AKŞAM GAZETESİ | Nihal Kemaloğlu | 2009-05-21

kategori2

Domuz gribi endüstrisi

'H1N1' popülerliğe doğru giden bir marka değil, yeni bir hip-hop ya da rap grubu hiç değil. 
Bu albenili isim, 'H1N1' dünyayı sarmaya başladığı söylenen domuz gribi virüsü.
Küresel dünyanın ortak immün sistemi, domuz gribi virüsü tehdidiyle karşı karşıya.
Öngörüsü gayet yüksek Hollywood film endüstrisinin çok sevdiği tema 'dünyayı kıran salgın' gerçek oldu.
Küreselleşmenin nimetlerine yapılan güzellemelerin yanında küreselleşmenin yan etkilerini de ancak böyle fark edebiliyoruz.
Küresel salgın, küresel terörizm, küresel kriz, küresel kirlenme, küresel ekolojik yıkım gibi.
İnsan doğaya dahil bir varlıkken, kendini doğadan ayrıştırıp, doğa üzerinde kendi fantezilerini tatbike başladıktan sonra, her türlüsünden bio-genetik felaketlere hazır olmalıyız.
Doğanın karmaşık yapısını analitik akılla kavramaya kalkmak, doğanın bilinemez sürprizlerine de açık olmayı gerektiriyor.
Bu komplike sistemin beklenmeyen cevaplarıyla başetmek pek kolay olmayacak.
Şimdiden dev ilaç şirketleri ellerini oğuşturmaya başladı. Grip ilacı üreten tekeller inanılmaz cirolar yapmaya başladı.
Kolonyalist dönemde, hangi coğrafyada neyin ekileceğine karar verenler oluşturdukları plantasyonlarla dünyanın belli bölgelerinde ekolojiyi geriye dönüşsüz yok etmişlerdi.
Şimdi de tarım ve hayvancılık sektörünün gözü dönmüş uygulamaları yepyeni virüsler üretiyor.
Kapitalizmin ve neo-liberalizmin tarım ve hayvancılığa müdahalesi endüstriyel boyutta oldu.
Maksimum verimlilik adına kurulan hayvan üretim fabrikalarında kullanılan antibiyotiklerle mutasyona uğrayan virüsler dünyada cirit atmaya başladılar. Tabii ki insana bulaşarak ve bir salgın halini alarak...
Tarım ve hayvancılıkta geleneksel yöntemlerin yerini alan sanayinin kontrol edilmesi zor görünüyor.
Olağan, sıradan virüslerin değişime uğrayıp, büyük salgınlara dönüşmesi de an meselesi.
Kapitalist tarım ve hayvancılığın doğaya verdiği zarar şimdilik ölçülemiyor ve engellenemiyor.
Meksika'dan Çin'e, Çin'den tekrar Kuzey Amerika'ya kadarki geniş alanda konuşlanmış, tarım ve hayvancılık endüstrisi itirazlara ve bilimsel raporlara kulak tıkıyor. Zaten dünyada büyük siyasi güce sahipler.
Bu arada dünya medyası da salgını panik salgınına çevirip dünya kamuoyunu ekran karşısına çiviliyor. Haber özelliğini kaybeden domuz gribi büyük bir korku halini aldı. Medya panik körükleyicisi konumunda ve dozu artırıyor.
Öksüren ve tıksıranlar uçaklara alınmıyor ya da indirilmiyor.           
Ajanslara yeni enformasyonlar düşüyor devamlı...
İlaç şirketleri, tarım ve hayvancılık endüstrisi, medya saçayağındaki H1N1 salgını ekonomik bir değer olarak varlığını koruyor. Yani bir nevi domuz gribi endüstrisiyle karşı karşıyayız.
Hollywood senaryosuna uygun olmayan kısım ise, bu salgın istilasında dünyayı
ele geçirmek isteyen uzaylıların bir türlü görünmemeleri oluyor.
Doğanın dizginlerini ele geçirmeye çalışırken kendi dizginlerini koyveren uygarlığın başımıza açacağı dertler daha yeni başlıyor.  
Steril dünyanın bio-genetik ucube virüsleri vızır vızır küreselleşiyor.