AKŞAM

İşgalin 6. yılında paylaşılan Irak

Kerkük'e Kürtlerin göç etmesi ve nüfusunun değişmesine destek veren ABD, Türk askerinin başına çuval geçirdi. Şii-Sünni çatışmalarını destekleyerek, Iraklıların birbirini öldürmesine seyirci kaldı. Şimdi Irak'ın geleceğinde Türkiye'ye kritik rol vermeye hazır


HÜSNÜ MAHALLİ- YENİ BİR IRAK'A DOĞRU 2

Bağdat'ın düştüğü gün Kürt peşmergeler Kerkük'ü ele geçirerek kontrolü ele aldı. Barzani ve Talabani'ye bağlı peşmergeler Amerikan ordusunun da onayı ile Kerkük'e binlerce Kürt göçmen taşıyarak şehirdeki demografik yapıyı Kürtlerin lehine değiştirmeye çalıştılar. Bu çaba son 6 yılda hep devam etti ama bir türlü Kerkük'ü Kürt bölgesine katamadılar. Araplar, Türkmenler ve Türkiye'nin direnmesi onların işini zorlaştırmıştı. Türkiye ve bölgedeki Arap ülkelerle ilişkisini göz önünde bulunduran ABD, başlangıçta Kürtlere verdiği destekten vazgeçti.

Türk askerine çuval
Aynı ABD, Kürtlerin de desteği ile 4 Temmuz 2003'te Süleymaniye'deki Türk İrtibat Ofisi'ni basarak 11 askeri esir alıp, kafalarına çuval geçirmiş ve kendince 1 Mart tezkeresinin intikamını almıştı. İşgalin planlayıcısı Paul Wolfowitz 9 Mayıs 2003'te verdiği demeçte, tezkere konusunda net tavır almayan Türk ordusuna ağır laflar edecek, bugün Türkiye içi politikada yaşanan gelişmelerin ipucunu verecekti. Çünkü ikinci tezkere, Neo-Con'cuları sakinleştirmeye yetmeyecek, onları Kuzey Irak'taki PKK'lılara daha fazla destek vermeye itecekti.

ABD masraflarını çıkaracak
ABD-Irak-Kürtler ve Türkiye dörtgeninde bunlar olurken Iraklı Şiiler, Bağdat'ta iktidarı ele geçirmenin ve Sünniler'den intikam almanın hesabını yapıyordu. Şii-Sünni çatışmasının ABD-İsrail geleneksel çıkarlarına hizmet edeceğine inanan General Garner de Şiilere bu yöndeki çabalarında destek veriyor, MOSSAD ajanları ise her iki tarafı oyuna getirmek için bilinçli olarak ve tam kadro çalışıyordu. Her gün insanlar ölüyor, Şiiler ile Sünniler karşılıklı olarak birbirini boğazlamaya başlıyordu.

Sünnilerin siyasal süreç dışında kalması ya da bırakılması Şiilerin işini kolaylaştırıyor ve işgalci güçlerin işine yaradığı gibi ABD'nin en büyük düşmanı İran'ın da çıkarınaydı. ABD'nin müttefiği ve stratejik dostu Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri ise bundan rahatsızdı,, işgale karşı direnen çeşitli Sünni gruplara destek vermeye itiliyordu. Bu durum, direnen Sünnilerin gücünü artırıyor, Kaide'nin işini olaylaştırıyor, gücüne  güç katıyordu.

İşgalin faturası
Amerikan askerleri de bütün teknolojik üstünlüklerine ve Şii ile Kürtlerden aldıkları desteğe rağmen büyük kayıplar vermeye başlıyordu. 6 yılın sonunda bu kayıplar 4260 ölü ve yaklaşık 31 bin yaralı olarak açıklanacaktı. Bu savaş için ABD'nin harcadığı paranın en az 600 milyar olduğu biliniyor. Bağımsız araştırma gruplarının raporlarında sürekli olarak Iraklı yetkililerin yolsuzluklarına dikkat çekiliyor, bu ülkede amaçlanan demokratik, şeffaf ve temiz politika ve toplum hedefi hep uzak kalıyordu. Çünkü yaklaşık 30 kadar gruba ayrılan Şiiler ile bir o kadarı bulan Sünni gruplar ne kendi aralarında ne diğer gruplar ve Kürtlerle ortak zeminde buluşşamıyorlardı.

Sünnilere  500 milyon $
Buna ek olarak, ABD 2007'den itibaren Sünni aşiret liderlerine yılda 500 milyon dolar dağıtarak iktidara ortak olmalarını sağlamış, bu ise doğal olarak iktidardaki Şiileri ve bazen Kürtleri rahatsız ediyordu.Örneğin Sünni aşiret liderlerinin silahlandırdığı 'korucular' bir türlü ordu ve polis teşkilatına alınmıyor, onlara dağıtılan maaşlar merkezi bütçeden karşılanmıyor. Böylesi karmaşık ve çözümü zor olan sorunlardan bıkan ABD'nin Bush yönetimi biraz da Amerikan kamuoyunun da baskısı ile Irak'tan çekilme kararı almaya zorluyordu. Bu çekilmenin 2011 sonunda olmasına karar veren Amerikalılar doğal olarak bunca maddi ve manevi maliyeti olan bir savaştan eli boş olarak çıkmayı düşünmeyecektir.

Ankara'nın gelecekteki rolü ne olacak?
Önümüzdeki üç yıl içinde Irak içi politikalarda neyi ve nasıl yapacağı belli olmayan Obama yönetimi bölgedeki diğer gelişmeleri de gözeterek bu ülkede nasıl kalacağının ipuçlarını verecektir. Daha açık bir ifade ile ABD üç yıl sonra Irak'tan çekildiğinde bu ülkeyi Şii İran'ın ya onun düşmanı radikal Sünni Kaide ve benzeri grupların kontrolüne bırakmayacaktır.Bu durum Irak'taki tüm dinsel, etnik, mezhepsel ve siyasal  gruplarla arası çok iyi olan Türkiye'nin önemini artırıyor. Belki de bu nedenle Başkan Obama Türkiye'ye gelerek Ankara'nın Irak'ın geleceğinde nasıl bir rol oynayabileceğine bakacak.

Kürt sorunu çözülmeli
Ancak Irak'ta rol üstlenecek bir Ankara doğal olarak ve Amerikalılara göre Iraklı Kürtlerle dost ve bunun için de kendi Kürt sorununu çözmüş olmalı. Bu nedenle Amerikalı yetkililer Obama öncesinde Türkiye'ye gelerek Kürt aydınlarla görüşüyor, Iraklı Kürt Cumhurbaşkanı Celal Talabani su konferansını bahanesiyle İstanbul'a gelerek Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan ile görüşüyor. Önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı Gül, Bağdat'a gidecek, ardından Irak Kürt Federe Bölgesi Başkanı Mesut Barzani Ankara'yı ziyaret edecek. Daha sonra Erbil'de ABD ve AB'nin de desteklediği uluslararası Kürt konferansı toplanana kadar PKK sorununun çözümü yolunda çok önemli adımlar atılmış olacak.

Yarın: Nasıl bir Irak Türkiye'yi bekliyor?

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3