AKŞAM GAZETESİ | Dr. Murat Kınıkoğlu | 2009-06-08

kategori2

Testosteron hormonu düşüklüğü

Erkeklere has bir hormon olarak bildiğimiz 'Testosteron' aslında kadınlar için de son derece önemlidir. Her iki cins için de 'vücudu ayağa kaldıran hormon' olduğunu söylesem yanlış olmaz. Yalnız seks gücümüzden bahsetmiyorum, kendimizi iyi, güçlü ve formda hissetmemizi de büyük oranda testesterona borçluyuz.
Testesteron erkeklerde testislerde (yumurtalıklarda) az bir kısmı da böbrek üstü bezlerinde, kadınlarda ise yumurtalıklar ve gene böbrek üstü bezlerinde üretilir. Gençlik yıllarında bizi düz duvara tırmandıran testosteron hormonu 19 yaşından sonra her yıl %1-2 oranında azalır. Ellili yaşlarda her 20 kişiden birinde yetmişli yaşlarda ise her beş kişiden birinde testesteron yetmezliği ortaya çıkar. 'Neden Ali'nin elli yaşında erkenden uykusu geliyor da Veli 80 yaşında Hatice Nine'nin peşinden koşuyor?' diye sorarsanız 'genetik faktörler başta olmak üzere, sigara, alkol kullanımı, şeker hastalığı, stres, spor yapıp yapmamak gibi pek çok faktörün rolü var' diye cevap veririm. Yalnız erkeklerde değil bayanlarda da testosteron eksikliği seks güdüsünün azalmasına neden olur. Bu yüzden bazı doktorlar yalnız erkeklere değil menopozdan sonra seks güdüsü düşen bayanlara da düşük dozlarda testosteron takviyesi yaparlar.   

50-60 yaşın üzerinde olup da yukarıda saydığım sorunların tamamından veya bir kısmından şikayetçi olmayan erkek sayısı oldukça azdır. Gene de kendinize testosteron düşüklüğü tanısı koymakta acele etmeyin, bu şikayetler sadece testosteron düşüklüğünde değil aşırı stres ve gerginlik durumlarında da görülür. Yalnız onla kalsa iyi, tiroid bezinin yeteri kadar çalışmaması da (hipotiroidi) benzer şikayetler yapabilir. Doktorunuz sizi dikkatle dinledikten sonra gerekli testleri yaparak tanıyı koyacaktır.  
Geçen yıl yapılan Dünya Endokrin Birliği toplantısında testosteron eksikliği konusu enine boyuna tartışıldı ve kimlere tedavi verilmesi gerektiği üzerinde duruldu. Testosteron seviyesi 8 nmol/l den az olan 50 yaşından büyük hastalara kontrol altında hormon verilmesi öneriliyor. Araştırmalar uzun etkili testosteron iğnelerinin hem kas yüzdesini artırdığını hem de seksüel performasyonu düzelttiğini gösteriyor. Tedavi alan hastaların kalp, şeker gibi hastalıklardan etkilenme oranı da azalıyor. Hormon tedavisinden yana olanlar testosteron seviyesi düşük olanlardaki yüksek ölüm oranının tedavi ile düşebileceğini söylüyorlar. Buna karşılık horman tedavisinin önemli bazı riskleri olduğunu söylemeliyim; en önemlisi prostat kanseri riskini artırıyor, ikincisi, kan yoğunluğunun artmasına neden oluyor ki bu da felç ve enfarktüs açısından ayrı bir risk teşkil ediyor.

Testosteron eksikliği ne yapar?

1. Aşırı halsizlik,
2. Her şeye karşı ilgisizlik,
3. Seks gücünde azalma,
4. Kaslarda erime,
5. Tüm vücutta yağlanma
ve kilo alma,
6. Kıllanmada azalma,
7. Öğlen uyuklamaları


MOTOR IŞIĞI

Geçenlerde arabamın gösterge panosunda kırmızı bir ışık yandı. Arabadan ve motordan hiç anlamadığım için bu tip uyarılar beni çok rahatsız eder. Hemen torpido gözündeki kitapçığa uzandım, işaretin karşısında 'Motorda bir arıza olabilir, servise gidin' yazıyordu. Gittik tabii... İlk defa görüyorum, usta eline bilgisayar benzeri bir alet aldı, ucunu bir yerlere sokuşturup sorunu buldu. Keşke dedim insanların vücudunda da böyle bir arıza ışığı olsa. Tabii ışıkla iş bitmiyor, yanınca doktora gitsek, o da bilgisayarından çıkan kabloyu kulağımıza soksa ve sorunumuzun ne olduğunu şıp diye bulsa!..
Aslına bakarsanız, anlayan için insan vücudunun da kendine göre kırmızı ışıkları vardır. Mesela ağrı bir kırmızı ışıktır, baş  dönmesi bir başka kırmızı ışıktır, bulantı, kusma, ishal gibi semptomların hepsi birer ikaz ışığıdır.
Şurası bir gerçek kendi kırmızı ışıklarımızı arabamızınki kadar önemsemiyoruz. Bu da başımıza büyük işler açılmasına neden oluyor. ABD'de yapılan bir araştırma, insanların aşikar kanser bulgularının ortaya çıkmasından sonra bile doktora gitmeden iki üç ay kadar beklediklerini gösterdi. İnsanlar arabalarının motor ışığı yandığında hemen servise gidiyorlar ama balgamlarında veya büyük aptestlerinde kan gördüklerinde gitmiyorlar.