Nagehan Alçı nagehan@nagehanalci.com

kategori2

Obama'nın konuşması: Milat mı değil mi?

'Bu akşam doğrudan Müslümanlar'a hitap etmek istiyorum. İnancınıza saygı duyuyoruz. Bu, milyonlarca Amerikalı ve Amerika'nın dostu ülkenin inancı. Öğretileri iyi ve barışçıl. Allah ismini kullanarak kötülük yapanlar Allah'ın ismini kötülüyorlar... ABD’nin düşmanı bizim Müslüman dostlarımız değil. Arap dostlarımız da değil...'

***
Hayır, hayır. Obama'nın önceki gün Kahire'de yaptığı konuşmadan alıntılar değil bunlar. Bu sözleri George W. Bush, 20 Eylül 2001'de Kongre’de söylemişti. 11 Eylül saldırılarının dokuz gün ardından. Bu nedenle Obama’nın konuşmasını dinleyip 'Milat', 'Büyük Barış' gibi başlıklar atanlar, heyecanlanıp dünyayı toz pembe görmeye başlayanlar biraz sakin olmalı. Obama benzer mesajlar veren ilk lider değil. Arap dünyasının ortasından Müslümanlar'a seslenme cesareti göstermiş, 'Selamün aleyküm' diyerek başlayıp, Kuran'dan alıntılar yapmış olabilir ama tüm bunların devrimselliği, söylediklerinin arkasında durup durmamasında olacak. Bunu da zaman gösterecek.

***
Kahire'nin böyle bir konuşma için yanlış seçim olduğunu yazmıştım. Bununla ilgili ABD'de hararetli bir tartışma yaşanıyor son günlerde. Mısırlılar Amerika'ya karşı temkinli ve tepkili bir halk. Bu nedenle ABD Başkanı'nın perşembe günü 'zor' bir topluluğa hitap ettiğini söyleyebiliriz.

***
Topluluğun zorluğu kendini konuşma sırasında da gösterdi. Kuran'dan alıntılar yaptığında büyük alkış aldı Obama. Ancak Amerikalılar'ı koruma ile yükümlü olduğu söylediğinde derin bir sessizlikle karşılaştı. İsrail-Filistin meselesinde iki devletten bahsedince yine koptu alkışlar ancak İsrail'in ABD ile olan derin ilişkilerine gelince buz gibi bir rüzgar esti Kahire’de.

***
Sonuçta 'Selamün aleyküm' ile gönül almayı başarmış olsa da konuşmasının bazı yerlerinde değindiği konular ile tepki çekti Amerikan Başkanı. İnsanlar onun Müslümanlar'a hitabında İran'ın Yahudi soykırımını tanımamasının yanlışlığını dinlemek istemiyordu örneğin. Ya da 11 Eylül'de Amerikalılar'ın nasıl katledildiğini. Bunlar zaten biliniyordu ve Obama bu gerçekler üzerine mevcut durumu düzeltme sözü için Kahire'deydi.

***
Konuşma homojen reaksiyonlar doğurmadı. İnişli çıkışlı tepkiler yarattı. Yer yer heyecan yer yer hayal kırıklığına sebep oldu. Bu nedenle salt sözlere bakarak beklentiyi yükseltmek pek doğru bir yaklaşım olmasa gerek. Bekleyeceğiz.

Başbuğ'un ABD toplantıları
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ geçtiğimiz hafta Türk-Amerikan Konseyi'nin toplantısı için ABD'deydi. Washington'da Amerikan Genelkurmay Başkanı ile görüşmesinin yanı sıra CSIS adlı düşünce kuruluşunun da aralarında olduğu birkaç yerde toplantıya katıldı.

***
Bir Genelkurmay Başkanı'nın  bir düşünce kuruluşunda 'beyin fırtınası' yapması Batılı meslektaşları için rutin bir gelişme olsa da bizim için bir ilk. ABD’de düşünce kuruluşları karar mekanizmalarına önemli katkı sağlayan kritik merkezler. Avrupalı Genelkurmay Başkanları Washington ziyaretlerinde sık sık bu kurumları ziyaret ederler. Başbuğ'un da CSIS ziyareti ABD'deki fikir tartışmalarını yakından takip etiğini ve tink-tanklerin önemini bildiğini gösteriyor.

***
Gelelim Genelkurmay Başkanı’nın katıldığı toplantılarda ele alınan konulara... Bu konular üç ana başlık altında ele toplanabilir: 1- Türk-Amerikan askeri ilişkileri 2- Kürt meselesi 3- Afganistan-Pakistan.

***
Türk-Amerikan askeri ilişkileri konusunda işbirliğinin artırılarak devamı konusunda telkinlerde bulunulmuş görüşmelerde. Ancak son dönemlerde Irak'taki savaşın yaraları sarılsa ve PKK konusunda ABD'nin yardımları artmış olsa da bu ilişkiler kırılganlığını koruyor. Ermeni tasarısının geçmesi gibi başlıklar dengeleri altüst edebilir.

***
Kürt meselesinde ise PKK'ya karşı kesin tavır içinde olduğunu belirtmiş Başbuğ. Hiçbir müsamaha gösterilemeyeceğinin altını çizmiş. Salt askeri çözümün sonuç getirmeyeceği konuşulmuş ve Irak'ın Kürt bölgesinin ve oradaki yönetimin Türkiye ile ilişkilerinin önemine değinilmiş.

***
Afganistan-Pakistan meselesine gelince.. Oradaki savaş hızlanarak devam ediyor, biliyorsunuz. NATO Türkiye'den halen ek asker talebinde bulunmadı. Ankara böyle bir talebe yeşil ışık yakmıyor. Burada asıl hassas başlık Pakistan. Türkiye ile Pakistan'ın tarihten gelen bir yakınlığı var. İki kardeş ülke olarak görüyorlar birbirlerini. ABD’nin Pakistan ile savaşa girmesi bu nedenle Genelkurmay'ı kaygılandırıyor. Başbuğ da bu kaygılardan bahsetmiş görüşmelerde.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3