AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-05-21
Dün İstanbul'da futbol kalitesi olarak çok yüksek düzeyde olmasa da; keyifli bir UEFA Kupası final maçı vardı. Kağıt üzerinde Lucescu'nun takımı Shakhtar'ın sakatı ve eksiği yoktu. Ukrayna Ligi'nde 2. olan takımı son 28 maçta sadece 15 gol yemişti ve yarısı Brezilyalı olan 8 yabancıyla oynuyordu.
Türkiye'de kime sorsanız Lucescu katı savunma yapardı ve bu nedenle ülkemizden postalanmıştı. Ama sahada savunma yapan takım Lucescu'nun takımı değil, Almanlardı. 4 forvet oyuncusu da Brezilyalı olan Shakhtar 18 içine girdiğinde Barcelona tipi yerden kısa paslarla oldukça ağır Alman savunmasını kolayca geçen teknik bir takım görüntüsündeydi.
Werder Bremen ise Alman Ligi'nde 10. durumda olan, sakat ve eksik oyuncusu çok (özellikle Diego ve Almeida) ve ilke olarak çok gol atan ve kolay gol yiyen bir şöhrete sahipti.
Maçın başında Shakhtar 2 pozisyon yakaladı. Adriano bu iki pozisyondan ikincisini gole çevirerek takımını galip duruma getirdi.
Ancak 35. dakikada 18'in hemen dışındaki frikiği Brezilyalı Naldo, Roberto Carlosvari bir vuruşla gol yaparken Ukraynalı kaleci Pyatov topu yumurtluyordu. 40. dakikada Pizarro, Shakhtar kalecisinin ıskaladığı topa kafayı vuramadı.
Yavaş yavaş maç Werder Bremen'in fizik gücünü ortaya koyduğu dönemler yaşamaya başlıyordu. 41. dakikada Lewandowski'nin şutunu Alman kaleci Wiese çok güzel çeldi.
İkinci devrenin sorusu; teknik mi kazanacaktı, Alman inadı ve fiziği mi?
Maçın ikinci devresinde önce Werder vites değiştirerek Shakhtar'ın sahasına yerleşti. Ancak Alman futbolcuların düz bir futbol oynamaları fazla pozisyon yaratmalarına fırsat vermiyordu. İlk 20 dakikalık baskıdan sonra bu sefer Shakhtar topu kanatlara taşıyarak yan ortalarla gol bulmaya çalıştı ancak başarılı olamadı. Her iki takım da uzatmaya razıydı.
Genel olarak uzatmada fizik güçlü takımın ön plana çıkmasını beklersiniz ama uzatmaya tamamen hakim olan ve 97. dakikada gole ulaşan takım daha teknik olan Shakhtar oldu. Lucescu kanunu bir kere daha çalıştı. Lucescu'yu geçmek zor. Dikkat edilmesi gereken ise Lucescu'nun seçtiği Brezilyalılar'ın çok doğru tercihler olması.