Dünyanın en zor iÅŸlerinden biri ve algılamanın en temel öÄŸesi hiç ÅŸüphesiz 'süreklilik' ve 'sürdürülebilirlik'tir. Bu çerçevede 'benchmark' (nirengi, kıyas noktası) iÅŸlerden biri İKSV'nin düzenlediÄŸi ve kendisiyle ne kadar övünse az olacağı İstanbul Festivali'dir... Festivalin saÄŸladığı itibar, itibarın saÄŸladığı ticari baÅŸarı karşısında ÅŸaşırıp kalanların, uzun yıllar festivali doÄŸrudan desteklemiÅŸ olan Eczacıbaşı Holding'in ardından bayrağı devralan Borusan Holding'in bu iÅŸi nasıl yönettiÄŸine bir bakmalarında yarar vardır...
Bu yıl 37'ncisi düzenlenen Uluslararası İstanbul Müzik Festivali, 5 Haziran akÅŸamı Aya İrini'de düzenlenecek açılış konseri ile baÅŸlıyor. Benim de stres günlerim... 'Ah bunu kaçırdık!.. Eyvah, ÅŸunu kaçırıyoruz!..'
Festivalin ana sponsorluÄŸu 10 yıl süreyle Borusan'da... Bu yıl dördüncü sponsorluÄŸuna yelken açan Borusan çok naif bir iletiÅŸim konsepti bulmuÅŸ...
Borusan Holding Kurumsal İletiÅŸim Müdürü Åžule Yücebıyık, gönderdiÄŸi bilgi notunda demiÅŸ ki: 'Yeni neslin ve müziÄŸin gücüne inanıyoruz. Bu inancımızı, bu yılki festival tanıtım kampanyamızda baÅŸrolleri, geleceÄŸimizi temsilen 'yeni nesle' ve 'müziÄŸe' vererek dile getirdik. Borusan Kültür Sanat Dostları'nın 1-3 yaÅŸ arası çocukları, gönüllü olarak rol aldığı kampanyamızda, geleceÄŸe iliÅŸkin umut ve güven vaat ediyorlar.'
Borusan bu yıl festivalin açılış konserini ilk kez sokaÄŸa taşımaya karar vermiÅŸ. 5 Haziran akÅŸamı Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası'nın vereceÄŸi açılış konseri, Caddebostan sahiline yerleÅŸtirilecek dev ekrandan izlenebilecek, konser ayrıca www.borusan.com adresinden canlı olarak yayınlanacakmış.
Konserde Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası'nın performansına Viyana Devlet Balesi dansçılarından Gregor Hattala, Karina Sarkissova, Mihail Sosnovschi eÅŸlik edeceklermiÅŸ...
Festivale gidersiniz gitmezsiniz, önemli de deÄŸil. Ancak, bir ÅŸekilde iletiÅŸim, itibar yönetimi, kurumsal sosyal sorumluluk gibi kavramlarla bir ÅŸekilde ilgili iseniz; bu olay ve iÅŸ hedefleriyle etkileÅŸimini yakından izlemenizde büyük yarar var...
Coca-Cola yine yerel iletişime saygı sergiliyor
Herhalde ÅŸu Coca-Cola süzme salak... Aynı anda dünyanın dört bir yanında baÅŸlayan 'MutluluÄŸa Kapak Aç' kampanyasının Türkiye'deki ayağını kalkmış Türkiye için bir ton masrafa girerek yeniden üretmiÅŸ...
Oysa birçok 'ecnebi' ÅŸirket ne yapıyor? Merkezde -hangi ülkeyse- ürettiÄŸi filmleri alıp tercüme ettirip yayınlıyor ekranlarda. Coca-Cola'nın kurumsal iletiÅŸim direktörü Ebru BakkaloÄŸlu Tüzecan mektup yazmış bir de kıvançla, övüne övüne söz ediyor ÅŸirketin yaptıklarından...
Türkiye'den, günlük hayatın içinden seçilen karakterler yaÅŸamlarındaki mutluluÄŸun sırlarını anlatıyorlar filmlerde. Hayattan küçük anlar yakalayarak sadece kendilerini deÄŸil çevrelerini de mutlu eden gerçek hayattan dört karakteri, mutluluk sırlarıyla birer reklam kahramanı haline getirmiÅŸler.
Bakkal Yasemin, Balıkçı Abidin, Muhtar Sündüs ve Dansçı OÄŸulcan halk arasından seçilmiÅŸ. Senaryoya göre, dört kiÅŸinin ortak özelliÄŸi, ÅŸartlar ne olursa olsun yaÅŸadıkları anın kıymetini bilmeleri ve enerjilerini çevrelerine de yaymaları.
Ne gereksiz masraf ve zaman kaybı değil mi? Oysa al ABD'den Ocak 2009'da başlamış olan reklam filmlerini; kopyala yapıştır; işte sana bedavaya yakın bir iletişim işi...
Yok hayır her karesi yerli olacak... Coca-Cola, arada gözden kaçan ve bir 'iÅŸe' yaramayan bir iki fantastik film dışında, bunu hep yapıyor aslında... Ramazan aylarındaki reklamlarını, iftar sofralarını hatırlayın... ÅžiÅŸelerin yerel motiflerle giydirilme süsleme yarışmalarını...
Sonra da Türk kökenli olmalarına raÄŸmen ülkeye 'ecnebi' kalan yerli 'Marka adaylarını'...
Coca-Cola neden dünyanın en deÄŸerli markası sizce? Yerel düÅŸünüp yerel hareket ettiÄŸi için...