Türe Özçelik

kategori2

40 yıl önce 40 yıl sonra

Sahaflardan topladığım 40 yıl öncesinin Ses ve Hayat dergilerini karıştırırken 1970 yılından bir okur mektubuna rastladım. O dönemki eÄŸitim sorunlarından bahsediyordu. Bakıyorum bugün de deÄŸiÅŸen bir ÅŸey olmamış.
GeçmiÅŸe bir 'tık'la ulaÅŸabilme lüksü ÅŸahane ama elde hışır hışır eden dergi ve gazete sayfalarının tadını vermiyor ki bu 'tık'lamalar. Ekranda akıp giden yazılarda sararmış gazete satırları arasına sıkışmış ruhu bulmak ne mümkün! Yıllar önce sahaflardan topladığım 40 yıl öncesinin Ses ve Hayat dergilerinin ciltlenmiÅŸ sayılarını karıştırırken düÅŸündüm de, bugünkü çocukların kitaplıklarında böyle kalın ciltler olmayacak. Fasikülleri biriktirip ay sonunda ciltciye götüren kaç anne-baba kaldı? Hayat ve Cumhuriyet ansiklopedilerinden ödev hazırlamayı da bilmezler bu çocuklar! Bilmedikleri bu tada özlem de duymayacaklar.

***
21 Kasım 1970 tarihli Ses Dergisi'nde 'Merak Ettikleriniz' adlı köÅŸede bir okur mektubu iliÅŸti gözüme. İstanbul'dan M.E. rumuzlu okur, 'Kızım  ilkokulu bitirince tam bir ay, o okul senin bu okul benim, kayıttan kayıta, imtihandan imtihana koÅŸtuk. Åžükür, İngilizce tedrisat yapan bir okulu kazandı. Fakat ilk karnesi zayıf gelince okuldan çağırdılar. ÖÄŸretmeni, kendi salık verdiÄŸi bir öÄŸretmenden haftada bir hususi ders aldırmamın çok faydalı olacağını belirtti' demiÅŸ ve ardından sormuÅŸ: 'EÄŸer dışarıda haftada bir saat hususi ders almakla çocuklarımız o yabancı dili daha iyi öÄŸrenecekse, niçin Milli EÄŸitim Bakanlığı okul programını buna göre ayarlamaz da bizi maddi olarak ikinci bir külfete sokar?'
KöÅŸeyi hazırlayan Sezai Solelli'nin yanıtı ise ÅŸöyle: 'Yapılacak bir tek ÅŸey var, sizin durumunuzda olan diÄŸer velilerle birleÅŸin, okulun müdürüne çıkın'.
Yani  Solelli, kazan kaldırın, itiraz edin, tartışın demek istemiÅŸ besbelli. M.E. ne yaptı bilinmez ama bugün hayattaysa o zamanki haline ÅŸükrediyor olmalı. 40 yıl sonra durum iyice vahim. Sınavlarla boÄŸuÅŸan çocuklar okuldan eve gelince yalnızca İngilizce mi, Türkçe, matematik, fen, coÄŸrafya, tarihten de 'hususi' ders alır oldular. Hafta sonları da dershaneleri dolduruyorlar. Üstelik veliler bırakınız okul idaresine ya da Milli EÄŸitim'e kazan kaldırmayı, durumu benimsediler, ailece rekabetteler. Bu yazı 40 yıl sonra olur da bir gün baÅŸka bir yazara tesadüf ederse, o da benim gibi  gazetedeki köÅŸesinden '40 yıl öncesini mumla arar olduk' demez inÅŸallah!

KÖMÜRDEN KONTÖRE
İstanbul'un ünlü okullarından birinde her yıl öÄŸrenci temsilcileri seçiliyor. Temsilciler seçildikleri yıl boyunca tüm öÄŸrencilerin lideri oluyor. ÇeÅŸitli organizasyonlar yapıyor, balolar düzenliyor, okul idaresi ile öÄŸrenciler arasında köprü oluyorlar. Havalı bir pozisyon yani. ArkadaÅŸlar arasında karizmaları tavan yapıyor.  'Okula havuz yaptırıcam', 'kantine kola makinesi koydurucam' seçim kampanyasının favori vaatleri arasında imiÅŸ. Ama öÄŸrenciler bu imkansız vaatlere pek prim vermeyip ciddiye almayınca, adaylar yeni bir yol bulmuÅŸlar; seçmenlere kontör yolluyorlarmış. En çok kontörü kim yollarsa öÄŸrenciler ona oy veriyormuÅŸ. Henüz 15'li yaÅŸlarını süren çocuklar, oy toplamanın yolunu kimlerden öÄŸrendiler dersiniz? Ön tekerlekler kömür verirse, arkadakiler de kontör dağıtır. Bu 'iyi' okulun öÄŸrencileri kuvvetle muhtemel, yarının ülke yönetiminde söz sahibi olacaklar. Seçimi kazanma yöntemleri de ÅŸimdiden belli. Yani 40 yıl sonra da korkarım pek bir ÅŸey deÄŸiÅŸmeyecek!

YARDIMSEVERLER BUNU HAK ETMİYOR
'ÇaÄŸdaÅŸ YaÅŸamı Destekleme DerneÄŸi 'ÇaÄŸdaÅŸ Evler Projesi' yürütüyor' baÅŸlıklı mail bir süredir ortalıkta dolaşıyor. Mailde kız öÄŸrenciler için, üçer kiÅŸilik 25 çaÄŸdaÅŸ ev kurulduÄŸu, ev eÅŸyalarına ihtiyaçları olduÄŸu belirtilmiÅŸ ve kullanmaktan sıkıldığınız, atacağınız eÅŸyalarınızı göndermek için irtibata geçilebilecek bir de telefon numarası verilmiÅŸ. Evinden bir çöpünü bile atarken bin kere düÅŸünen annem evdeki yepyeni halıları, tertemiz yatakları ÇYDD'ye vermek üzere ayırdı. Dubai'den Almanya'ya öyle yoÄŸun bir baÅŸvuru olmuÅŸ ki! Yetkililer ÅŸaÅŸkın: 'Bizim böyle bir projemiz yok. SaÄŸ olsun iyi niyetli bazı kiÅŸilerin düzenledikleri bir kampanya' diyorlar. ÇaÄŸdaÅŸ ÖÄŸrenci Evleri Projesi sorumlusu olarak telefonu verilen Güler Tunç telefonlara çıkmıyor. ÇYDD Ankara Åžubesi ise 'ihtiyacı olan kızlar eylül ayında buraya gelir ve ihtiyaçlarını söylerler. Biz de onları yardımseverle buluÅŸtururuz. Åžu anda hiçbir ÅŸeye ihtiyaç yok' diyor. Milletimizin bu yardımsever yüreÄŸi 'Bir yanlış anlama var, bizim böyle bir projemiz yok' diyerek telefondan geri çevrilmeyi hak etmiyor. ÇYDD bu potansiyeli bir baÅŸka projeye yönlendirmeyi denese ya?

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3