Atılgan Bayar atilgan.bayar@aksam.com.tr

kategori2

Hayallere hürriyet

Cumhurbaşkanı'nın ve Başbakan'ın söylemlerinden anlıyoruz ki, devlet kurumları arasında terör sorununu bitirebilecek bir projenin zemini hazırlanmış.
Ayrıntılı bir proje olup olmadığını bilmiyoruz. Anlaşıldığı kadarıyla hükümet, bir ayrıntılı proje varsa da, bunu sabote edilmesi ihtimaline karşın açıklayamıyor.
CHP ve MHP ise, bir yandan bilmediği bir projeye nasıl destek olabileceğini haklı olarak sorarken, bir yandan da bu sorgulama üslubunu muhalefet fırsatına dönüştürmeye çalışarak, kendisinin 'çözüm karşıtı' bir bloğun parçası olarak algılanmasına sebebiyet veriyor.
Oysa muhalefetin de, iktidarın da, Türkiye'nin asker ve sivil tüm kurumlarının da terör sorununun çözülmesini arzuladığından şüphe edemeyiz.
Kürt muhalefetinin büyük bir kısmının dahi Türkiye 'ulus-devlet'ini savunduğu bu dönemde; terör ve tedhiş hareketlerinin bu hareketleri üretenlerin bile ortak bilinçaltında tamamen anlamsızlaşmaya başladığına şahit oluyoruz.
Ama ortada teknik bir sorun var.
Sorun, çözüm sürecinin nasıl ve hangi aşamalarla işleyeceğinde.
İktidar, sabotaj veya akim kılma endişelerine karşı bir yol haritası açıklayamadığına...
Muhalefet ise, müphem 'çözüm' söylemlerine karşı tedirgin bir pozisyon aldığına göre...
Bu noktada da, işleyişin yine kilitleneceğini düşünebilir miyiz?
İhtimal dahilindedir.
O halde, çözümün yol haritasını konuşmaktan, tartışmaktan başka bir yöntemle ilerleyebilir miyiz; düşünmek zorundayız.
ÇÖZÜMÜN YOL HARİTASI YERİNE, ÇÖZÜMDEN SONRA NELER YAPACAĞIMIZI KONUŞSAK NASIL OLUR?
Yani, hem iktidar, hem muhalefet, hem Kürt muhalefet çevreleri...
Silahlar bırakılmış, varsayıp...
Şimdi ne yapacaklarını anlatmaya başlasalar...
Yol haritasını bu yöntemle tersinden kurmaya başlarsak, sabote edilmeye açık tartışmalardan daha sağlıklı bir yöntem izlemiş olabiliriz.
Belki bugünden itibaren herkes, silahların bırakıldığı andan sonra neler yapılacağını anlatmaya başlasa, yaratacağımız iyimser ortam zaten silahları susturmuş olabilir.
Elbette böyle bir yöntemin, silahların susması için herkesin belli şartları olduğu bir zeminden, gerçekten silahların susmasına kimlerin katkısı olabileceğini de gördüğümüz bir zemine getirir bize.
Silahlar sustuktan sonra yapacak bir şeyi olmayanların, bize anlatacak bir hayal bile kuramayanların da, sorunun çözümünde hiçbir payı olamayacağını ve gerçekten silahlar sustuğu zaman işlevsiz ve anlamsız kalacakları gerçeği deşifre olabilir.
İktidarın 'ihanet' projesi peşinde olduğu da, muhalefetin 'çözüm' istemediği de toptancı ve gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmayan söylemler.
Gerçek ise hayalde saklı.
Eğer tarihi bir fırsat söz konusuysa... Terörün bitişinden sonrası için bir Türkiye projesi anlatabilenlerin bu fırsatı değerlendirebileceği, sus pus kalanların ise siyaseten tasfiye olacağı bir dönemdeyiz demektir.
Bırakalım artık; barış içinde, büyük, güçlü ve müreffeh Türkiye hayalleri konuşsun...

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3