Åžu 'heykel kısmı' hiçbir ÅŸeyden çekmedi bizim milletten çektiÄŸi kadar. Son olarak Müjde Ar, Anayasa Mahkemesi'nin önündeki heykelin göÄŸüslerini Aysun Kayacı'nın göÄŸüslerine benzeterek estetiÄŸe bakış açısını bir kez daha gösterdi. Ondan önce Bekir CoÅŸkun, 'Hukuku temsil eden gözü açık kadın heykeline bakıyorum, bağırmak geliyor içimden' dedi, kimseden çıt çıkmadı. Ama Müjde Ar, 'GöÄŸüsleri Aysun Kayacı'ya benziyor' dedi, heykel manÅŸete çıktı. Fena mı oldu? Hayır olmadı. İslamiyet'in figürlü anlatım yasağı yüzünden zaten Türk toplumuna geç giren bu sanat dalı, hiç deÄŸilse, Aysun Kayacı'nın göÄŸüsleri sayesinde tüm gazetelerde neredeyse manÅŸetten yer aldı.
Bu durum fena olmadığı gibi hayırlı da oldu aslında. Åžimdi pek çok insan; 'Aysun'u göremiyoruz, bari gidip heykeli bir görelim' diyecek. Heykeli göÄŸüslerden baÅŸlayarak incelemeye koyulacaklar. Aysun'unkileri (!) tahayyül etmeye çalışırken, heykelin bel bölgesi ile eteÄŸinin kıvrımlarındaki ustalığa dikkatleri çekilecek. Sonra, en kabız yanımız olan yorum getirme ihtiyacı doÄŸacak birden; 'iyi ki heykelin gözü açık, hukuk uyumuyor' diyecekler. Kulağında 'ortam dinlemesi için' bir kulaklık, terazinin içinde de bir Jammer (sinyal bozucu) neden yok' diye soracaklar. Kim bilir belki de böylece hukuku sorgulama ile heykel sanatına ilgi duymanın ilk tohumları Aysun Kayacı'nın göÄŸüsleri sayesinde atılmış olacak.
Hem bundan sonra halkımız, devlet törenleriyle yerleÅŸtirilip, en fazla 2 yıl sonra 'Ahlaka mugayir', 'Muzır', 'Edep dışı', 'Böyle sanatın içine tükürürüm' diyerek gece yarısı operasyonu ile sökülüp hurdalığa atılan heykellere de sahip çıkacak belki. Antalya'dan Samsun'a, BaÅŸkent'ten Zonguldak'a dek dört bir yandaki meydanlara bir koyulup bir kaldırılan heykeller selamete çıkacak böylece. 'Heykellerimizin selameti Aysun'un göÄŸüslerindeymiÅŸ meÄŸer' diyecek heykeltıraÅŸlar da.
Anneye kalkan eller
70'li yaÅŸlarını sürüyor olmalı ya da öyle gösteriyor. Bedenine bol gelen eteÄŸini, erkek kemeriyle sıkıştırmış. Çoraplarının gevÅŸemiÅŸ konçları, burunları açılmış asker botlarının üstüne yığılmış. Uzun eteÄŸiyle botları arasından çelimsiz bacakları görünüyor. Sırtındaki erkek ceketinin cep ağızları yırtık, omuzları düÅŸük. SoÄŸuktan kızarmış ellerinin biriyle çantasını kurcalarken, öteki kolunu kafasına gelen yumruklara siper ediyor. OÄŸlan 25'inde var mıydı, hatırlamıyorum. Var gücüyle vuruyor teyzeciÄŸin kafasına kafasına. EÅŸarbı açılmış, pamuk saçları darmadağın. Hani nerede benim duyarlı milletim? Müdahale eden yok, sadece ÅŸaÅŸkın bakışlar var çevrede. Ellerim dosyalarla dolu. Yere atıversem hava yağışlı, yerler çamur. Öylece girdim araya. OÄŸlan nasıl da benziyor anacığına. Burnu ile gözlerinin yeÅŸilini ondan almış. Sonra cesaretini toplayan iki delikanlı tuttu oÄŸlanın kollarından. Hemen köÅŸede polis kulübesi var. İçinde de iki polis. Genç olanı geldi, ağır adımlarla. Vukuata alışkın belli. OÄŸlanın kulağını çekti hafiften; 'Yürü karakola' diyecek ama anası izin vermiyor ki. 'Hayır ÅŸikayetçi deÄŸilim' dedi yaÅŸlı kadın; 'İş bulamadı, parası yok. Para istedi. Bende de yok ama inanmıyor.'
Evladından arka arkaya yediÄŸi yumruklar, onun ana yüreÄŸini katılaÅŸtıramadı. Çevredeki ÅŸaÅŸkın bakışlı gözler sulandı. Zor tuttular kendilerini haykıra haykıra aÄŸlamamak için. Aylarca gözümün önünden gitmedi BeyoÄŸlu'nun göbeÄŸinde evladından dayak yiyen yaÅŸlı teyze.
Her Anneler Günü'nde tekrar tekrar geçecek o sahneler gözümün önünden. 'Kim bilir ne yapıyor ÅŸimdi' diyeceÄŸim.
Zeynep Tunuslu annemi giydirirse
Geçen hafta Londra'daki bazı maÄŸazalarda gördüm, fikir çok hoÅŸ geldi. Daha uzun ya da zayıf görünmek için ne tür kıyafetler giyilmesi gerektiÄŸinden tutun da, hangi renk kıyafetlerle daha enerjik göründüÄŸünüze, kullanacağınız ayakkabı ve çanta modeline kadar danışmanlık eden kiÅŸiler bulunduruluyor. Bu kiÅŸiler bildiÄŸimiz tezgahtarlardan çok farklı donanımda oluyor tabii. Bir gün önceden randevu alıyorsunuz. İki saat boyunca birlikte alışveriÅŸ yapıyor ve kendinize yeni bir imaj belirliyorsunuz. Yakındır, bize de gelir derken Capitol AlışveriÅŸ Merkezi'nde aynı uygulamanın bugün ve yarın Anneler Günü'ne özel olarak yapılacağı haberi geldi. Yalnız, Danışmanlık hizmetini 'çılgın modacı' Zeynep Tunuslu üstlenmiÅŸ. Annemle gittiÄŸimi düÅŸünüyorum da; kahverengi döpiyesin altında mor spor ayakkabı ve pembe puantiyeli kasket ile annemi görmek çok eÄŸlenceli olabilir aslında.
Anne de olabilir insan aşık da
İkisi de birbirine benzer çünkü/ ikisi de birbirini besler/ İkisi de yeni ÅŸeyler sever.../ Ah benim herkes özgür olmadan/ Hiç kimsenin özgür olamayacağını/ Bir türlü öÄŸretemediÄŸim/ Ah benim! Ah benim hayatta en çok/ En çok sevdiÄŸini üzenim...
Yarın farklı bir ÅŸey yapın. Ruhunuzu dinlendirin. Heyecanları çok gerilerde bırakmış annenizin, soÄŸana, una bulanmış ellerine bu kitabı tutuÅŸturun. Åžair Nur Saka'nın 2008 Sevda Ergin Åžiir Ödülü birinciliÄŸine deÄŸer görülen bu ÅŸiirini siz okuyun annenize.