Bir maddenin vücutta kullanılıyor olması hap şeklinde alındığında mutlaka faydalı olacağı anlamına gelmez. 'İçimizdeki mekanizma' hangi elementin ne miktarda gerekli olduğunu ilaç firmalarından daha iyi bilir
Kolesterol düşürücü ilaç alan hastalar 'Bu ilaçlarla birlikte Coenzim Q-10 alınması gerekiyormuş, ne diyorsunuz?' diye soruyorlar. Coenzim Q-10 yağda eriyen vitamin benzeri bir enzimdir. Hücrelerin enerji üretiminde görev alır. Bir maddenin vücutta kullanılıyor olması hap şeklinde alındığında mutlaka faydalı olacağı anlamına gelmez. Örneğin 'demir' vücut için yararlı bir elementtir ama kronik enfeksiyonlarda mikropların beslenmesini engellemek isteyen vücudumuz bilerek kan demir seviyesini düşürür. Kısaca evrimsel sürecin bize kazandırdığı 'içimizdeki mekanizma' hangi elementin ne miktarda gerekli olduğunu ilaç firmalarından daha iyi bilir, bünyemize aldığımız maddelerin gerektiği kadarını tutar, fazlasını atar.
Statin grubu kolesterol ilaçlarının, karaciğerdeki HMG-CoA reductase enzimini etkileyerek vücuttaki Coenzim Q-10 miktarını azalttığını biliyoruz. İlaç kullananlarda Coenzim Q-10 seviyesi yüzde 50 kadar azalabiliyor. Ancak yapılan çalışmalar, ağızdan alınan Q-10 preparatlarının bu eksikliği karşılamadığını göstermiştir. Bir diğer deyimle kolesterol ilaçlarının yan tesirlerini, örneğin kas ağrısı yapıcı etkisini Q-10 preparatı alarak önleyemiyoruz. Sonuç olarak şu ana kadar kolesterol ilacı alanların birlikte Coenzim Q-10 almasını gerekli kılan sağlam bir araştırma yayınlanmamıştır, duyurulur...
Greyfurt suyuna yüklenmeyin
YUTTUĞUMUZ ilaçların vücudumuzda kalış süresi-etki süresi farklıdır. Bu yüzden bazı ilaçları günde üç kez alırken bazılarını günde bir kez yutarız. İlaçlar vücudumuzda çeşitli enzimler aracılığı ile parçalandıktan sonra idrar (böbrekler), dışkı (bağırsaklar) ve safra (karaciğer) yoluyla atılır. Besinlerimizin içindeki bazı maddeler ilaçların vücudumuzda parçalanmasını ve bağırsaklar yoluyla atılmasını engeller. Böyle olunca da yuttuğumuz ilaç, vücutta birikmeye ve zararlı olmaya başlar.
Greyfut suyunun bu açıdan özel bir yeri vardır. Greyfut suyunun içindeki 'naringin' enzimi karaciğerdeki cytocrom P450 enzimini inhibe ederek ağız yoluyla aldığımız bazı ilaçların parçalanarak vücuttan atılmasını engeller. Böyle olunca gittikçe artan ilaç seviyesi zamanla zararlı bir doza ulaşabilir.
Greyfut suyu, isimlerini tek tek sayamacağım kadar çok ilaçla etkileşime girer ve Viagradan tutun bazı alerji ilaçlarına, kalp ritmini düzenleyen ilaçlardan tutun epilepsi ve ağrı gidericilere kadar pek çok ilacın kan seviyesinin yükselmesine neden olur.
Karaciğere
hasar verir
HER gün içilen bir bardak greyfut suyu;
n Tansiyon ilacı alanlarda ilacın etkisini artırdığından aşırı tansiyonda düşmelerine neden olabilir.
n Greyfut suyu ile beraber kolesterol ilacı alanlarda ilacın vücutta birikmesine bağlı olarak kas ağrısı, karaciğer hasarı gibi yan etkiler ortaya çıkar. Yarım greyfutun bile kolesterol ilacının parçalanmasını engelleyebildiği gösterilmiştir.
n 60 yaşın üzerindekilerin daha da dikkatli olması gerekir çünkü greyfut suyu-ilaç etkileşimi ileri yaşlarda daha kuvvetlidir.
n İlaç etkileşimi bir yana, 2007 yılında Britis Journal of Cancer dergisinde yayınlanan bir çalışma her gün greyfut suyu içen veya yiyen kadınlarda meme kanseri riskinin yüzde 30 arttığını göstermiştir. Greyfut suyunun bu etkiyi estrogen seviyesini artırarak yaptığı düşünülmektedir. Gördüğünüz gibi burada anahtar kelime 'her gün'dür, haftada bir iki kez içilen veya yenilen greyfutun hiçbir zararı olmadığı gibi faydası da vardır.
Sonuç olarak; her ne ilaç olursa olsun düzenli olarak ilaç kullanan kişilerin her gün greyfut suyu içmemesini tavsiye ediyorum. Güzel ülkemizde suyu içilecek o kadar meyve varken 'illa her gün greyfut suyu içeceğim' diye tutturmanın bir anlamı yok. (Greyfurt suyunu çok seviyorum diyorsanız hiç olmazsa sabah içip ilacılarınızı ise akşam almaya dikkat edin.) Bazılarınızın diğer narenciyeleri merak edeceğinizi 'Peki, portakal suyu içebilir miyiz?' diye soracağını biliyorum. Korkmadan içebilirsiniz. Greyfutta bulunan 'naringin' enzimi diğerlerinde zarar verecek miktarda bulunmuyor. Bu arada bahsetmeden duramayacağım; her sabah bir meyve yemeye bir şey demem ama 'her sabah bir bardak meyve suyu' alışkanlığı özellikle kilolu insanlarda (şeker hastalığına kapı açması nedeniyle) doğru değildir.