Soykırım iddialarının, bitmek bilmeyen ve asla bir kesin sonuca bağlanamayacak tarihi tartışmaların perdelediği gerçek şu:
Orta Asya (ve tabii Azeri) gazı enerji yoksunluğu çeken Avrupa Birliği ülkelerine nasıl ulaşacak?
Amerika, Erivan ile Türkiye'yi barıştırarak gazı Türkiye üzerinden Avrupa Birliği ülkelerine ulaştırmak istiyor.
Rusya ise Erivan ile Bakü arasındaki arabulucu olup Karabağ sorununu çözerek, Azeri ve Orta Asya gazını Bulgaristan üzerinden Avrupa'ya satmak istiyor.
İkinci seçenek, Türkiye'yi büyük bir gelirden edebileceği gibi, Rusya'ya kazandıracağı 'enerji tekeli' kimliğiyle dünyayı tekrar 'iki kutuplu' hale getirebilir.
İlk seçenek ise Türkiye ile Ermenistan'ın uzlaşmasını kaçınılmaz kılıyor.
Çünkü Türkiye ile Azerbaycan arasında bir kara bağı yok!
Amerikan projesinin gerçekleşmesi için hem Ermenistan'ın hem da Azerbaycan'ın Nabucco diye bilinen projeye katılması şart.
Ancak, Amerika'nın ve Avrupa'nın Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki dengesiz politikası Azerbaycan'ı küstürme raddesinde. Türkiye'nin de yer yer, Amerika ve Avrupa siyasetine tam uyumlu pozisyon alması Azerbaycan'ın tamamen kaybı anlamına gelebilir ki, bu da projeyi akim kılar.
O vakit, Rusya ve ABD seçenekleri arasına sıkışmış Avrupa Birliği Nijerya'dan bile gaz satın alma seçeneğini bile düşünmek zorunda kalır.
İşte yolları böyle çatallanan bir süreçte Türkiye'nin kimliğinden ve jeopolitikasından kaynaklanan önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
Tamamen Amerikan siyasetine bağlı (Ermenistan lehine) bir Türkiye sorunu çözemiyor.
Azeri tezlerini yüzde yüz destekleyen bir Türkiye de sorunu çözemiyor.
Türkiye'nin hem Ermeni hem de Azerileri ortak bir zeminde buluşturmak, barıştırmak gibi bir 'milli politika' izlemekten başka seçeneği yok.
Üstelik Azeriler ile 'bir millet, iki devlet' oluşumuz...
Ermeniler ile ise acılı da olsa tarihsel ortaklığımız Türkiye'ye krizden fırsat çıkartma imkanını verebilir.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin çabasının bu yönde olduğunu, Türkiye-Ermenistan ve Azerbaycan arasında bir 'uzlaşma' zemini yaratmayı hedeflediğini düşünebiliriz.
Amerika'nın da Avrupa'nın da lehine olan ancak budur ve muhtemelen Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği de çözümün Erivan-Ankara-Bakü sac ayağının birinin eksilmesi halinde hayal olacağını Gürcistan'a dayanan Bakü-Tiflis-Ceyhan projesinin başarısızlığı ve şimdiki çözümsüzlük sürecinde görmüştür.
Değil Ermenistan ile kendi sorunlarını çözebilecek; Azerbaycan ve Ermenistan'ı barıştırabilecek kadar güçlü bir Türkiye artık Batı dünyası için zorunluluktur.
25 Haziran'da Ankara'da imzalanacak anlaşmanın ayrıntılarının bu gerçekler ışığında hazırlandığını varsayabilir miyiz?
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.