AKÅžAM

PKK'yı kullandık

Arka Plan: Bugünkü konuklar dünyaya yön veren ABD politikalarının kilit isimlerinden iki ünlü stratejist:1) Gerald Ford ve George H. W. Bush'un (Baba Bush) Milli Güvenlik Danışmanlığı'nı, oÄŸul Bush'un ise Dış İstihbarat Kurulu BaÅŸkanlığı'nı yürüten, halen Türk-Amerikan Konseyi BaÅŸkanı görevini sürdüren General Brent Scowcroft.
2) Jimmy Carter'ın Ulusal Güvenlik Danışmanlığı'nı yürüten, dünyanın en ünlü stratejistlerinden Dr. Zbigniew Brzezinski.
Scowcroft oÄŸul Bush'un ilk döneminin 'ılımlı kanat' Cumhuriyetçiler'inden; Türkiye'yi yakından tanıyor ve bize yakın duruÅŸuyla biliniyor. Brzezinski ise Afganistan'da Sovyetler'e karşı İslam'ın yükseltilmesine ve İran'daki İslam devrimine yön veren kilit bir isim. Kısacası bugün İslam'ın imajından kaynaklanan sorunların altında onun da imzası var, diyebiliriz. Artık yönetimde bulunmasalar da iki isim de halen Amerikan politikalarına yön veren düÅŸünce kuruluÅŸlarında görev almaya devam ediyor.

ABD'nin artık PKK'ya  ihtiyacı yok
Baba ve oÄŸul Bush'un politikalarında kilit rol oynayan General Brent Scowcroft ABD'nin PKK'ya yaklaşımıyla ilgili tarihi bir itirafta bulundu. 'GeçmiÅŸte PKK'yı İran'a karşı kullandığımız doÄŸru' diyen Scowcroft'a göre Washington'ın artık örgüte ihtiyacı kalmadı. İran'la diyalog istiyor. Bu nedenle PKK'nın tasfiyesini destekliyor

Erbil'de nisan sonunda bir Kürt Kurultayı toplanacağı ve orada PKK için tasfiye kararı çıkarılacağı iddia ediliyor. Sizce bu mümkün mü?
Umut ediyorum mümkündür. Bence en ideal durum ateÅŸkes. Sonuçta en azından Kürt Bölgesel Yönetimi ikna edilip, bir anlaÅŸma imzalanacak ve sınır geçiÅŸlerinin önüne geçilecek. Bu meseleyi bitirmek için birçok yol var ama ÅŸu anda önemli olan PKK'dan kaynaklanan korkunç duruma son vermek.

PKK'nın ateşkes ilanı, ABD'nin lehine mi demek istiyorsunuz?
Evet, kesinlikle öyle.

Neden? Ne deÄŸiÅŸti?
PKK ve kolu PEJAK, aynı zamanda İran'ın aleyhinde de faaliyet gösteriyordu. Biz bunun için onlara destek veriyor, hatta onları cesaretlendiriyorduk. Ancak ÅŸimdi iÅŸler deÄŸiÅŸti. Kazanmak istediÄŸimiz insanlara artık zarar vermek istemiyoruz. İran'ı yanımızda istiyoruz.

PKK'ya desteğe gerek kalmadı mı diyorsunuz?
Evet, İran'a karşı yeni bir yaklaşım var gündemde. Bir de Irak Savaşı zamanında güneydeki cephelerde savaşıyorduk. Kürt bölgesi, geri kalanlara göre oldukça sakindi. Biz de gücümüzü PKK'nın peÅŸinden giderek harcamak istemedik. Zaten öyle bir ÅŸey mümkün de deÄŸildi.

'İran'a karşı yeni bir yaklaşım'ın içinde neler var?
Onlarla diyaloÄŸa girip, 'Siz bölgede büyük bir devletsiniz. Güvenlik baÅŸta olmak üzere birçok sorununuz var. Bunlar üzerine konuÅŸalım' demek istiyoruz. Irak ve Afganistan'da operasyonlarımız var, bölgedeki problemleri çözmek istiyoruz ki herkes kendini güvende hissetsin.

Bu konuda Türkiye daha aktif bir rol almak istiyor. Arabuluculuk
konusundaki gayretini nasıl buluyorsunuz?
Türkiye'nin bu çabaları, bizim için çok anlamlı ve önemli. ABD bölgeyi ve dinamiklerini anlamıyor. Bizim için çok zor bir coÄŸrafyadan bahsediyoruz. O coÄŸrafya Türkiye'nin arka bahçesi. Sizin OrtadoÄŸu'da bir tarihiniz var. Bunu önemsiyoruz.

Bu baÄŸlamda yeni ABD yönetiminin, Türkiye'yi İslam dünyasında nerede gördüÄŸü kritik bir nokta. BaÅŸkan Obama Müslümanlara yönelik hazırladığı konuÅŸmayı Türkiye'den mi yapacak?
Böyle bir olasılık var. Obama bu konuÅŸma için Türkiye'yi düÅŸünmüÅŸ olabilir. Ancak BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın, bundan hoÅŸlanıp hoÅŸlanmayacağından emin deÄŸilim.

ASKERİ ANLAMDA LAİKLİĞİNİZ ÖNEMLİ DEĞİL
Neden hoşlanmasın?
Türkler, Müslüman kimliklerine vurgu yapılmalarından ne kadar hoÅŸnutlar bilmiyorum da ondan. ErdoÄŸan da bunu istemeyebilir. Ancak konuÅŸma için Türkiye çok uygun, çünkü çok tarafsız bir yer.

Richard Holbrooke Türkiye için 'ılımlı İslam' tabirini kullanmıştı. Bu tabir çok konuÅŸuldu. Obama yönetimi aynı vurguya devam edecek mi?
Sözcüklere takılmayın, gerçek bu. Bizim için Türkiye din ve devleti doÄŸru bir ÅŸekilde barındırabilen bir ülke. Bu yüzden biz size 'örnek ülke' diyoruz. Ama bazen sizin bu tanımdan hoÅŸlanmadığınızı düÅŸünüyoruz.

'Ilımlı İslam' derken sizin vurgunuz 'ılımlı'ya mı?
Evet, iÅŸte bu önemli bir ayrıntı. Biz 'ılımlı'ya vurgu yaptık, siz 'İslam'a vurgu yaptığımızı düÅŸündünüz galiba.

Türkiye'nin laik kalması ABD için ne kadar önemli?
DeÄŸiÅŸir. 'EÄŸer laik olmazsa dini rolü ne olacak?' sorusu önemli. Biz ÅŸeriatla yönetilen, İslamcı bir Türkiye görmekten nefret ederiz. Bu bir adım geri gitmek demektir. Ancak Türkiye Atatürk'ün istediÄŸi anlamda bir 'askeri laiklik'e devam eder mi, etmez mi o sizin bileceÄŸiniz iÅŸ. Atatürk sistemi deÄŸiÅŸtirmek zorundaydı. İslam'ın merkezi İstanbul'du. Onu silmeye çalıştı. Bu yüzden laiklik konusunda hassasiyeti çok fazlaydı. Artık dengeler deÄŸiÅŸti.

Bu ne demek?
Katı anlamda askeri laikliÄŸi devam ettirip, ettirmemeniz sizin meseleniz demek. Bizim için önemli deÄŸil. Türkiye'nin muhafazakarlaÅŸması vesaire, ABD için mühim deÄŸil. Burada mesele, esas resmin deÄŸiÅŸmemesi.

BaÅŸkan Obama, Türkiye'ye Avrupa'nın ardından geliyor. Bu, ABD yönetimini Türkiye'yi Avrupa'nın bir parçası olarak görme eÄŸiliminde olduÄŸu anlamına gelir mi?
Bu cevaplaması zor bir soru. Ancak ziyaretin zamanlaması çok isabetli. Bölgede olan çok fazla ÅŸey var. Obama'nın ziyaret için çok seçeneÄŸi vardı, Türiye'ye gelmesi ona verdiÄŸi önemi gösteriyor.

Neden önem veriyor Türkiye'ye?
Hem Türkiye'nin bölgesel önemini gördüÄŸü için hem de iliÅŸkilerin bir revizyon gerektirdiÄŸini düÅŸündüÄŸü için. Artık askeri müttefikliÄŸin ötesine geçmeliyiz.

Ziyaretin ajandasının üst sıralarında ne var?
Afganistan ve Irak'tan çekilme kritik konular. Önemli baÅŸlıklar bunlar olur. İran, PKK ve Kafkaslar da konuÅŸulacaktır.

Carter'in danışmanı Zbigniew Brzezinski: Türkiye tarafını belli etmeli
Türkiye'nin OrtadoÄŸu'da baÅŸrole soyunmayı hedeflediÄŸi bir dönemde, BaÅŸkan Obama'nın ziyaretini nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?
Bence zamanlama mükemmel. Ancak ÅŸunu belirteyim ki bir Amerikan BaÅŸkanı'nın bir müttefikini ziyareti her zaman iyi zamanlama demektir.

Sizce İslam dünyasına yapacağı konuÅŸma bu ziyarette mi gerçekleÅŸecek?
Bu sorunun cevabını bilsem bile söylemem. Bu spekülasyonlara yol açar. Burada önemli olan o konuÅŸmanı içeriÄŸidir, yeri deÄŸil.

Ziyaretin ana maddelerinden biri Afganistan'a ek asker talebi olacak gibi görünüyor. ABD, Afganistan için yeterli sayıda asker bulabilecek mi?
Türk askeri gücünün, Afganistan'da çok faydalı olacağından ÅŸüphe yok. İyi savaÅŸçılar ve Müslümanlar. Yerel farklılıkları biliyorlar ve duyarlılık gösteriyorlar. Ancak Obama'nın ziyareti salt, Afganistan'a asker talebine indirgenmemeli. Ajandada baÅŸka önemli meseleler var.

ÖrneÄŸin?
Karışık bir bölgede önemli bir güç Türkiye. Kısmen de olsa İran, Suriye ve İsrail üzerinde etkisi var. Kürt meselesi dolayısıyla Irak'tan beklentisi var. Kafkaslar'daki denge de önemli. Orta Asya'daki Türki cumhuriyetlerdeki etkisi artıyor. BaÅŸka çok önemli bir neden de AB'ye aday ülke olması.

AB demiÅŸken... ABD, Türkiye'nin   NATO'ya üye olmasına yardımcı olmuÅŸtu. Aynı ÅŸeyi AB sürecinde de yapacak mı?
Avrupa uzun vadede din ile tanımlanamaz. Onun yerine ekonomik gerçekler, jeopolitik vizyon ve hukuk devleti kavramları ortak bir Avrupa tanımı için önemli. Türkiye bu tanımlara uyarsa ABD onun yanında olur. Uymazsa ve AB'den uzaklaşırsa baÅŸka. O zaman 'Hangi yöne gidecek?' diye sormak gerekir.

Hangi yöne gider?
Bilmiyorum ama Türkiye zaman zaman 'tarafsızım' diyerek taraf tutmuÅŸ oluyor. ÖrneÄŸin Gürcistan krizinde böyle yaptı. Bakü-Ceyhan hattı kesilse, Azerbaycan yön deÄŸiÅŸtirse Türkiye yine 'tarafsızım' diyebilir mi? Gerekli zamanlarda tarafı belli etmek gerekir.

Sanırım burada Rusya politikasına gönderme yapıyorsunuz. ABD'nin yeni yönetiminin, Rusya'ya yönelik de bir diyalog stratejisi var...
DoÄŸru, Rusya ile iyi iliÅŸkiler kurmak istiyoruz. Sonuçta Rusya bir yerde, Ukrayna'yı takip ederek Avrupa'ya dahil olacak. Bu yüzden onunla iyi iliÅŸkiler bizim çıkarımıza. Ama iliÅŸki dediÄŸiniz karşılıklıdır. Bu yüzden Rusya'dan insan haklarına saygılı olmasını, iyi komÅŸuluk iliÅŸkileri kurmasını ve kendine özel ayrıcalık alanları tanımamasını istiyoruz.

Hamaney'in sorunu
Obama yönetimi, İran'la diyalog konusunda kararlı ancak İran'ın dini lideri Hamaney'den henüz olumlu bir tepki gelmedi. DiyaloÄŸun baÅŸlama olasılığı var mı?
Olumlu tepki vermediyse bu Hamaney'in sorunu, Obama'nın deÄŸil. Bush'un aksine, Obama yapıcı bir temas için hevesli olduÄŸu mesajını veriyor. İranlı liderler ne derse desin, ülkesini seven İranlılar, Obama'nın talebine olumlu bakacaklardır.

Bu konuda Türkiye arabulucu olma gayretinde. Faydası olur mu?
Yardım edebilirse tabii ki olur. Ama acaba yardım edebilir mi? İranlıların böyle bir talebe olumlu yaklaÅŸacaklarını sanmıyorum. Sonuçta ABD, Türkiye'nin yardımını ister.

Yarın: Dr. Necmeldin Kerim ve  Kubat Talabani röportajları

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3