AKŞAM | CUMARTESI | 30 MAYIS 2009, CUMARTESİ

Bu albüm açık büfe

Kenan DoÄŸulu 3 yıl aradan sonra 'Patron' adlı yeni albümünü 31 Mayıs'ta yani tam da doÄŸum gününde sevenleriyle paylaÅŸacak. 13. albümünün kayıtlarını İstanbul, Los Angeles ve Londra'da gerçekleÅŸtiren DoÄŸulu, yeni albümüne çok güveniyor.

kenan
Yaptığı albümler büyük ilgi görüyor, tüm ÅŸarkıları dilden dile dolanıyor, konserleri tıklım tıklım... Elbette ki bu sevgiyi hak etmek kolay deÄŸil. Ancak o, tüm hayatını müzik üzerine kurmuÅŸ ve bunun için çalışıyor, araÅŸtırıyor. Tüm gayesi, her albümde kendini aÅŸmak...
Hal böyle olunca ortaya çıkan sonuç da ilgiyi, beÄŸeniyi hak ediyor. Her albüm öncesi kendini doÄŸum yapacak kadın gibi hissettiÄŸini söylüyor DoÄŸulu. 'Patron' ise bugüne kadar yaptığı iÅŸlerin en iyisi ona göre. Tüm ÅŸarkıların söz ve müzikleri Kenan DoÄŸulu'ya ait. CoÅŸku Turan, Bora Uzer ve Devrim KaraoÄŸlu'nun da aranjör olarak katkıda bulunduÄŸu albümde 15 ÅŸarkı var. ProdüktörlüÄŸünü DoÄŸulu Productions'ın yaptığı, DMC Müzik tarafından yayınlanacak albümde 54 kiÅŸilik dev bir ekip çalışmış. DoÄŸulu ile yeni albümünü konuÅŸtuk.


Albümünüz çıkmak üzere; 13. kez bu heyecanı yaşıyorsunuz; duygularınızı anlatır mısınız?
Stresli, doÄŸum yapacak bir kadın gibi hissediyorum kendimi. Bu dönem yaptığım eserlerin insanlarla paylaşılma zamanı ve bir anlamda da sergim benim. Bu ÅŸarkıları hazırlamak yürek istiyor. AÄŸlıyorsun, gülüyorsun, kırılıyorsun... Bir anlamda duygularını tarihe geçirmiÅŸ oluyorsun. Popüler müzik yaptığımız için hep pop kalmak; gündemde olmak; günün müziÄŸini takip etmek; günün söylemlerini yakalayıp o laflarla besteler yapabilmek; seni tekrar popüler konuma getirecek müzikleri insanlara sunmak keyifli ama bir o kadar da stresli.

KARAR VERMEYİ HÄ°Ç SEVMEM
Oldukça zorlu bir süreç...
Kendini sınırlandırmadan yenilikçi olabilme,  strateji belirleme, sözlerin oluÅŸumu, bunların hepsi birer sorumluluk. Topluma mal olmuÅŸ biri her ÅŸekilde kendisini destekleyen insanlara layık olabilmeli. Müzikalitesi yüksek olmalı. 'Seni seviyorum' demenin binlerce yolu var. Aynı laflar ve notalarla kendini yansıtabilmek tuzaklı, dikenli ama zevkli bir yol. O duygusal karmaÅŸanın içindeyim ÅŸu anda. İnsanlar beÄŸenecek mi, nasıl sunacağız, nasıl klip çekeceÄŸiz... Bunlar hep soru iÅŸareti. Benim gibi karar vermeyi hiç sevmeyen bir insan için de hayli zor.

Ne kadar sürüyor bu duygusal yoÄŸunluk?
Albüm çıktığı gün aldığım tepkilere göre deÄŸiÅŸiyor. Herkes beÄŸenmiÅŸse keyfim yerine geliyor. Kötü bir tepki almadım bugüne kadar, Allah yaÅŸatmasın. UmduÄŸum kadar iyi bir albüm olmamış havası hissedersem, zaten o bende hastalıklara dönüÅŸebilen psikolojik bir bunalım olur. Ama kafamdaki resim güzel. Albüme güveniyorum. Yapılmış ve 2 yılda yapılacak en iyi albümlerden biri bence.

ALBÜMLERİMİN KONSEPTİ VAR
Albümün hazırlık sürecini anlatır mısınız?
3 yıldır bestelerin hazırlığı sürüyordu. Araya Eurovision girdi. Her albüm öncesi bir konsept araÅŸtırmasına giriyorum, ÅŸarkıların konsepti olsun istiyorum. 22 ÅŸarkı hazırladım. Bazı ÅŸarkılara 3-4 tane aranje yaptık. Birkaç aranjörle çalıştık. Ve sürecin sonuna geldik. Eserimiz bitti.

Albüm için kafanızda sahne konsepti de var mı?
Temmuzda 20 konserden oluÅŸan Fanta turnemiz olacak. Anadolu'yu gezeceÄŸiz. Orası için sahne ÅŸovu düÅŸünüyorum. Ama 6 Haziran'daki İstanbul konseri için insanların kafasını ÅŸovla, ışıkla yormak istemiyorum. Çünkü ÅŸarkıları ilk defa duyacaklar. Åžarkılara konsantre olsunlar istiyorum. Ama geceyi renklendirecek ufak sürprizler olacak.

Bu albümün diÄŸer albümlerden müzikal açıdan farkı ne oldu?
Yenilikçi bir yaklaşımla ama Kenan DoÄŸulu tarzını koruyarak yapılmış olması. Bütün eski ÅŸarkılarımın içinde R&B, caz, klasik, blues vardı. Belli bir sınırın içinde kalmamaya özen gösteriyorum. ÇeÅŸit çeÅŸit insanın seveceÄŸi türden içerik sunmaya çalışıyorum. Bugünün dünya pop müziÄŸine yaklaÅŸan modern elektronik pop sound'larının yanı sıra vintage rock müzikten esinlenmeler, klasik, R&B ve elektronik müziÄŸe kadar birçok tarzın denendiÄŸi bir albüm oldu. O renklilik, açık büfelik benim hoÅŸuma gidiyor. Vokal kayıtları Los Angeles, Pasific Studio'da kaydedildi ve özel mikrofonlarla sesimi deÄŸiÅŸtirmeye çalıştım. Dinleyenlere 'Bu ÅŸarkı 70'lerde yazılmış' dedirtecek kadar zamansız oluÅŸturmaya çalıştık bazı parçaları. Åžarkı sözlerinde ÅŸairane bir yaklaşım olmasına raÄŸmen, günlük kullanımdaki söylemleri de dikkate almaya çalıştım. 'Döncem ben sana' gibi lafları, yeni lisan, yeni ÅŸarkı sözü havasını yakalamaya çalıştım.

Yani sokaktan besleniyorsunuz... Evet. Çok gözlemci ve analizciyim. Birisinin söylediÄŸi bir laf, tavır beni etkileyebiliyor. Hemen telefonuma kaydediyorum, sonra üzerine bir parça çıkabiliyor.

Müzik size genetik bir miras, söz yazıyor, beste yapıyorsunuz. Åžarkıcılığınız mı besteci-söz yazarı kimliÄŸiniz mi iyi?
Ben güzel ÅŸarkı söylediÄŸimi düÅŸünüyorum. Sesimin rengi de güzel (gülüyor). Stüdyoda ÅŸarkı söylemek biraz zor. Her yönüyle sesiniz ön planda. Ama konserlerde insanların toleransı daha fazla. Stüdyoda tecrübe kazandıkça daha iyi ÅŸarkı söylediÄŸimi düÅŸünüyorum. Bugüne kadar en iyi ÅŸarkı söylediÄŸim albüm bu oldu. Dinleyiciler de daha iyi bir ÅŸarkıcı olma yolunda yürüdüÄŸümü fark edecekler. Aslında sözlerimi ve bestelerimi daha çok beÄŸeniyorum ama ÅŸarkıcılığım da gittikçe geliÅŸiyor. 

KENDİ KENDİNİN PATRONU OL
Peki, nedir bu 'Patron'luk hali?
Özellikle vermek istediÄŸim bir mesaj, desteklediÄŸim bir ideolojisi yok 'Patron' lafının. İnsanın risk alabilmesi, yenilikçi fikirlerinin arkasında durabilmesi, kendisinin patronu olabilmesi anlamına geliyor. Albümün adının 'Patron' olmasının sebebi bugüne kadar yaptığım en iyi albümlerden biri sanki. Patron, bu gibi geliyor bana.

Åžarkı sözlerindeki ÅŸiirsellik, sözlerin sevilmesi, sanatçı duruÅŸunuzun baÅŸarılı bulunması bir yana sizin kendi içinizde daha iyisi diyebileceÄŸiniz neler var?
Geçen hafta turnede toplam 250 bin kiÅŸiye konser verdim. Yıllardır bu böyle. SöylediÄŸim her ÅŸarkı, paylaÅŸtığım her fikir beni biraz daha büyütüyor. GeçtiÄŸimiz 16 yılı saymazsam eÄŸer, 16 yıl sonra da bundan 2 kat fazla desteklenmek, üretmek, paylaÅŸmak, insanlara besteler vermek istiyorum. Bir yandan görevim gibi hissettiÄŸim dünya barışı ve açlık gibi konularda yapabileceÄŸim ÅŸeyler olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Tamam, belki ÅŸimdi genciz ve ÅŸarkılarla geçiyor zaman. Ama bize yüklenen sorumluluklar özellikle yaÅŸlılık döneminde de faydalı olabileceÄŸi yolunda iÅŸaretler veriyor. Yardım konserleri yapan, smokinini giyip sahneye çıkan biri olup aldığım alkışları büyüterek yoluma devam etmek istiyorum.

AİLENİZİN SANATÇISI
Bu kadar seviliyor olmanızın sebebi nedir?
Kalbim temiz, galiba ondan (gülüyor). İnsanlarla iletiÅŸim kuruyorum. Dinleyici yaptığım röportajlardan, konserlerden, desteklediÄŸim derneklerden ve daha pek çok ÅŸeyden benimle ilgili ipuçları topluyor. Buna göre ulaşılabilirliliÄŸini, reytingini, sevilirliÄŸini belirliyorlar. En başından beri 'ailenizin sanatçısı' imajıyla baÅŸlayan sahiplenme içgüdüsü onların arkamdan geldiÄŸi hissini yarattı. Dinleyiciyle büyümek, ÅŸarkıları paylaÅŸmak aradaki bağı güçlendiriyor.

DoÄŸulu Production Los Angeles bünyesinde çalışmalarınız neler?
 Buradan Türk sanatçıları götürüp klipler çekip kayıtlarını yaptırmak istiyorum. Henüz bir çalışma yok. Bestelerle, İngilizce ÅŸarkı sözleriyle, demo hazırlığıyla ilgileniyorum. Bir gün gerçekleÅŸir mi bilinmez ama İngilizce albüm üzerine de çalışıyorum.

Dönem dönem uzun sayılabilecek süreler yurtdışında kalıyorsunuz. Türkiye'de yaÅŸanan sosyal olaylarda sizi rahatsız eden ÅŸeyler neler?
Belli konulara dikkat çekip siyasetçi gibi davranmak ya da önüne mikrofon uzatılmış boÅŸ konuÅŸanlardan olmak istemiyorum. Her zaman her ÅŸeyi ÅŸarkılarımla anlatmayı seviyorum. 'Patron', 'Rütbeli' gibi ÅŸarkılar olaylara bakışımı zaten özetliyor. İnce mesajlar içeren ÅŸarkılarım her albümde oluyor. Açlık, kavga, dövüÅŸ beni üzüyor. Sosyal gruplardaki aşırı uçlaÅŸma beni yaralıyor.

Kenan DoÄŸulu'yu Burak Kut sanmak
- En son kendinize ne aldınız?
Spor ayakkabı.

- En son okuduÄŸunuz kitap?
Zeitgeist. 

- En son izlediÄŸiniz film?
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi.

- Son zamanlarda en çok neye güldünüz?
Biri beni Burak Kut'a benzetti, ona güldüm. 

- En son neye ağladınız?
Bir arkadaşım beni kırdı, ona aÄŸladım. 

- Uğurlu objeleriniz var mıdır?
GözlüÄŸüm var. UÄŸruna inandığım objeler hep oluyor. O gün güzel geçtiyse giydiÄŸim gömleÄŸin ya da pantolonun uÄŸurlu geldiÄŸine inanırım ve kaybolduÄŸunda çok üzülürüm. 

- Çok sık mırıldandığınız ÅŸarkılar var mı?
'My Way' özel bir ÅŸarkıdır. YaÅŸam felsefemi ortaya koyuyor. Happy Birthday ÅŸarkısını ailemin doÄŸum günlerinde çok sık söylerim. 'Güllerin İçinden' çok söylediÄŸim bir ÅŸarkı olmuÅŸtur. Ne zaman ateÅŸ yakılsa elde gitar o ÅŸarkı söylenir (gülüyor).

- Ä°stanbul'un en güzel yerleri?
Arnavutköy'de Adem Baba'da ve Rumeli Kavağı'nda balık yemek, Bebek'te yürümek, Bakırköy, YeÅŸilyurt ve YeÅŸilköy'de bisiklete binmek. 

- Müzik dışında en çok neyle ilgileniyorsunuz?
Playstation bir tutku benim için. İnternette çok vakit geçiriyorum. Müzik indiriyorum, dizi filmleri takip ediyorum. 

- Biriktirdiğiniz ya da koleksiyon yaptığınız bir obje var mı?
Ayakkabı istemeden birikiyor. Çok ayakkabı alıyorum. Otomobil koleksiyonum var. Uzaktan kumandalı tekneler, tanklar, yarışan otomobiller gibi oyuncakları seviyorum. Çocuk ruhumun diri tutulmasını saÄŸlıyor.

Eurovision şarkıcı değil şarkı yarışması
Bizdeki sistem her ne kadar baÅŸarılı gözükmüÅŸ olsa da Sertab'tan bu yana ÅŸarkıcının seçilip ÅŸarkının denk getirilmeye çalışılması bana yanlış geliyor. Çünkü neticede bu bir ÅŸarkıcı deÄŸil, ÅŸarkı yarışması. Sertab zamanında sipariÅŸle hazırlanmış bir ÅŸarkı yapıldı ama her zaman o kadar baÅŸarılı bir ÅŸarkı yapılacak diye bir lüksümüz yok. Seçilen starın gücü ve oylamadaki katkısı çok önemli. Gurbetçilerin desteÄŸi de öyle. Herkesin kariyerinde önemli bir yer tutacak bu olayın profesyonelce düÅŸünülmesi gerekir. Neticede eÄŸlence programı ama yakamıza Türk bayrağını koyduÄŸumuz, o kadar insanın sorumluluÄŸunu taşıdığımız için, bu kadar reyting saÄŸladığı için elbette önemli bir program.

Tenis, yürüyüÅŸ ve resim yapmaya baÅŸladım
- Spor yapıyor musunuz?
Meditasyon, yoga, kuantum birkaç sene önce merak sardığım konulardı. Maymun iÅŸtahlıyım. Bu sene tenis oynuyorum. Beni fit yapıyor. KöpeÄŸim Elvis'le koÅŸuyorum. Akrilik boya yapmaya baÅŸladım. Büyük tablolara sürrealist yaklaşımlarla kendi içimdekini yansıtıyorum. Benden ressam olmaz ama boyaları fırlatıp bir ÅŸeyler yapmak hoÅŸuma gidiyor. Eskiden motor sporlarına meraklıydım. Yarışmak, geçmek, saniye benim için önemli kavramlardı. Artık tehlikeden uzak durmaya baÅŸladım. Kendimi korumaya alıyorum. Aşırı derecede adrenalin salgılamak yerine serotonine kaydım (gülüyor).

- Giyim tarzınıza takılarınıza herkes bayılıyor. Nerelerden alışveriÅŸ yaparsınız?
GittiÄŸim her yerden ama Londra, İtalya, Milano ve Los Angeles önemli duraklar. Stil danışmanım Ceyda Balaban da benim için alışveriÅŸler yapıyor. Yıllardır salaÅŸ giyiniyordum. Sahnede etek pantolonlar giydiÄŸim bile oldu. Dünya üzerindeki akım artık erkeklerin daha janti, jilet takımlar giyerek kendilerini yansıtması üzerine. Dünya pop ikonları centilmen gibi gözükmeye baÅŸladı. Biz de bu yaz şıklığa yöneldik.

EKİN TÜRKANTOS-ekin.turkantos@aksam.com.tr

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3