Zeytin ve zeytinyağı üreticileri geçen hafta İzmir Vinolive Fuarı'nda buluÅŸtu. Dünyadaki gidiÅŸata bakılırsa barışın simgesi olan zeytin dalını pek yakında zenginliÄŸin simgesi olarak da kabul edeceÄŸiz...
Geçen hafta, zeytinyağına gönül vermiÅŸ hemen herkesi buluÅŸturan bir fuar vardı. İZFAÅž tarafından organize edilen ve 21-24 Mayıs 2009 tarihleri arasında Uluslararası İzmir Fuar Alanı'nda gerçekleÅŸtirilen 'Vinolive 6. Åžarap, Zeytin, Zeytinyağı ve Teknolojileri Fuarı'nın tam 21 ülkeden konukları vardı.
Üzümün ve zeytinin anavatanı Anadolu'nun ürün çeÅŸitliliÄŸini ve kalitesini sergilemek ve Türk firmalarının global pazardaki rekabet güçlerini artırmasına yönelik giriÅŸimlere destek olmak amacıyla düzenlenen Vinolive, 6. yılında da katılımcılarına önemli iÅŸ baÄŸlantıları kurma olanağı saÄŸladı. Åžarap alanında yeterli katılımın olmayışı dikkat çekici ve üzücüydü. Ama zeytinyaÄŸcılar açısından durum parlaktı. Zeytinyağı alıcıları arasında kimler yoktu ki; Avustralya, Çin, Hindistan, Suudi Arabistan gibi farklı pazarlardan gelen ziyaretçiler, kurdukları baÄŸlantılarla herkesin dikkatini çekti.
Zeytinyağı konusunda, ülkemizdeki zeytin üreticilerini ve zeytinyağına gönül verenleri hayli sevindiren geliÅŸmelerin birinci ağızdan tanığı olduk. İyi haberleri bizzat Uluslararası Zeytinyağı Konseyi (IOC) BaÅŸkanı, Ürdünlü Cemal Al Batsh'tan dinledik. Cemal Bey'le birlikte bir panelin konuÅŸmacıları arasındaydık. Dünyada yükselen zeytinyağı tüketimini IOC rakamlarıyla sıralayan BaÅŸkan Al Batsh'ın öngörülerine göre, bu hızla devam ederse dünyadaki zeytinyağı tüketimi bugünkünün iki misline çıkacak. Bizim gibi, zeytini zeytinyağından çok sofralık olarak tüketen ülkelerde bile, zeytinyağı tüketiminin artması bekleniyor. Ülkemizde diÄŸer sıvıyaÄŸlarla karşılaÅŸtırıldığında pahalı bulunan zeytinyağı, son yıllardaki zeytin fidanı dikimindeki artışla beraber daha ucuz, daha kolay ulaşılabilir bir meta haline gelecektir.
BİR GÜN GÜNEÅž ERİDİ
Peki, neden zeytinyağı daha çok ilgi çekecek ve daha çok tüketilecek? Bu sorunun yanıtını konuya bilimsel açıdan yaklaÅŸan Prof. Dr. Semih ÖtleÅŸ'in sunumunda bulduk. Semih Hoca'nın söyledikleri bizlere hiç yabancı deÄŸildi, ama zeytinyağını yeni yeni keÅŸfeden ülkelerin neden bu altın sıvıya sarıldığını açıklaması açısından önemliydi. Sanki herkes, Halikarnas Balıkçısı'nın 'Bir gün güneÅŸ eridi ve zeytinyağı oldu' sözünün ne kadar doÄŸru olduÄŸunu kavramaya baÅŸlıyordu...
Bizde ise umut veren geliÅŸmelerin yanı sıra, özellikle gastronomi sektöründe enteresan iÅŸler de oluyor. Biliriz ki zeytinyaÄŸlı yemekler Türk mutfağının önemli ana yemekleridir; ancak bu gelenek özellikle de turizm sektöründe bozuluyor. Zeytinyağı kullanmaktan kaçınan birçok otel ve restoran, zeytinyaÄŸlı yemek yerine, 'soÄŸuk büfe' tanıtımı yapıyor... Öte yandan yine turizm sektöründe, 'taÄŸÅŸiÅŸ' yani zeytinyağını baÅŸka sıvı yaÄŸlarla karıştırma giriÅŸimleri de sürüyor.
Prof. ÖtleÅŸ'e göre, zeytin ve zeytinyağına deÄŸer katan besin bileÅŸenleri arasında E vitamini ilk sırada yer alıyor. E vitamini yaÅŸlanmayı geciktiriyor, yaÅŸlılığın getirdiÄŸi hastalıklardan koruyor, bu özelliklerinin yanı sıra da kuvvetli bir antioksidan.
Zeytinyağının yararları say say bitmiyor. Oleik asit ve w-3 yaÄŸ asitlerinin özellikle kalp-damar sisteminde etkili olduÄŸu kanıtlanmış durumda. Squalen adlı madde ise kanserle mücadelede önleyici bir etken. En güçlü antioksidan triterpen alkoller ise zararlı kolesterol LDL'yi düÅŸürüyor. Zeytinyağının yanı sıra birçok sebzede de bulunan likopen ve beta karotenler, antioksidan olmalarının yanı sıra çocukların saÄŸlıklı geliÅŸiminde büyük katkı saÄŸlıyor. Zeytinyağında ayrıca saÄŸlığımıza yararı tartışılmaz klorofil ve fenolik bileÅŸikler de yer alıyor.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bölümü'nden Dr. Eren Akçiçek ise, kolesterolün sadece hayvani yaÄŸlarda bulunduÄŸunu anımsattı ve 'ZeytinyaÄŸlı margarinlerde bile zeytinyağı oranı düÅŸük olduÄŸundan, zeytinyağının direkt kullanımında elde edilen faydaların görülmesi zordur' diyerek önemli bir açıklama yaptı.
Size bugün zeytinyaÄŸlı bir yemek tarifi sunuyorum. Kabak çiçeÄŸi artık zor bulunan bir ürün deÄŸil. Antalya'da sadece kabak çiçeÄŸi üreten tesisler kuruldu. Pazarların yanı sıra marketlerde de yılın 5-6 ayı kabak çiçeÄŸi bulunuyor. Bu yemeÄŸi çiçekleri aldığınız gün piÅŸirin derim!
Kabak çiçeÄŸi dolması
Malzemeler: 20-25 adet kabak çiçeÄŸi, her çiçek için bir tatlı kaşığı pirinç, İnce kıyılmış 1 tane büyük boy kuru soÄŸan, 1 demet taze nane, 1 demet dereotu, 1 çay bardağı zeytinyağı, karabiber, kırmızı biber ve tuz.
Hazırlanışı: Kabak çiçeklerinin ortasındaki kısmı çay kaşığı ya da bir cımbız yardımı ile nazikçe çıkarın. Temizlenen çiçekleri iç içe koyarak su dolu bir kaba bırakın. Her ayıkladığınız çiçeÄŸi bir diÄŸerinin içine koyun ve bu iÅŸlem bitene kadar çiçekleri suda bekletin. Dolma içi için gerekli diÄŸer bütün malzemeleri bir kapta karıştırın. Çiçeklerin içini teker teker kaşıkla doldurun. Ağızlarını büzerek ya da bükerek kapatın ve ağızları yukarı gelecek ÅŸekilde tencereye sıkışık ÅŸekilde yerleÅŸtirin. Tencerenin tamamen dolması gerekir. Üzerine 1 bardak su koyup 35-40 dakika piÅŸirin.