22 Nisan günü yapılacak Fransız Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sarkozy ve Segolene Royal'in yanında üçüncü bir aday kamuoyu yoklamalarında giderek öne çıkmakta: François Bayrou! Kimdir bu giderek güç kazanan aday?
1951 yılında bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelen Bayrou, evli ve altı çocuk sahibi. Üniversitede edebiyat öğrenimi gördükten sonra, edebiyat öğretmeni ve çiftçi olarak çalışmış. Devamlı kiliseye giden bir Katolik ve Fransız laik sisteminin ateşli bir taraftarı. François Bayrou, UMP liderliğindeki hükümete muhalefeti ile biliniyor. İktidardaki UMP ve muhalefetteki Sosyalist Parti tarafından temsil edilen iki parti sisteminin karşısında bir siyasetçi. Tüm düşüncelerin duyulabildiği bir politik sistemin taraftarı. Politik görev olarak Belediye Meclisi üyeliği, Bölge Başkanlığı, Fransa Ulusal Meclis üyeliği ve Avrupa Parlamentosu üyeliği yapmış.
2002 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aldığı % 6.84 oyla dördüncü olarak birinci turda elenen Bayrou, 2007 yılında yeniden aday olmaya karar verdiğinde, kamuoyu yoklamalarında Sarkozy ve Segolene Royal'in ardından üçüncü sıraya yerleşmiş durumda. Ocak ayı başında muhtemel oy oranı %12'yi, şubat ayı başında %17'yi gösterirken mart ayında %21'e yükseldi. Sarkozy %27, Royal ise %26 oranla başa baş ve Bayrou'nun hemen önünde yer almaktalar. Seçmenlerin neredeyse yarısının kararsız olduğu bir ortamda, tüm kamuoyu araştırmaları Bayrou'nun Royal'i zorlayarak ikinciliğe doğru ilerlediğini belirtmekte. Birinci turda ilk ikinin içine girmesi halinde, diğer aday Sarkozy veya Royal de olsa, Bayrou'nun ikinci turu kazanacağına kesin gözüyle bakılmakta. 2002 yılında sosyalist aday Jospin'in önüne geçen Le Pen'in yaptığı sürpriz çıkışı bu defa da Bayrou'nun yapması kimseyi şaşırtmayacak gibi görünüyor.
Segolene Royal geleneksel sosyalist seçmen oylarını Sarkozy veya diğer adaylar lehine kaybetmekte. Genel düşünce, Royal'in cumhurbaşkanlığı özelliklerine sahip olmadığı. Her ne kadar Sarkozy kamuoyu yoklamalarında önde gitmekteyse de, diğer sorularda ilginç sonuçlar alınmakta. Örneğin seçmenlerin %51'i Sarkozy'ye karşı 'korku' duygularına sahip. Sarkozy'nin en büyük zaafı olarak kendisi öne çıkmakta. 'Kızıl rom' ve 'uyanık' olarak adlandırılan iki rakibin arasında Bayrou tartışmalar dışındaki kişi olarak göze çarpmakta. Moda olmayan ve karizma sahibi olmayan, orta yolcu olarak görülen Bayrou için bu iki özellik şimdi onun lehine çalışmakta.
Güçlü seçkinler ile Fransız toplumunun ayrışması Bayrou'nun çıkarına çalışmakta. Örneğin ocak ayı başında adayların yaptıkları servet bildirimlerinde sosyalist adayın ve eşinin en az üç gayrimenkule sahip olduğu, Sarkozy'ninse bir milyon euro üzerinde değerde mülke sahip olduğu, tüm adaylar servet vergisi öderken, Bayrou'nun bu vergiyi ödeme zorunluluğunda olmadığı görüldü. Böylece egemen seçkinler ile halk arasındaki sosyal bölünmede ilginç bir noktada yer aldı. 'İnek sağmayı ve traktör sürmeyi bilen tek aday' söylemi Bayrou'ya sempati ile bakan seçmen sayısını her gün artırmakta. Sıradan seçmen için Bayrou daha dürüst ve özdeşleşebileceği bir kişiliğe sahip.
François Bayrou seçim politikasını 6 'e' üzerine kurmakta: İstihdam (emploie), çevre (ecologie), ekonomi (economie), öğretim (education), dışlama (exclusion) ve Avrupa (Europe).
Segolene Royal kamuya hizmet veren şirketleri yeniden devletleştirme yolunda giderken, Sarkozy de yasaların ve düzenin güçlendirilmesine, vergilerin azaltılmasına taraftar olarak seçildikten sonra izleyeceği politikayı açıklamakta. Bayrou ise tarih öncesi sol-sağ bölünmesine karşı çıkarak bir köprü kurmak istemekte. Bayrou'nun söylediği 'Sosyalist veya UMP taraftarı olabilirsiniz, ancak hepimizin problemleri aynı. Gelin bu problemleri beraberce çözelim' sözleri, ona her iki taraftan da oy kazandırmaya devam etmekte.
Bayrou'nun söylemi şu cümlelerde özetleniyor: 'Fransa'nın gereksinimi 25 yıldır iktidarda olan iki partinin gücünün yok edilmesidir. Hükümetin rahatlığı ve muhalefetin rahatlığı silinmelidir. Fransa'nın barışçı bir devrime ihtiyacı vardır (...) Fransa'yı Amerika yapmak isteyen bir aday ve İskandinavya yapmak isteyen bir diğeri yerine, Fransa'nın Fransa olmak istediğini gösterme zamanı gelmiştir!'
François Bayrou kendini ortada bir politik düşünceye sahip olarak tanımlamakta, bundan böyle sağ ve solun halk için tek olası düşünce alternatifi olmadığını açıklamakta. Ona göre modern toplumların yönetimi için bundan böyle hükümetleri çeşitli partilerin ortak koalisyonları kurmalı.
Sol seçmenin pek çoğu Segolene Royal'in amaçladığı hedefleri görmemekte, sağ seçmense Sarkozy'yi fazla sağda bulmakta, Bayrou ise kesin olarak bir devlet adamı görünümü vermekte.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.