AKŞAM
Ünlü yorumcu Rıdvan Dilmen Menajer Sinan Engin'e, 'Şampiyon olmak istiyor musunuz?' diye sordu. Engin, 'Evet' deyince Şeytan, Mustafa Denizli'yi önerdi. Engin Başkan Demirören ve yönetimi ikna etti, Denizli Beşiktaş'ın başına geçti
Beşiktaş'ın kaderi 6 Ekim günü bir öğleden sonra değişti... Fenerbahçe ve milli takımın Şeytan lakaplı ünlü futbolcusu ve şimdiki televizyon yorumcusu Rıdvan Dilmen yakın arkadaşı Beşiktaş Menajeri Sinan Engin ile telefonda konuşurken, kendisine durup dururken bir soru sordu:
- Sinan ağabey, şampiyon olmak istiyor musunuz?
- Sorduğun şeye bak.. Tabii ki...
- O zaman sana bir teknik direktör adı vereceğim. Ama önyargılı olma, iyice düşün ve bunu yönetim kurulu ve başkanına kabul ettir. Sana garanti veriyorum; sezon sonu şampiyon olacaksınız.
- Tamam, sana inancım sonsuz.
- Onu biliyorum ağabey.
- O zaman söyle takımın başına kim geçsin.
- Mustafa Denizli!...
BAŞKANI İKNA ETTİ
Konuşma burada bitti. Ancak Beşiktaş'ın gündeminde bırakın Denizli'yi, yerli bir teknik direktörün esamesi bile okunmuyordu.
Sinan Engin'in aklı bu işe yatmıştı. Ancak kafasında birden bire şimşekler çaktı ve aklına başkanın bir sözü takıldı; 'Ben varken Denizli bu kulübün kapısından giremez!'
Sadece Başkan mı? Bazı yöneticiler de Denizli'nin ismine hiç de sıcak bakmıyordu.
Sinan Engin alttan girdi, üstten çıktı, önce başkanın, arkasından da bu işe gönüllü olmayan bazı yöneticelerin de fikirlerini değiştirmeyi başardı.
DENİZLİ'NİN PRENSİBİ
Ancak ortada bir pürüz daha vardı.
O da şuydu; Denizli, televizyonda basında yaptığı konuşmalarda 'Ben bir takımı çalıştırıcaksam sezon başında o kulübün başında olmam lazım, sezon ortasında yapılacak tekliflere sıcak bakmam' demişti.
Demişti demesine ama gerek dost meclislerinde, gerekse Lig TV'de yaptığı yorumlarda 'Türkiye'nin bu sezon en iyi takımı Beşiktaş'tır' diye de konuşuyordu.
KARAR VERİN GELİRİM
O gün Denizli ile telefon trafiği kuruldu.
Ara ara hoca ortalarda yoktu... Üstelik telefonu da kapalıydı. Herkes elinde telefon Denizli'yi arıyordu. Sonunda O'nu yine Sinan buldu.
- Hocam neredesin?
- Havaalanındayım Sinan. Çeşme'ye tatile gidiyorum.
- Bırak tatili matili şu anda, acele gel, seni bekliyoruz.
- Hayrola?
- Beşiktaş'ın sana ihtiyacı var.
- Sinan şu anda uçağa biniyorum. Biraz düşüneyim.
Sinan sabırsızdı. Ve Mustafa Denizli'yi can evinden vuran şu sözler ağzından çıktı:
- Ağabey hani sen Beşiktaşlıydın? Sana diyorum ki, şu anda camianın sana ihtiyacı var. Hadi bakalım göster Beşiktaşlılığını...
Mustafa Denizli,
- Tamam Sinan... Siz tam olarak kararınızı verin, ben gidiyorum kararı açıklayınca dönerim... dedi ve Çeşme'nin yolunu tuttu.
1 YILLIK OPSİYONLU OLSUN
Bu konuşmadan 3 saat sonra başta başkan Yıldırım Demirören olmak üzere Beşiktaş yönetim kurulu kararını vermişti. Herkes Mustafa Denizli ismi etrafında birleşmişti.
Sinan tekrar telefona sarıldı.
- Hoca yönetim kararını verdi. Seni hemen bekliyoruz.
Aynı gece Denizli, Yıldrım Demirören'in evindeydi. Sıcak bir karşılama oldu. Demirören direkt, 'Hoca, hayırlı olsun, seninle 3 yıllık sözleşme yapmaya karar verdik.' dedi.
Denizli ise,
-'Teşekkür ederim ama 1 yıllık opsiyonlu anlaşma olsun' cevabını verdi.
İmzalar atıldıktan sonra Sinan Engin, Denizli'nin yanına yaklaştı. Kurt hoca
- 'Engin takımın içini de dışına da çok iyi biliyorsun. Görevinde kal, bana yardımcı ol' dedi...
Sinan ise bu teklife...
- 'Hocam, size çok iyi bir takım bırakıyorum. Mağlup olduğumuz zaman bana yükleniliyor. Ancak sonunda bu işten takım zararlı çıkıyor. Senin bu takımın başında tam yetkiyle olman daha mantıklı. Ben istifamı veriyorum...' dedi ve yanaklarından öperek gitti...
Umut veren hazırlık
Beşiktaş, takım içinde yaşanan tüm bu çalkantılara rağmen iyi bir hazırlık dönemi geçirdi. Siyah-Beyazlılar, aralarında Alman devi Schalke ve bu sene UEFA Kupası'nın kazanan Lucescu'lu Shakhtar Donetsk gibi güçlü ekiplerin de bulunduğu rakipleriyle yaptığı 8 hazırlık maçının 7'sinden galibiyetle ayrılmayı başardı. UEFA Kupası 2. Eleme Turu'nda karşılaştıkları Bosna Hersek ekibi Siroki Brijeg'i ise deplasmanda 2-1, İnönü'de ise 4-0 yendi. Kara Kartal, ligde ise Antalyaspor'u 3-2, Konya'yı 2-0'la geçerken, ligdeki ilk derbisi olan Trabzon deplasmanından da 0-0 beraberlikle döndü. UEFA Kupası'nda İnönü'de Ukrayna'nın Metalist Kharkiv takımını 1-0 yenen Beşiktaş, Süper Lig'de Gaziantep'i 3-0'la rahat geçip, Büyükşehir Belediye ile 1-1 berabere kaldı. Ligde namağlup durumda bulunan Kartal, UEFA Kupası'nda ise gruplara kalma yolunda önemli bir avantaja sahipti. Yani her iki kulvarda da işler Beşiktaş adına iyi gidiyordu. Ta ki Ukrayna'da Metalist ile oynanan UEFA Kupası 1. tur rövanş maçına kadar....
Hayat devam ediyor
Beşiktaş'ın 4-1 yenilerek UEFA Kupası'ndan elendiği Metalist Kharkiv maçı sonrası Sağlam'ın Lig TV'de söylediği bir söz genç teknik adamın sonu oldu
Ertuğrul Sağlam neden istifa etti? İstifa nedeni ligdeki durumu muydu?
Kesinlikle hayır!
Neden olsun; 6. haftada lider Trabzonspor'dan sadece 2 puan geridelerdi.
Ancak herkesin bildiği gibi Beşiktaş, ilk maçtan 1-0 galip ayrıldığı eşleşmenin ikinci ayağında Ukrayna'da Metalist Kharkiv'e karşı hiç beklenmeyen bir yenilgi aldı: 4-1. Bu mağlubiyet, Siyah-Beyazlılar'ın UEFA Kupası'ndan elenmesine neden olmakla kalmadı Ertuğrul Sağlam'ın istifasına kadar varacak olaylar sinsilesinin de başlangıcı oldu... Sağlam'ın maçtan sonra yaptığı açıklamalar ise camiada patlayacak bombanın fitilini ateşledi. İşte o konuşma...
Maç bitince Ertuğrul Sağlam'ın yanına gittim. Bana, 'Ağabey, bu maçtan sonra ne konuşulur? Bırak konuşmayalım' dedi.
Ben de, 'hocam, iyi veya kötü bittikten sonra konuşuyorsunuz. Bırakın bundan sonra da konuşun' dedim.
Ve Sağlam belki de Siyah-Beyazlı kulüpteki kariyerini bitiren o konuşmada şunları söyledi:
'Evet yenildik ancak hayat devam ediyor!'
BAŞKAN LUCESCU'YA GİTTİ
Bu açıklama Beşiktaş camiasında bomba etkisi yarattı. Belki Ertuğrul Sağlam'ın söylemek istedikleri yanlış anlaşıldı. Ancak bir gerçek var ki; yaşanan hezimetten sonra camianın duymak istediği sözler kesinlikle bunlar değildi.
Maçtan sonra Beşiktaş kafilesi İstanbul'a dönerken başkan Ukrayna'da kaldı. Ertesi gün Demirören eski hocaları Shakhtar Donetsk'in teknik direktörü Mircea Lucescu'ya giderek ona teklifte bulundu. Ancak Rumen hoca, 'Benim mukavelem devam ediyor. Takımı bırakamam' şeklinde cevap verdi. Lucescu'dan istenilen cevap alınamayınca başka alternatifler aranmaya başlandı. Bu alternatifler arasında Türkiye'yi tanıyan daha önce Türkiye'de teknik direktörlük yapmış olan isimler akıllara geldi. Bu isimler Daum ve Gerets'ti. Ancak bu iki teknik adamdan da olumlu cevap gelmedi.
Yeni sezona tartışmalı start
Beşiktaş sezona 'Ertuğrul Sağlam gitsin mi, kalsın mı?' tartışmalarıyla girdi. Başta başkan olmak üzere tüm yöneticiler ve taraftarlar başında teknik direktör bulunmayan Galatasaray'a kaptırılan şampiyonluğa yanıyordu. Üstelik Fenerbahçe'nin de bir basamak altında kalmışlardı. Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool'a karşısında alınan 8-0'lık tarihi yenilgiyi de kimse unutamıyordu. Hoca gitsin diye konuşanlara başkanın cevabı hep aynı oluyordu: 'Bugüne kadar çok antrenör değiştirdik, çok futbolcu alıp gönderdik. Ben istikrardan yanayım. Bu yüzden de Ertuğrul hocayla yola devam edeceğiz' Ve Beşiktaş, son yıllarda olduğu gibi, sezona oldukça hareketli günler geçirerek girdi.
OLUMLU SİNYALLER
Panathİnaİkos'tan Seric, Udinese'den Sivok ve Zapotocny, Gençlerbirliği'den Tuna Üzümcü, Gaziantep'ten Ekrem Dağ ve Manisaspor'dan Uğur İnceman kadroya katıldı; Baki Mercimek, İbrahim Kaş, Murat Şahin, Gökhan Güleç, Higuain, Mehmet Yozgatlı ve Fahri Tatan ile yollar ayrıldı. Ancak bu defa tribünlerin gönlünü hoş edecek yıldızlar yerine, takım olmayı sağlayacak görev adamları kadroya katılmıştı. Gerek transfer politikasının değişimi, gerekse yönetimin Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam'ın arkasında durması bu yılın farklı olacağının sinyallerini veriyor gibiydi.
İçine sindiremedi
Yönetimin kendisinden habersiz teknik direktör arayışları içerisinde olduğunu öğrenen Ertuğrul Sağlam, 2-1 kazanılan Hacettepe maçının ertesi gün istifa etti. 'Adam gibi geldim, adam gibi çalıştım, adam gibi gidiyorum' diyen Sağlam, düzenlediği basın toplantısında istifasını şu sözlerle açıkladı:
- Bugün Beşiktaş'ta kalırsam şampiyon olacağına kesinlikle inanan bir teknik direktör olarak karşınızdayım. Ama Beşiktaş'ın yetiştirdiği bir isim olarak, Türk antrenörlüğünün bir temsilcisi olarak son günlerde bana yapılanları içime sindiremiyorum. Bu yapılanları hak etmediğimizi düşünüyorum. Ben görevdeyken başka bir isimle görüşülmesinin yanı sıra bazı medya mensupları ve kuruluşları üzerinden yıpratma kampanyası ile karşı karşıya kaldık.
- Yüzüme karşı böyle bir görüşme olmadığı dense de arkandayız dense de bu kadar inandırıcı olmayan söylemleri duyduktan sonra artık burada olmamız mümkün değil. Türkiye'de yerli hocayla yabancı hocaya yapılan çifte standardın ortadan kaldırılmasını istiyorum.
- Kendime olan saygım, Beşiktaş'a olan sevgim ve Türk antrenörülüğünün saygınlıgı için istifa ediyorum
- Yönetimin görüştüğü iddia edilen, ama bana sorumlu kişiler tarafından şu toplantıya girene kadar 'Kesinlikle kimseyle görüşmedik, arkandayız' diyenler şimdi rahatlıkla görüşebilirler.