır.
Özgeliğini arayabilen, özgelik yolculuğuna çıkabilen ülkeler, özgüllüklerini keşfe hazır olabilirler. Özgül ülke, kendine özgü olanı bulmuş, onu geliştirmeye çabalayan, özgüllükleriyle var olmayı göze almış bir ülkedir. Özgelik ve özgüllük bir ülkenin şahsiyetini ortaya koyar.
Özgelik ve özgüllük, kültür alanında, sanatta, edebiyatta, folklorda, düşünme biçiminde, bilimsel araştırma üslubunda, dünya görüşünde, inanç düzeninde, hayat tarzında ortaya çıkar. 
Özerkliğini, özgürlüğünü, özgeliğini ve özgüllüğünü yaşamaya çalışan bir ülkenin insanlarının önemli bir bölümünün de bu özellikleri taşıdığını düşünürsek, böyle bir ülke, vatandaşlarının farklılıklarıyla yaşayabileceği bir ülke olduğunu söyleyebiliriz.
Şimdi soru şu: Ülkemiz böyle bir ülke midir? Ülkemizi oluşturan insanlar yukarıda dile getirmeye çalıştığım özelliklere sahip midir?
Özerk miyiz? Değilsek, niçin? Özgürlüğümüze sahip miyiz, eğer özgürsek? Özgeliğimizi ciddiye alıyor, araştırıyor muyuz? Özgüllüğümüzü keşfedip, geliştirmek için neler yapıyoruz?
Bu ülkenin düşünce zenginliği ile dünyada yer alabilmesi için, binlerce yıllık geçmişinden, dilinden devşirebileceğimiz kavramlarımız var mı? Bu ülkenin kültürel farklılıklarıyla kendini sürdürebilmesine katkıda bulunabilecek düşünce inşası şimdiye dek yeterince yapılabilmiş midir, yapılmakta mıdır?
Kendi kültürümüzü en azından bu dört kavramın ışığında sorgulayabilecek miyiz?

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3