AKŞAM GAZETESİ | Nihal Kemaloğlu | 2009-06-06

kategori2

Pahalı Zevksizlik

Zevksizlik hepimize pahalıya mal olandır.
Zevk ve estetik, birikim ve gelenekle edinilen zahmetlerdir.
Satın aldıkça değeri azalır.
Sovyetler'in dağılmasından sonraki ekonomik talanda ortaya çıkan Rus milyarderlerinin Türkiye'deki servet gösterişli yatırımları artıyor.
Mardan Palace oteli Antalya'da geçtiğimiz hafta şaşaalı biçimde açıldı.
Dünyanın en lüks oteli ya da Avrupa'nın en pahalı oteli olarak lanse edildi.
Mardan Palace 'tema otel' olarak dönemin ruhunu bütün varlığıyla bize haykırıyor...
Zenginliğin sadeliğin içine gizlendiği, edeb zamanları geride kaldı.
Zenginliği incelten zevk ve estetiğin yerini şatafatın gözümüzü kamaştırdığı anlayış aldı.
Çiğ ve kaba zenginlik dışavurumu bir 'gusto' olarak kabul görüyor.
Altın ve mermer kaplı dış görünümlü otel ayakta alkışlanıyor.
Dolmabahçe Sarayı, Kuleli Askeri Lisesi, Anadolu yakası, Kız Kulesi, Galata Köprüsü, İstanbul imge tasarımından oluşan mimari yapı beton bloklar halinde yükseliyor.
Ülkemiz memnun, 1.4 milyar dolarlık otel açıldı.
Antalya sahil bandı her geçen yıl Disneyland'a daha çok benziyor.
Orijinal mekanların plastik taklitleri yeni bir mimari tarz addediliyor.
Tarih dışı, çocuksu, imitasyon yapıların sahil şeridindeki yapılaşması doğanın mezarlığını andırıyor.
10 bin metrekare altın ve 500 bin kristalin kullanıldığı otel, tuhaf eklektik görüntüsüyle mavi suların berisine kuruluyor.
Dokusundan sökülerek araklanmış Dolmabahçe kapısı otel kapısına dönüşüyor.
Geleneğinden ve kültüründen ayrıştırılmış imgeler birbirleriyle acemice harman edilmiş.
Osmanlı kültürü, Doğulu bir kisveye indirgenerek oryantalistleştirilip İstanbul'un ruhunu sızım sızım sızlatıyor.
Osmanlı Saray sadeliğini kimse hatırlamıyor.
Tevazunun zenginlik gerektirdiğini de...
Altın, kristal, mermer, Hermes birbirleriyle karılıp üzerlerine bolca Hollywood yıldız eskisi tozu boca ediliyor ve kırmızı halıda Burj el Arap'a rakip otel ortaya çıkıyor.
Sanat karşısında hezimete uğrayanlar öçlerini  abartıya boğdukları mimariden ve estetikten almaya çalışıyorlar.
Paranın gücüyle yaratılan zevksizlik tarihi ve artistik olana eklemlenemiyor.
Piyasa koşulları karşısında mimarinin ve estetiğin boynu eğiliyor.
Lüksün sınırlarının mübalağası, gösterişçi yanımıza çok hitap ediyor. 
Otelleri illüzyon üretim merkezi olduğuna inananlar için illüzyonlar onları bekliyor.
Sahte cennet fantezilerini kitlesel olarak yaşamak isteyenler için hazır mekanlar bunlar.
Akdeniz'in maviliğinde altın varaklarıyla kurum kurum kurulan imitasyon betonarme, otel fantezilerini sipariş etmek isteyenlere kapısını açmış görünüyor.
Akdeniz kıyı şeridinin pahalı çirkin yapılaşmalarla tüketilmesini, mevcut dokunun bozulmasını anlaşılmaz tahammülümüzle seyrediyoruz.