Üç hafta süren Gazze saldırısında İsrailliler, 1380 Filistinli'yi öldürüp 6 bin kadarını da yaralamıştı. BaÅŸta ABD olmak üzere Batılılar ve ofis ile okulları bombalanan BM tüm bu saldırı sırasında sesini çıkarmadı.
Türkiye'nin de çok aktif olarak katkıda bulunduÄŸu barış görüÅŸmelerinin sonucunda ateÅŸkes saÄŸlandığında İsrail saldırılarını durduracak, Gazze'ye yönelik ambargo ve kuÅŸatmasını aÅŸamalı olarak kaldıracak Hamas ise İsrail'e fırlattığı füzeleri durduracaktı.
Bu anlaÅŸmanın imzalanmasından sonra neredeye dört buçuk ay geçti. Ancak İsrail ambargo ve kuÅŸatmayı kaldırmadı ve Gazze'ye yönelik aralıklı olarak sürdürdüÄŸü saldırılarında ÅŸimdiye kadar 17 Filistinli'yi öldürdü.
Peki ABD ve Avrupa ülkeleri ne yaptı?
Gazze'nin yeniden imarı için heyecanlı bir ÅŸekilde Mısır'da bir araya gelen bu ve yandaşı ülkeler milyarlarca dolarlık yardım sözü verdi ama ÅŸimdiye kadar beÅŸ kuruÅŸ göndermediler.
Binlerce Filistinli ise hala çadırlarda ve yıkık evlerde ilaçsız, yakıtsız ve çok zor koÅŸullarda yaÅŸmayı sürdürüyor.
Yani Batılılar geleneksel tavırlarını bir kez daha kanıtlayarak ne denli iki yüzlü, vicdansız ve insafsız olduklarını gösterdi.
Ocak 2006'da seçimi kazanan Hamas'ın radikal olduÄŸunu söyleyerek Gazze'ye ambargo uygulayan aynı Batı radikallerin en radikali olan Evimiz İsrail Partisi'nin seçimi kazanması ve bu partinin lideri Liberman'ın İsrail DışiÅŸleri Bakanı olmasına hiç tepki göstermedi.
Oysa Liberman, Gazze olayları sırasında dönemin hükümetini eleÅŸtirerek Filistinliler üzerine nükleer bomba atarak toptan yok edilmelerini istiyordu.
Åžimdi bir düÅŸünün, bir yanda 61 yıldır iÅŸgal altında yaÅŸayan ve iÅŸgale karşı çok basit silahlarla mücadele eden ve mücadele ettiÄŸi için terörist ilan edilen bir Filistin halkı, öbür tarafta baÅŸka bir halkın toprağını iÅŸgal ederek o halka sürekli terör estiren ama Batılılar tarafından kabul gören bir İsrail.
Hamas'a terörist diyerek Filistin hükümetini tanımayan Batı hiç tereddütsüz Liberman'ı dünden itibaren misafir ediyor.
Liberman İtalya, Fransa, Almanya ve AB Dönem BaÅŸkanı Çek Cumhuriyeti'ni dolaşıyor. Üstelik Liberman bu tura çıkmadan Avrupalılara 'Bizi eleÅŸtirmekten vazgeçin yoksa sizi fena yaparız' türünden tehditler de savurmıştı.
Liberman'ın baÅŸbakanı ve onun gibi radikal olan Likud Partisi lideri Netanyahu ise 18 Mayıs'ta Beyaz Saray'da Obama tarafından misafir edilecek. Oysa aynı Netanyahu, Filistin ve Suriye ile asla barış yapmayacağını söyleyerek iÅŸe Kudüs'teki Filistinlilerin evlerini yıkmakla baÅŸladı.
Oysa Obama bölgede barış için mutlaka bir bağımsız Filistin devletinin kurulması ve İsrail ile Suriye'nin barışması gerektiÄŸini söylemiÅŸti. Netanyahu ise ne Suriye'nin Golan bölgesinden ne Filistin'in Batı Åžeria bölgesinin büyük bölümünden asla çekilmeyeceklerini söyleyerek tavrını peÅŸinen koymuÅŸtu.
Arap ve İslam ülkeleri ise sesini çıkarmayarak durumu çaresiz izlemekle yetiniyor.
Olanlar ise Filistin halkına oluyor.
Toprağının yarısı 1917-1947 yılları arasında dünyanın dört bir yanından gelen Yahudiler tarafından elinden zorla ve kanla alınan ve geri kalan toprağı da 1967'de iÅŸgal eden Filistin halkı.
Åžimdi bir düÅŸünün; böyle bir halk ve onu temsil eden Hamas, Batılılar tarafından terörist kabul ediliyor ama bu halkın toprağını iÅŸgal ederek ona 90 yıldır esaret ve cehennem hayatı yaÅŸatan İsrail aynı Batılılar tarafından baÅŸ tacı ediliyor.
İşte bu nedenle Gazze'de yaşananlar unutuldu.
Tıpkı 2006'de İsrail saldırısı sonucu Lübnan'da yaÅŸananların unutulduÄŸu gibi. O saldırıda da 1600 kadar insan öldürülmüÅŸ, binlercesi yaralanmış ve Beyrut'ın büyük bölümü yerle bir edilmiÅŸti.
Osmanlı'nın dediÄŸi gibi 'Hafıza-i beÅŸer nisyan ile maluldür'.
Yani insan yaÅŸanan tüm acıları çabuk unutuyor.
Unutması da belki doğal ve zaman zaman da iyi olabilir.
Ama kötü olan yaÅŸananlardan insanların, halkların ve devletlerin ders almamasıdır.
İsrail kurulduÄŸu günden itibaren her tarafa saldırmakta ve baÅŸkalarının toprağını iÅŸgal etmektedir.
İsrail başından beri Filistin halkına çok büyük acılar yaÅŸattı, yaÅŸatıyor.
İsrailliler inandıkları Siyonist ideolojinden dolayı asla barış yapmaz. Çünkü barış, iÅŸgal altında tutulan Filistin, Suriye ve Lübnan topraklarından çekilmeyi gerektiriyor. Oysa İsrail son yıllarda Rusya ve eski Sovyet cumhuriyetlerinden gelen Yahudileri buralarda yerleÅŸtirmiÅŸ durumda ve bunlara 'hadi geri dönün' diyemez.
ABD ve Avrupa'daki Yahudi lobiler ise işin cabası.
Bu lobiler, İsrail-Arap gerginliÄŸini bahane ederek Amerikan dış politikasını ve kamuoyunu ipotek altında tutuyor ve bundan da vazgeçmek istemez.
BaÅŸkan Obama'nın önündeki en önemli sorun budur.
Obama lobileri aÅŸabilirse o zaman dünyada çok ÅŸeyin deÄŸiÅŸebileceÄŸine inanabiliriz.
Yoksa Batı aynı Haçlı Batı olarak kalır ve bu Batı'nın dini lideri Papa 16.Benedikt bu hafta sonunda İsrail'e giderek Filistin halkına yaptığından dolayı kutlar ve kutsar.
Bu arada İsrail'in 2001 Cenin katliamları sırasında Hıristiyanların en kutsal mekanlarından biri olarak bilinen Beyt Lehim'deki Meryem Ana Kilisesi'ni de gezer!!
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.