Ekonomiden sorumlu Bakan Ali Babacan ÇarÅŸamba günü 10 kadar iktisatçı köÅŸe yazarını İstanbul'da bir araya getirdi. Hazine MüsteÅŸarı ve Merkez Bankası BaÅŸkanı da toplantıya katıldı. Ama ekonomi yönetimi görüÅŸ beyan etmedi. Sadece iktisatçıları dinlediler. Bakan Babacan geçmiÅŸte de Merkez Bankası yönetimi ile beraber sık sık İstanbul'a gelir ve bu tür toplantılarda birçok iktisatçı ile görüÅŸür, fikir teatisinde bulunurdu. Dolayısı ile Bakan Babacan bıraktığı yerden yeniden baÅŸladı.
Biz de bu toplantıya davetli idik. Ancak daha önceden İstanbul Ticaret Odası'nda bir konuÅŸma yapmak üzere söz verdiÄŸimiz için, ilk bölümde dünya geliÅŸmeleri konuÅŸulduktan sonra, ayrılmak zorunda kaldık.
Toplantıda biz ayrıldıktan sonra Türkiye ile ilgili konuÅŸulanları meslektaşım Seyfettin Gürsel tarafından yazılmış olan bir özetten aktarıyorum. AÅŸağıda Seyfettin Gürsel'in toplantı özeti var. Tekrar edelim, buraya aktarılanlar İstanbul'daki iktisatçıların özet görüÅŸlerinin ortalaması. Bakın Seyfettin neler diyor!
***
'Her kafadan bir ses çıkmıştır' diye düÅŸünüyor olabilirsiniz. İktisatçı fıkraları düÅŸünüldüÄŸünde haksız sayılmazsınız. Ama toplantıdan benim beklentilerimi de aÅŸan bir konsensusun temayüz ettiÄŸini belirteyim. Elbette iktisat politikalarının dozajında ve zamanlamasında bazı görüÅŸ farkları var, ama iÅŸin özünde geniÅŸ bir görüÅŸ birliÄŸi olduÄŸunu düÅŸünüyorum.
Dünya ekonomisinin kriz sonrası, Türkiye'nin iÅŸini zorlaÅŸtırıyor. 2009 kayıp yıl. 2010'dan itibaren yüzde 5-6 büyümeye ihtiyaç var. Bu büyümeye, özellikle patlama yapan iÅŸsizliÄŸi adım adım geriletmek için de ihtiyaç var. İyimser bir tahminle yüzde 5-6 büyüme gelecek yıl baz etkisiyle (2009'daki aşırı küçülmenin üzerine) yakalansa bile, orta vadede sürmesi garanti deÄŸil. Çünkü iç talebe ve çoÄŸunlukla dış kredi ile finanse edilen yüksek cari açığa dayanan büyümeye geri dönüÅŸ artık pek mümkün deÄŸil. Mutlaka ihracata dayalı yeni bir büyüme modeline ihtiyaç var.
Böyle bir büyüme modeli önce tasarlanmak, sonra da 2009'dan itibaren adım adım uygulanmak zorunda. Kriz bir bakıma yeni büyüme modeline geçiÅŸi kolaylaÅŸtıran bir zemin yarattı. Türk Lirası aşırı deÄŸerli olmaktan çıktı. Rekabet gücü var. Piyasa reel faizi yüzde 5 civarında. Faiz hiç bu kadar düÅŸük olmamıştı. Küresel deflasyon ve durgunluk, enflasyonu hedeflerin altına indirdi. TCMB'nin eli rahat.
Bu zeminin korunması gerekiyor. Nasıl? Birinci sorun bu. Ama bu yetmez. Aynı zamanda makro zeminin sanayinin rekabet gücünü artıracak yapısal reformlarla desteklenmesi gerekiyor. Mevcut reel faiz, reel kur ve enflasyon düzeylerinin korunabilmesi para ve maliye politikalarının çok etkin bir karışımını gerektiriyor ve bu hiç de kolay deÄŸil. Bu noktada görüÅŸ ayrılıkları var. Ama önce ortak görüÅŸü özetleyelim.
İktisatçılar orta vadede maliye politikasının sıkılaÅŸtırılarak 2009'da ortaya çıkan zorunlu açılmanın kontrol altına alınmasını savunuyor. Dolayısıyla saÄŸlam bir orta vadeli mali programının ÅŸart ve acil olduÄŸu konusunda görüÅŸ birliÄŸi var.
Ancak kimi meslektaÅŸ, maliye politikasında gevÅŸemede ipin ucunun ÅŸimdiden kaçmak üzere olduÄŸunu savunuyor. Bir an önce gerçekçi bir 2009 bütçesi yapmak ve nasıl finanse edileceÄŸini ortaya koymak gerekiyor.
Benim son tahminim bu yıl küçülmenin yüzde 6'yı bulacağı ÅŸeklinde. Bu koÅŸullarda bütçe açığı 70 milyara, bütçe açık oranı da, yüzde 6'ya dayanır. Kriz koÅŸullarında bu o kadar vahim deÄŸil. Ancak nasıl finanse edileceÄŸi ve sonra nasıl toparlanacağı önemli. Tümüyle içeriden finanse edemezsiniz. Faizler artar. Tümüyle TCMB'ye dolaylı olarak finanse ettiremezsiniz. Beklentiler (enflasyon, kur, faiz) bozulur. Ama Merkez Bankası para politikasının sınırlı ve ölçülü miktar geniÅŸlemesi ile destek olabilir. Son tahlilde açığın önemli kısmını dış tasarrufla karşılamak zorundasınız.
IMF tartışması da bu noktada gündeme geliyor. İktisatçıların çoÄŸunluÄŸu IMF anlaÅŸmasından yana. Çünkü anlaÅŸmanın makro zemini korumayı kolaylaÅŸtıracağını düÅŸünüyorlar. IMF ile anlaÅŸma yapılmayacaksa da, belirsizlik bir an önce ortadan kaldırılmalı ve güçlü bir mali program ile yapısal reform paketi ortaya konulmalı. Zor reformlar gündemde, iÅŸgücü piyasası baÅŸta olmak üzere!
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.