Tuğçe Tatari Evliyagil tugce.tatari@aksam.com.tr

kategori2

Hangi yazar bakanlığa oynuyor?

Ülkenin popüler, etkin ve güçlü yazarlarından biri olabilirdi... BaÅŸarılı olması deÄŸil baÅŸarısız olması sürpriz sayılacaktı. Ne olduysa oldu ve eleÅŸtiri mekanizmasını kaybetti. Etkin bir yazar, iktidara dair gerçek ve eleÅŸtirel saptamalar yapabilmeliydi.. Yapamadı. Yapamamakla da kalmadı, AKP ay pardon AK Parti propagandacısına dönüÅŸtü.
Tahmin ettiÄŸiniz üzere bahsettiÄŸim kiÅŸi Sabah Gazetesi yazarı Emre Aköz'den baÅŸkası deÄŸil. Hal böyle olunca 'Emre neyin peÅŸinde?' soruları çıktı ortaya. Åžimdilerde 'AKP'ye yakın gazeteciler' listesinde hakkını vererek ilk sıralara oturan Aköz'le ilgili 'ÅŸaşırtıcı olmayan' iddialar dolanıyor. Deniyor ki; 'Emre'nin gazetecilikle ilgili bir beklentisi, gelecek planı yok. O önce milletvekilliÄŸine oynuyor sonra da Kültür Bakanlığı'na... Ve bu oyun Gül ailesiyle gün geçtikçe daha girift hale gelmesi planlanan (arzulanan) iliÅŸkilerle saÄŸlamlaÅŸtırılmaya çalışılıyor.'
Åžaşırtıcı olmayan bir iddia demiÅŸtim... Çünkü görünen durum bu 'söylentiler'e gayet uygun... Bir diÄŸer yandan Aköz ailesini içten içe kemiren 'Memecan kıskançlığı'ndan da bahsediliyor. Kıskançlığın sebebi ise Salih Memecan'ın Abdullah Gül'le 'daha elle tutulur' bir dostluÄŸu olması. Elle tutulura bazı örnekler verelim; Gül ailesinin ABD'de Memecanların konuÄŸu olması, evlerinde kalması. Küçük oÄŸulları Emre'yi   3 aylığına Memecanlar'a emanet edip yurda dönmeleri, Nursuna Memecan'ın hali hazırda milletvekili olmuÅŸ olması...
İşte, Emre Aköz'ün, Salih Memecan'ın iliÅŸkilerine, Nursuna Memecan'ın titrine ulaÅŸmak istediÄŸi, kendini ve eÅŸini hayatta birer 'Memecan olmak' için konumlandırdığı konuÅŸuluyor...
Zaten günümüzde gazetecilik haber derdiyle, meslek ilkelerine baÄŸlılıkla deÄŸil baÅŸka alanlarda 'saÄŸlam koltuk' kapmak amacıyla yapılıyor. Bizlerse yetiÅŸtirilirken mesleki olarak örnek almaya ÅŸartlandırıldığımız Abdi İpekçi, UÄŸur Mumcu gibi gazetecileri etrafımızda görememenin ÅŸaÅŸkınlığını yaÅŸamaya devam ediyoruz...
Gerçi geçmiÅŸte de milletvekilliÄŸi sevdasına kapılan yazarlar olmuÅŸ. Ama zaman içerisinde her iki alanda da silinip, kaybolmuÅŸlar. Henüz yazarlıktan çıkıp 'star milletvekili' olmuÅŸ, almış başını baÅŸarıdan baÅŸarıya koÅŸmuÅŸ bir örnek olmamasına raÄŸmen denemekten vazgeçemiyorlar. İktidar arzusu esas mesleÄŸi satmayı saÄŸlıyor herhalde. ÇoÄŸunlukla erkek gazetecilerde görünen bu 'daha iktidar, daha güç' hastalığı ilerleyen yaÅŸla beraber insanın saygınlık kaybetmesine de neden olabiliyor.

Mustafa Denizli'nin gazeteci konukları
Son günlerin en merak edilen adamlarından biri ÅŸüphesiz Mustafa Denizli. BeÅŸiktaÅŸ'tan ayrılacak mı yoksa devam edecek mi tartışmaları sürerken o çoktan en sevdiÄŸi ÇeÅŸme'de tatil yapmaya baÅŸladı bile.
Denizli bu hafta sonu ÇeÅŸme'deki otelinde gazeteci dostlarını ağırlıyor. Vatan Gazetesi Spor Müdürü İbrahim Seten, Sanem Altan, Ahmet Hakan ve Åžansal Büyüka. Cumadan pazar akÅŸamına kadar beraber olacak ekip 'dost'luk sebebiyle bir araya geliyor. Bu arada Seten ve eÅŸi Sanem Altan'ın Ahmet Hakan'la olan arkadaÅŸlığı 'medya dünyasının yeni kankaları' olarak anılmalarına sebep oluyor. Bu üçlü son zamanlarda sık sık bir araya geliyor.
Üç gün üç gece ÅŸampiyonluÄŸu kutlayacak ekip mutlaka son durumlar hakkında 'gizli' sohbetler de yapacak. Bizler ise yeni BeÅŸiktaÅŸlı Ahmet Hakan'ın bu seyahatten 'Mustafa Denizli gidiyor mu kalıyor mu' sorusunun cevabıyla dönmesini bekliyoruz...
NOT: Hıncal Uluç ile Mustafa Denizli'nin yıllara dayanan dostluÄŸu bilinir. Sebebini öÄŸrenemedim ama Uluç'un Denizli ile ciddi bir küslük yaÅŸadığı ve 'O benim için futbol dünyasının Sezen Aksu'su olmaya mahkum' dediÄŸini duydum. Uluç'un birine küstüÄŸü zaman barışmasının ne kadar zor olduÄŸunu biliyorum. Sanırım bu sebeple ÇeÅŸme'ye davet edilen gazeteci 'dostlar' grubunda Hıncal Uluç yok.

Ajda: 1 Semiramis: 0
İzzet'in Perestroyka'sında sırtım kapıya dönük oturuyorum. Bir anda masada hararetlenme oldu, içeriye birinin girdiÄŸi belliydi. Arkamı dönüp baktığımda Ajda Pekkan'ı gördüm. Sanki biraz boyu mu kısalmıştı ne... Önüme döndüm 'Ajda mı o?' soruma 'Hayır Semiramis' yanıtı almam çok ÅŸaşırtıcıydı. O kadar kötü, baÅŸarısız ve kendini belli eden yüz estetiÄŸi ancak Ajda'da olabilirdi çünkü. Semiramis, ailenin daha bilinçli, daha akıllı ve estetik operasyonlara karşı kontrollü olanıydı...
Aradan birkaç gün geçti, Ajda Pekkan'ı önce Beyaz Show, sonra Güneri CıvaoÄŸlu'yla Åžeffaf Oda'da izledim. Gerçek bir genç kızdı. GeçmiÅŸte estetiklerinin acımasızca eleÅŸtirildiÄŸini hatırlıyorum. Ajda'nın göbek deliÄŸi üzerine fıkralar bile yaratılmıştı. Demek o günlerde de bir bildiÄŸi varmış...
Her ÅŸey bir yana; yıllardır Pekkan kardeÅŸler arasında yaÅŸanan gizli rekabetin galibi açık arayla Ajda olmuÅŸtu. Oysa onlar için beklenen son Ajda'nın Michael Jackson olması, Semiramis'in ise güzel yaÅŸlanmasıydı.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3