AKŞAM GAZETESİ | Nihat Sırdar | 2009-05-21

kategori2

Bir koyduk, iki koyduk, üç koyduk...

Kızılay Meydanı'nda gündüz gözüyle tırın üstünde havai fişek patlatmışlardı arkadaşlar 5 sene önce...
Neden peki?
Avrupa Birliği'yle müzakereler başladı diye.
Kimdi o zaman Dışişleri Bakanı?
Abdullah Gül...
O kadar üstün bir başarı gösterdi ki kendileri dış politikada, cumhurbaşkanlığına terfi ettirildi bu başarıdan ötürü.
Başarı ne peki?
Bizden sonra müzakerelere başlayanlar çoktan AB üyesi oldu.

Biz başmüzakereci olarak Ali Babacan'ın yerine Egemen Bağış'ı atadık.
Babacan dışişleri bakanı oldu AB'ye giremememizdeki başarılarından ötürü...
Egemen Bağış'ta böyle giderse yakında daha iyi bir bakanlık kapar.
3 sene daha bizi AB'ye
sokamasın yeter.


Başbakan ne dedi?
'Müslümanlardan özür dilemezse ve Roj TV'yi kapatmazsa Rasmussen'in NATO Genel Sekreteri olmasını onaylamamız mümkün değil.'

Ne oldu peki?
Rasmussen özür dilemedi...
Roj TV kapanmadı...
Yeni NATO Genel Sekreteri kim?
Rasmussen...

Dediler ki 'Büyük kazanımlar elde ettik. NATO Genel Sekreter Yardımcısı Türk olacak.'
Varmıymış öyle bir şey?
Yok...


Kardeş ülke Azerbaycan ayakta.
'Ne yaptın gardaş' diye başlıklar atıyorlar gazeteler.
Neden?
Çünkü Türkiye resmen satıyor Azerbaycan'ı.
Sırf ABD Başkanı gelip istedi diye.
Bu arada Obama'nın TBMM'ye gelip gözümüzün içine baka baka 'sınır kapılarını açın, Kuzey Irak'da Kürt devleti olacak, ruhban okulunu açın' demesini ve güzide vekillerimizin kendisini ayakta alkışlamasını unutmayalım.

Obama emir verdi, Ermenistan'la kapılar açılıyor.
Başbakan 'Karabağ sorunu çözülmeden kapılar açılmaz' diyor...
Ermenistan Devlet Başkanı Sarkisyan 'Görüşmelerde Karabağ asla gündeme gelmedi' diyor...
Bilin bakalım kim bize yalan söylüyor?


Sözün özü acayip bir dış politikası var bu aralar Türkiye'nin...
Habire üç koyup bir şeyler alıyoruz.
Ne aldığımızı biz biliyoruz aslında ama, arkadaşlar bir türlü anlamadılar...
Evirip çevirip bakıyorlar bu
nedir diye?