AKŞAM GAZETESİ | Sevim Gözay | 2009-06-06
Sevgilisinin çektiği 'Başka Semtin Çocukları' filminde hem yürütücü yapımcılığı üstlenen hem de rol alan Eyşan Özhim, gişe 25 binde kaldığı için üzgün ve de kızgınmış. 250 bin seyirci bulamazlarsa borçlarını ödeyemeyeceklerini söyleyen Eyşan, 'Paramız yok' diyen seyirciye ateş püskürüyor; 'Recep İvedik'leri izlerken para var, bu tarz filmlere gelince yok' diyor (!)
Fakat öte yandan da 'Aslında Eyşan Özhim olarak benim konseptim bu filmi tanıtmaya uygun değil' diyor. Devamında, onu pahalı markalar giyen bir kadın olarak gören insanlara kızıyor. Filmin tanıtımını iyi yapmayan dağıtım şirketine kızıyor. İkinci yarıyı beklemeden filmdeki oyunculuğunu eleştirenlere kızıyor. Filmin vizyon tarihinden ve bahardan yakınıyor. 'İzleyici sahip çıkmazsa kimse sinema için film yapmayacak' diye estikten sonra da 'Sevgilimle aynı dizide olmayı çok isterim' diyerek, hem yönetmen sevgilisi hem de kendi adına iş başvurusunda bulunuyor!
NERESİNDEN TUTSAN ELİNDE KALACAK ABSÜRD BİR DURUM
Temel hataları sıralayıp, 'kendine gel' çağrısında bulunmaktan başka söylenecek şey yok Eyşan Özhim'e.
BİR 'İzleyicinin çabasını dilenen filmler yapa yapa seyirciyi küstüren ekol' sinemadan aforoz edileli çok oluyor.
İKİ 'Devrim Arabaları' gibi değerli bir yapım bile ikinci gösteriminde 15 bin izlendi. Ama çıkıp çaçaronluk yapmıyor, 'kısmet' deyip efendi gibi yeni projeye bakıyorlar.
ÜÇ Seyircinin büyük kısmı harçlıklarıyla sinemaya giden öğrenci kesimi... İzin ver de canlarının istediği filme gitsinler.
DÖRT Seyirci, kimsenin borçlarını kapatmakla yükümlü değildir. Film yapmanın romantizmine kaptırıp ticari yanında çuvalladınız, muhasebenizi iyi yapmadınızsa bize ne?
BEŞ İmajının ayağına dolanmasında bir terslik yok. 'Network kadını' olmak için uğraştığının yarısı kadar uğraştın mı ki sinemada var olmak için, neye bu öfke?
ALTI Bir film yapmışsın, tutmamış. Ne olmuş? Hülya Avşar'ın bile gişe garantisi yok. Takma kafana bu kadar.
Politik mizah yapmak eskilere yasak mı ki?
Anlaşılması güç bir başka hesap sorucular da 'usta komedyen'ler... En son Zeki Alasya, veryansın ediyor gene; 'Günümüzde politik hiciv yapan kişilere ihtiyaç var. Para tatlı geldiği için ses çıkartmıyorlar'...
Ben de buradan bütün eski ustalara soruyorum; Cem Yılmaz'la Şahan Gökbakar'ın ne yaptığına, ne yapmadığına boşverin, mal ortada. 'Öyle yapma böyle yap' deyip duracağınıza, çıkıp nasıl yapılacağını göstermek daha kolay değil mi?
Yasaklı değilsiniz, hasta değilsiniz. Zehir gibisiniz, çok şükür... Politik mizahı onlar yapmıyor madem, siz yapın da alkışlayalım! Yasak değil, ayıp değil. Kim tutar sizi?..
Cihangir ünlüler geçidi
Oyuncuların ortak adresi olan Cihangir sokaklarında adım başı ünlü / ünsüz bir oyuncuyla burun buruna geliyorsunuz. Fadik Sevin Atasoy ve Yetkin Dikinciler'le buluşmak için ünlü Cihangir kafelerinden birine doğru yoldayız.
Akyol'dan çıkıp Susam sokağa kıvrılırken köşe başında Deniz Türkali hararetli bir telefon konuşması yapıyor. Yan yana gelen her iki aracın kilitlediği dar sokaktan park yerine vardığımızda, otoparkçı güneş gözlüklü bir gence 'Dizi yok mu dizi?' diye sesleniyor. 'Dua et...' diyerek uzaklaşıyor, adı henüz bilinmeyen genç oyuncu.
Arabadan inip on metre ilerideki kafeye giderken, sokağa bakan masada, bir laptop'un arkasından Tuna Kiremitçi görünüyor. Hedeflediğimiz yere ulaşınca ise karşımızda 'Bay Medyatava' Cengiz Semercioğlu... Purosunu tüttürüyor bir yandan da bilgisayar ekranından 'Usta' filmi için hazırlanan klibi izliyor... Fadik Sevin Atasoy ise başında kocaman mavi bir çiçekle, çizgi film kahramanı gibi duruyor yanı başında.
Gala gecesinin sabahında gözlerinin içi gülüyor Fadik'in. Filmden çok mutlu olduğunu ve gişe için 'yağmur duası'na çıktıklarını söylüyor. Birazdan Yetkin Dikinciler de bize katılınca, bol şans dileyerek Usta'ya, başlıyoruz söyleşiye... Bu hafta vizyona giren film, salı Cosmoplus'ta.
ÖNEMLİ NOT: Anneciğimin ve annelerimizin günü kutlu olsun. Sakın mızmızlık etmeyin sevgili okur... Hediyenizi verin, gönlünü alın, en önemlisi de zaman ayırın annenize.