Metin Taş-Sezgin Özcan metin.tas@aksam.com.tr-sezgin.ozcan@aksam.com.tr

kategori2

İş kazası ve halatı bırakan işçi

İş kazası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, 4/a (eski SSK) sigortalısı emziren kadın sigortalının iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda veya işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olay olarak tanımlanıyor.
Çağdaşlığın bir gereği olan çalışanlar için güvenli bir ortam sağlanması, yasaların ve imza koymuş olduğumuz uluslararası sözleşmelerin sonucu ortaya çıkan bir zorunluluk.
4857 sayılı İş Kanunu'na göre işverenler, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüler.
Ayrıca işverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundalar.
AVRUPA'DA BİRİNCİYİZ
İş kazaları konusunda hukuki düzenlemeler ve uygulamada epey mesafe kat edilmiş olsa da iş kazası sayısı açısından Avrupa'da ilk sıradayız. Ülkemizde her 6 dakikada bir iş kazası olmakta, her 6 saatte de bir işçimiz hayatını kaybetmekte.
Yapılan araştırmalarda iş kazalarının yüzde 50'sinin kolaylıkla önlenebilecek kazalar olduğu, yüzde 48'inin sistemli bir çalışma ile önlenebileceği, yüzde 2'sinin ise önlenemeyeceği ortaya çıkmış. Bu da iş kazalarının yüzde 98 önlenebileceği gerçeğini ortaya koyuyor.
Bu bağlamda, iş kazalarının önlenmesinde iş güvenliği konusunda işverenin vereceği eğitim ve alacağı iş güvenliği tedbirleri kadar, işçilerin de bu tedbirlere uyması önem arz ediyor...
Konuyu, iş güvenliğiyle ilgili kurgu olduğunu düşündüğümüz, iş kazası geçiren bir işçinin 'pazar neşesi' tadında ifadesi ile sonlandıralım.
...ve halatı bıraktım
Sayın amirim, ilave bilgi istemeniz üzerine bu yazıyı yazıyorum. İş kazası raporundaki 'kazaya uğrayanın ifadesi' kısmına kaza sebebi olarak 'kötü planlama' yazmıştım. Notunuzda olayı bütün ayrıntılarıyla açıklamamı istemişsiniz. İnşallah vereceğim bilgiler yeterli olur.
Efendim, ben sanat olarak tuğla örücüsüyüm. Kaza günü 6 katlı binanın çatısında yalnız başıma çalışıyordum. İşimi bitirdiğimde 250 kilo kadar tuğlanın arttığını gördüm. Tuğlaları aşağıya elle taşıyacağıma, varile doldurup altıncı katın kenarına takılı olan makarayla indirmeye karar verdim.
Halatın ucunu aşağıya bağladıktan sonra çatıya çıktım. Varili astım ve tuğlaları varilin içine doldurdum. Sonra tekrar aşağı inip halatı sımsıkı tutarak tuğlaları indirmek için halatı çözdüm. Ben tam 70 kiloyumdur.
Halatı çözer çözmez hayret bir şekilde öyle havalandım ki, şaşkınlıktan halatı bırakmayı unuttum. Tabii hızla yükselmeye başladım. Üçüncü kat hizasında hızla aşağı inen varille karşılaştım. Bu, kafatasımdaki çatlak ve kırık köprücük kemiğimi açıklıyor.
Sonra çarpmanın da etkisiyle biraz yavaşlayarak yükselmeye başladım. Sağ el parmaklarım makaraya iki mafsal boyu girince durdum. Aynı anda tuğla dolu varil yere çarptı. Çarpma neticesinde varilin dibi çıktı ve tuğlalar döküldü.
Tuğlalar dökülünce varil hafifledi. Tahmin ettiğiniz gibi bu sefer de aşağıya düşmeye başladım. Üçüncü kat hizasında hızla yukarı doğru gelen varille karşılaştım. Bu da, iki kaval kemiğimin kırılmasının ve bacaklarımdaki yaraların sebebi. Varilin çarpmasıyla yavaşladım, bu sebeple tuğlaların üstüne düşünce sadece 3 omurgam kırıldı.
Tuğlaların üstünden kalkamadan acıyla yerde yatarken boş varili gördüm. Tam üzerimde ve yine altıncı kattaydı. O anda şaşırdım ve halatı bıraktım...

Emlak vergisini siz ödersiniz kardeşiniz ödemez
2008 Haziran ayında kız kardeşim ve ben yarı yarıya hisseli bir apartman dairesi satın aldık. Bu yıl vergisini ödeyeceğiz diye bilirken farklı yerlerden farklı bilgiler aldım. Kimileri ortaklı olduğu için çifte vergi ödeyeceğimizi, kimileri yeni evin 1-2 yıl vergiden muaf olduğunu, kimileri ise beyanname vermemiz gerektiğini söylüyor. Kız kardeşim evli, ancak çalışmıyor ve kendine ait herhangi bir geliri yok. Sözünü ettiğim ev dışında da kendi adına herhangi bir gayrimenkul bulunmamakta. Ben ücretli olarak çalışıyorum ve bu ev dışında bir gayrimenkulüm daha var. Bahsettiğim evde şu anda ben ve annem birlikte ikamet etmekteyiz. Emlak vergisi yükümlülüğümüz konusunda bilgi verirseniz çok sevinirim. Nalan Aslan
Emlak vergisi mükellefiyeti, gayrimenkulün satın alındığı tarihi izleyen yılbaşından itibaren başlar. 2008 Haziran ayında aldığınız evle ilgili mükellefiyetiniz 2009 yılında başlıyor.
Emlak vergisinde beyan usulü kaldırıldı. Ancak 2008 yılı sonuna kadar ilgili belediyeye bildirimde bulunmanız gerekiyordu.
Gayrimenkule hisse ile sahip olunması halinde emlak vergisi veya indirimli (sıfır oranlı) emlak vergisi, meskenin vergi değerinin hisseye isabet eden kısmına uygulanıyor. Çalıştığınız ve başka eviniz olduğu için her iki ev için de emlak vergisi ödeyeceksiniz. Kardeşinizle ortak olan evle ilgili olarak ödeyeceğiniz emlak vergisi hisseniz oranında olacak. Kardeşinizin herhangi bir geliri olmadığı ve Türkiye sınırları içinde tek bir konuta hisseli olarak sahip olduğu için hissesine düşen emlak vergisini ödemesi gerekmiyor. Ancak bunun için 44 Seri No.lu Emlak Vergisi Genel Tebliği ekinde yer alan 'Hiçbir Geliri Olmayanların Tek Meskenlerine Ait Taahhüt Belgesi' verilmesi gerekiyor.
Yeni evler 1-2 yıl emlak vergisinden muaf değil. Ancak mesken olarak kullanılan bina ve apartman dairelerinin 2 bin 500 TL'den az olmamak üzere vergi değerinin 1/4'ü, inşalarının sona erdiği yılı takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılıyor.

GÜNÜN SÖZÜ
'Politika, insanları kendilerini ilgilendiren şeylerden alıkoyma sanatıdır.'   (P.Valery)

AKLINIZDA BULUNSUN
Defterlerin sahibi lehine delil olması
Usule uygun tutulmayan defterler sahibinin lehine delil olarak kullanılamaz.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3