AKŞAM GAZETESİ | Ahmet İnam | 2009-05-21
Sevgili Okur, İznini almadığım için adını vermekten imtina ettiğim değerli bir kardeşimin kitabına yazdığım önsözü, eşeklerin nicelik ve nitelik olarak arttığı ülkemizde sizlere duyurmak istedim:
'Bu arkadaşımız eşekleri ilmi açıdan tetkik eden Hımaroloji ilmine hizmet etme yolunda cehd içinde bir fanidir. Hımaroloji adıyla değerli bir kitap yazmıştır. Bildiğime göre henüz intişar etmemiş bu tomurcuk eseri içün kendisini tebrik ederim.
Efendim, sizlere bir sır vereyim: Herkes beni medresede müderris sanır amma aslında ben derslerimin ve mücbir vazifelerimin dışında, evimin bodrumunda tesis etmiş olduğum hımaroloji laboratuarında gizli gizli çalışmaktayım. Ülkemde, şükür, eşeklerin sayısı gün be gün artmakta, ben de bu sayede olabildiğince çok sayıda, olabildiğince birbirinden farklı nitelikte eşeği hımaroloji ilmi merceğinden müşahade etmekteyim.
Bu ilimle meşgul olmanın en büyük mahzuru insanı eşeğe dönüştürme tehlikesidir. Bendeniz hayatımı vakfedip şimdiye kadar eşek tasvirleriyle dolu 17654 sayfalık bir metni ikmal etmiş durumdayım. Henüz neşretmeyi düşünmüyorum: Dünya henüz eşekliği anlayabilecek edepten yoksundur. Bu sebebten bu nadide eserimi ölümümden sonra, 2043 yılında açılmak üzere notere bırakacağım. Şu aralar ülkemizde eşek bilim açısından çok değerli gözlemlere olanak veren olaylara şahit olmaktayız ki buna bilimimizde 'fikrin hamakat tepmesiyle berhava olması' diyoruz. Çok üzülerek
görüyoruz: Türkiye'nin Yüce Gönlü eşeklerin tekmeleriyle incitilmeye çalışılıyor. Bu vahim durumdan kurtulmak için, iyi yetişmiş eşek bilimcilere gerek vardır..
Efendim, Batılı arkadaşlara Türkiye'de onların deyimiyle bir onosology bilimi inşa edilmekte olduğunu muştularım. (Onos Kadim Yunan'da eşek demekti!) Örneğin, o dönem Yunanlıları müzikten anlamayanlara onos lüras diyorlardı, serbest çeviriyle, saz eşeği ya da saz dinleyen eşek diyebiliriz. (Dirilip mezarlarından gelseler, bizde saz çalan eşekleri görürler de dillerindeki bu deyimi değiştirmek isterlerdi!) Üstesinden gelemeyecekleri işlere kalkışanlara da onon keireis, 'eşeği tıraş ediyorsun' diye çıkışırlardı. Bildiğini okuyan, söylenenlerden hiç etkilenmeyip oldukları yerde kımıldamadan duranlara ise onos hüetai, 'yağmurdaki eşek' denilirdi. Hele başını belaya sokanlara söyledikleri bir söz vardı ki çok çarpıcı gelir bana, ne zaman düşünsem: Onos en melissais, 'arılar arasında kalmış eşek'! Bununla bitmiyor o dönemin eşeğe bakışı: Onos sözcüğünden türemiş öyle sözcükler var ki eşeği oldukça aşağılıyor: Örneğin, onosis, 'suçlama, ayıplama' demek, Türkçemize 'eşekleme' olarak da çevirebiliriz şaka olsun diye. Onostos da 'hor görmek, küçümsemek' anlamlarına geliyor. Belki bu sözcük onos stasis'ten türemiş olabilir: 'Eşek duruşu' anlamında.
Latince'deki eşek anlamına gelen asinus, Eski Yunancadaki onos'tan gelmiştir, belki. Yazık ki bu sözcük insanlar için kullanıldığında 'aptal, budala, mankafa, dangalak, avanak, alık, ahmak, kafasız' gibi iltifatları içeriyor. Belki bu çağrışımlardan yola çıkarak Hımaroloji bilimini birtakım dallara ya da bizim akademik hayatımızda olduğu gibi, anabilim dallarına ayırabiliriz: Onosoloji ve asinusoloji. (Türkçe okunuşuyla yazdım!) Onosoloji eşeğin edebi, erdemi üstünde çalışır, eşekliğin insanlığa olası katkılarını etüd eder. Asinusoloji ise benim hıyar adını verdiğim insanların eşekliklerini inceleyerek, bu kaba, bu yontulmamış, bu incelikten, güzellikten, şakadan, sevgiden nasibini almamış bencil insanların nasıl ıslah edileceği üzerinde düşünür, araştırma yapar. Islah olanağı yok ise, bu ilmin kılavuzluğunda yetişen asinusolog arkadaşlarımızdan bu insanlara nasıl yardım etmeleri gerektiği üstüne görüşler alınır. Kabahat bu hıyar eşeklerde mi yoksa kendilerine asinusolog denen eşek bilimcilerde midir, bu konularda eşek ilminde derinleşmiş bilge insanlardan yardım istenir.
Sözlerimi Batı'da bu bilim üstüne çalışmak isteyen akademisyenlerin bizden gözlerini ayırmamaları dileği ile bitirirken, Hımaroloji kitabını yazan değerli arkadaşıma beni eşek ilmi yolundaki yolculuğumda bu eserle mesrur ettiğini bildirip teşekkür edeyim.
Ahmet İnam
Mahf” Hımaroloji Mütehassısı'