AKŞAM GAZETESİ | CUMARTESI | 23 MAYIS 2009, CUMARTESİ

Sanatçıların akıl defterleri İstanbul'da

Tasarımcılardan müzisyenlere, mimarlardan illüstratörlere, yazarlardan gazetecilere işleri yazmak, çizmek, not ve kayıt etmek olanların yaratıcı süreçlerini aktardıkları 'akıl defteri' Moleskine'nin Londra'da başlayıp Berlin, New York ve Paris'i ziyaret eden sergisi 'Detour' İstanbul'da...

detour
Bilgi Üniversitesi santralistanbul kampusu, 21 Haziran tarihine kadar popüler kültürün en gözde ve bilinen markalarından biri olan Moleskine Defterleri sergisi 'Detour'a ev sahipliği yapacak. 200 yıla yakın bir geçmişi olan ve özellikle Pablo Picasso, Ernest Hemingway, Oscar Wilde, Van Gogh ve Henry Mattise gibi sanatçıların ellerinden düşürmemeleriyle bilinen Moleskine'ler; anlatılana göre ilk, Paris'te küçük bir dükkanda ilham perisini tutmak isteyen Fransız şairler için üretilmiş. Aslına bakarsanız bu rivayet işe yaramış olmalı ki, aradan geçen 2 asra rağmen defterler popülerliklerinden hiçbir şey kaybetmeyip fenomen haline geldi.
İlk üretildiği günden beri yazar, çizer, düşünür ve yaratıcılıklarını kullanarak üretenlerin akıl defteri olarak tanınan Moleskine, trendleri takip ederek çeşitli modern sanat çalışmalarına da vesile oluyor.

BU DEFTER İSTANBUL GİBİ
'Her Moleskine'in anlatılacak bir hikayesi vardır' diyen ve Moleskine tutkunları için bir nevi yol arkadaşı olarak görülen defterlerin İstanbul'a geliş sebebi ise 2006'da yola çıkan Detour Projesi...
Önce Londra, New York, Paris ve Berlin'de takip edilen projeyi İstanbul'a getiren küratör Raffaella Guidobono, projenin 2006 senesinde Moleskine'leri global kültürün içine dahil etme fikriyle yola çıktığını anlatıyor. İstanbul'da bir ay kaldıktan sonra Tokyo'ya geçecek olan sergide toplam 50 adet yerli-yabancı yazar, çizer, mimar, düşünür, ekonomist, müzisyen, kompozitör, tasarımcı, küratör ve ressamın tasarladığı Moleskine defter yer alıyor. Guidobono'nun anlattığına göre bütün bu isimlerden, kendi meslekleri ve yaratılarına dair içsel yolculukları, fikirleri, hayalleri ve tasarılarını Moleskine'ler üzerine yansıtmaları istenmiş. Dolayısıyla sergideki defterlerle, Moleskine markasının yaratı sürecinde nasıl 'akıl defteri' sıfatı edindiği net olarak da görülebiliyor.
Serginin küratörü olan sanat danışmanı Raffaella Guidobono, Detour'un İstanbul ayağı için çok heyecanlı olduğunu da eklemeden edemiyor. Anlattığına göre şehrin ilk başta New York'u çağrıştıran ama oradan çok daha otantik ve doğal bir enerjisi var. Özellikle kültür-sanat ajandası ve sosyal hayatın inanılmaz derecede etkileyici olduğunu söyleyen Guidobono, Moleskine fenomeninin İstanbul'un kent kültürü ile benzeştiğini de ekliyor.


MOLESKİNE'LERİNİ VERDİLER
İtalyan tasarım atölyesi Zetalab'ın da katkısıyla düzenlenen Detour Sergisi'nin bir özelliği de, kar amacı gütmeden dünya üzerinde okur-yazarlık, eğitim ve bilgiye erişim hakkının yaygınlaşması için çalışan Lettera 27 isimli organizasyona destek vermesi. Lettera 27'nin son projelerinden biriyse, içeriğini kullanıcılarının oluşturduğu ve dünya çapında bilgi erişimi-paylaşımı konusunda önemli adreslerden biri olan 'Wikipedia' sitesinin Afrika'ya uyarlanması. Proje, Moleskine ve Detour'a katılan isimlerin de takdirini kazanmış...
Gelelim Detour'a işleriyle katılan isimlere: Endüstriyel tasarımcı Erdem Akan, sanatçı Yeşim Akdeniz Graf, Atelye 70'den Doğu Kaptan, mimar Han Tümertekin, tasarımcı Gülname Turan gibi Türk katılımcıların yanı sıra İsrailli tasarımcı Ron Arad, İsveçli tasarımcı Yves Behar, İtalyan illüstratör Stefano Faravelli, Amerikalı mimar Michael Graves, İtalyan fotoğrafçı Paolo Pellegrin ve İtalyan kompozitör Giovanni Sollima gibi yabancı sanatçılar da Moleskine'leriyle karşımıza çıkıyor. Projenin bir de myDetour isimli yan etkinliği var. Özgürce yaratmayı seven herkese adanmış olan myDetour sergisinde ise gelecek vaat eden genç yetenekler, sanatçı adayları veya Moleskine tutkunlarının yarışmayla seçilen defterleri sergileniyor.