AKŞAM | YASAM | 05 HAZİRAN 2009, CUMA

Sibel Can Türkiye Diyeti’ne başlıyoruz

Özel Sibel Can Türkiye Diyeti, devreye soktuÄŸum çok ÅŸok bir program. 1 haftada bütün ülke dertlerini atıyorsunuz üzerinizden.

Gülüm DaÄŸlı gulumdagli@gmail.com

Tamam ÅŸampiyon olduk bitti. Sevindik, bağırdık, hatta iÅŸimize öyle geldiÄŸi için, “Mustafa Denizli iyi adamdır” dedik filan. Artık futbol konuÅŸmanız bittiyse baÅŸka bir ÅŸey anlatacağım deÄŸerli çalışma arkadaÅŸlarım (Bu da bir Deniz Baykal özdeyiÅŸidir)

Biliyorsunuz, haftalardır memlekette bir takım psikopatlıklar dönüyor. Ne kadar çok “katliam” diyoruz mesela, farkında mısınız? Köpek katliamı, Münevver Karabulut katliamı, sonra katliam evleri ve hatta katliam köyleri bile var. Katliamdan geçilmiyor yani. Ne kadar ÅŸeyden bir ülke haline geldik anasını satayım (ÅŸey = x deÄŸiÅŸkeni) Hayatta kalmak sanki çok istisnai bir durum.

Ben de biraz önce, Soldaki Son Ev diye bir katliam filmi izledim. Önümüzdeki hafta vizyona girecek sanırım. Toplasanız 7 karakter var filmde, 4 tanesi enteresan yöntemlerle öldürülüyorlar. Kiminin kafasına balta geçiriliyor, kimisinin beyni patlatılıyor fırında. Ötekiler de zaten ucuz kurtuluyorlar. Tecavüzdü, iÅŸkenceydi, doÄŸramaydı; ne ararsanız var. Perde kan gölü içinde kaldı, ben de hayatımda ilk kez gerilim/korku türünde bir film izlediÄŸim için titredim gerginlikten. Ve bazen düÅŸündüm, bu izlediklerimin büyük kısmını Münevver Karabulut da yaÅŸadı diye. EÄŸer izleme fırsatı bulursanız muhakkak siz de düÅŸüneceksiniz benzer ÅŸeyleri. Bu aralar kesmeli doÄŸramalı hangi filmi seyrederseniz seyredin düÅŸüneceksiniz. Psikoloji böyle bir ÅŸey iÅŸte; ve ne yazık ki hepimiz payımıza düÅŸen darbeyi aldık.

İki önemli ÅŸartımız var

Benim payıma biraz daha büyük bir ÅŸey düÅŸtü sanırım. Bu katliam meselelerinden, artan ölümlerden, facialardan o kadar etkiledim ki; kendime Özel Sibel Can Türkiye Diyeti programı hazırladım. Artık gündemi takip etmiyorum. Televizyon izlemiyorum, haber sitelerine bakmıyorum, babam içeriden “Uçak kaybolmuÅŸ, asker ÅŸehit olmuÅŸ, Adana’da 8 kiÅŸi ölmüÅŸ!” diye son dakika haberlerini anons ederken duymazlıktan geliyorum. Sahiden çok fazla etkilendim çünkü. Mardin olayını izlerken mesela, annesiz babasız kalan çocuklara o kadar üzülüp aÄŸladım ki, gece yarılarına kadar baÅŸ aÄŸrısı çektim. Münevver Karabulut’un yerinde ben olsaydım ya da küçük kuzenlerim olsaydı diye düÅŸünmekten paranoyak oldum.

Özel Sibel Can Türkiye Diyeti de bu sürecin sonunda devreye soktuÄŸum çok ÅŸok bir program. 1 haftada bütün ülke dertlerini atıyorsunuz üzerinizden. Tarifi veriyorum, lütfen not alın: AkÅŸam saat 7 ile 8 arası kesinlikle televizyonu açmıyoruz. Bu ilk ÅŸart. EÄŸer benim gibi Mehmet Ali Birand aşığı iseniz, ya da Ali Kırca veya UÄŸur Dündar (buna pek ihtimal vermesem de); internetten açıp fotoÄŸraflarına bakarak hasret giderin, kesinlikle açmayın televizyonu. İkinci ÅŸartımız, haber sitelerini sık kullanılanlar listenizden silmek. Haber bağımlıları bunu pek yapamaz; ben de ilk 3 gün yapamamıştım, biliyorum. EÄŸer öyleyse gazetelerin yalnızca magazin sayfalarını okuyarak güne baÅŸlayın. Günaydın olsun, Kelebek olsun; bütün bunlar üzerinizdeki derdi bir çırpıda alacak türden boÅŸ haberlerle dolu. KöÅŸe yazısı delisiyseniz de Hürriyet’ten Onur BaÅŸtürk okuyun. İstanbul gecelerinde neler olmuÅŸ bir öÄŸrenin; içiniz açılsın. AkÅŸam’dan TuÄŸçe Tatari okuyun; son dedikodular hep onda. YiÄŸit Karaahmet de gayet eÄŸlenceli yazılar yazar. Milliyet’ten Melis Alphan, Ekin Türkantos hem çok güzel kızlar, hem de akıcı dilleri var. Bu kadar tüyo arasında, yok ben hala Engin Ardıç okuyacağım diyorsanız size yapacağım bir ÅŸey yok; geçmiÅŸ olsun.

Kesinlikle deÄŸiÅŸtirilemez ve deÄŸiÅŸtirilmesi teklif dahi edilemez ÅŸartlarımız bunlar. Sonrası sizin seçimlerinizle belirlenecek. Daha çok kendi tarzınızı yaratacak, bölgesel çalışacaksınız.

Sabahları uyanır uyanmaz ve akÅŸamları yatmadan önce kitap okuyoruz. Peki hangi kitapları? Burası çok önemli! Sakın Proust, Shakespeare, Woolf, Dostoyevski filan okuyayım demeyin. Kitaplığınızdaki en ucuz aÅŸk romanını seçmeniz lazım. EÄŸer böyle bir kitabınız yoksa ve kriz sizi teÄŸet geçmiÅŸse (en ucuz ve kötü romanın 20 ytl olduÄŸunu varsayarsak, bu krizde çok para) çok satanlar listesindeki kiÅŸisel geliÅŸim kitaplarından yararlanın. Hem kolay okunur hem de kafanızı yormaz. Filmlerden ise romantik komedileri tercih etmeniz lazım. Meg Ryan, Hugh Grant, Charlize Theron filmlerinin listesini çıkarın ve bunları izleyerek kederlenmeye çalışın. Böylece duygu durumunuzu da dengeleyecek, ciddi olaylara karşı hassasiyetinizi yitirip aÅŸkın hayattaki en önemli mevzu olduÄŸunu sanmaya baÅŸlayacaksınız. Gelelim müziÄŸe… Alem FM, Power Türk ve Best FM arasında bir tercih yapın. Radyo dinlemekten hoÅŸlanmıyorsanız bir Gülben Ergen albümü edinin. İlk veya son albümü olması fark etmez. Bir Gülben Ergen ÅŸarkısı muhakkak bulunsun yanınızda. Hatta telefonunuz Giden Günlerim Oldu ÅŸarkısıyla çalsın. Nasıl olsa bu ÅŸarkı bir anlam ifade etmiyor. Kimseyi duygulandıracağını sanmıyorum.

Ben müzik konusunda çok hassasımdır aslında. http://www.lastfm.com.tr/user/lou_salome adresinden de hassaslığımı görebilirsiniz. Bugüne kadar Radiohead dinleyerek kendimi paralamışım meÄŸer. Ama artık diyetim gereÄŸi Yusuf Güney, Yalın, Nil filan dinliyorum. Pop müziÄŸin amaçsız mutluluk akışına bıraktım kendimi. Bakın gayet keyfim yerimde. Size de tavsiye ederim.


Haftanın Notları

•    Hastası olduÄŸumuz Scarlett Johannson Mango’nun yeni yüzü olmuÅŸ. Sevinelim mi üzülelim mi, onu daha sonra düÅŸünürüz; benim baÅŸka bir haberim var. Yeni bir albüm çıkarıyormuÅŸ. Tom Waits ÅŸarkılarını söylediÄŸi ilk albümünden sonra, Break Up isimli yepyenisini 3 Ekim dolaylarında dinleyebileceÄŸiz.
•    Bu hafta Orhan Alkaya’nın görevden alınması beni en çok üzen haber oldu. Ötekileri okumadığım için herhalde… İstanbul Åžehir Tiyatroları’nın Genel Sanat YönetmenliÄŸine AyÅŸe Nil ÅžamlıoÄŸlu getirilmiÅŸ. BaÅŸarılar diliyoruz dilemesine ama, Orhan Alkaya’nın niye görevine son verildiÄŸini de bir öÄŸrenseydik keÅŸke. Belediyeden hiçbir açıklama gelmemesi çok enteresan.
•    Son notum en önemlisi: Annem dizisi nihayet bitmiÅŸ, hepimize geçmiÅŸ olsun. Darısı Adanalı ve Arka Sokaklar’ın başına.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3