AKŞAM GAZETESİ | Ömer Güvenç | 2009-06-06
Bu gazetelere böyle yansıdı. Doğrusu yemeği Ulusoy değil, kurulları Ulusoy'a vermişti. Bu yemek sonrası gözlemcilerden Ali Aydın, Muhittin Boşat ve Sabri Çelik Antalya'daki seminere davet edilmediler. Onlar da her onurlu insanın yapacağını yapıp istifa ettiler.
Çok açık ve net söyleyeyim; bu üçlüye yapılanları yadırgamış ve ayıplamıştım. Bu üç isim kötü niyetli bir kulisin içinde olsalar, İstanbul'un göbeğinde en meşhur kebapçılardan biri olan Yüzevler'de yemek yerler miydi? Yollar ayrıldıktan sonra dost kalınamaz mı? Birbirleriyle yemek yiyip oturup, konşulamaz mı?
Neyse cumartesi akşamı Haluk başkan ile konuştum. 'Ne var ne yok' hal hatır sorması yani. Başkan, 'yarın pide yemeye gidiyoruz, seni de bekliyoruz' dedi. Pazar sabahı Ümraniye'deki Lider Pide'ye gittik. Yemekte kimler vardı diye merak edenler olabilir. Meraklarını gidereyim: Mustafa Yarımbaş, Salim Karabacak, Tamer Çelik, İbrahim Hacıosmanoğlu, başkanın oğlu Saffet Ulusoy, Murat Küçüker, Mustafa Yazıcı, Hamza Tozkoparan, meslaktaşım İsmail Er, çoluk çocuk ve bendeniz Ömer Güvenç.
Evet ben de Haluk Ulusoy ile pide yedim. Ulusoy ile pide yedim diye Şansal Büyüka beni işten mi çıkaracak? Mahmut Özgener gönül koyup, benimle selamı sabahı mı kesecek? Ne dersiniz, bu çağdışılılıkları, komiklikleri aşmamız gerekmiyor mu artık? Haaa! Bu arada biz millet olarak meraklıyızdır. 'Hesap kaç para, kim ödedi' diye merak edenlerin merakını gidereyim. Hesap 350 lira tuttu ve hesabı da Mustafa Yarımbaş ödedi. Ben mi ne yedim; çift yumurtalı, kıymalı bir pide.
DİP AMA ÖNEMLİ NOT: Emre Belözoğlu evlendi, Allah mesud etsin. Emre ile Haluk Ulusoy'un samimiyet derecesine çok yakından şahidim. Emre, Ulusoy'a 'baba' der başka bir şey demezdi. O kadar samimiydiler. Sevgili Emre baba dediği Ulusoy'a düğün davetiyesini eliyle götürüp vereceğine posta ile göndermiş. Hiç yakıştıramadım.