AKŞAM GAZETESİ | Mehveş Evin | 2009-06-11

kategori2

Esrar, eroin, alabalık, petrol ve silah

İki gün önce hem Meclis Alt Komisyonu, hem de demokratik toplum örgütlerinin kadın temsilcileri, Mardin'in Mazıdağı İlçesi'ne bağlı Bilge Köyü'ndeki katliama ilişkin raporlarını yayınladı.
Gariptir, günlerce salyalı kuduz köpek gibi katliamın acısından 'malzeme' yaratan medya, bu raporlarda yazılanlara aynı ilgiyi göstermedi. 
Oysa hem devletin hem de devletten bağımsız örgütlerin üzerinde birleştiği, 'soruşturulması gerekir' dediği bir korkunç bir gerçeğin altı çizilmişti: Köye uzaklığı 5-6 dakikadan fazla olmayan jandarma, katliam gerçekleştikten 1.5 saat sonra olay yerine intikal etmişti...
Normal bir ülkede, normal koşullarda böylesine karanlık bir tespit, herhalde günlerce tartışılırdı. Ancak asıl sorun, bu ülkedeki koşulların zaten normal olmaması. İki raporda göze çarpan, satır aralarında yitip gitmesine asla gönlümün el veremeyeceği ayrıntıları yayınlamak, boynumun borcu. Pazar brunch'ınıza biraz kan tadı karışacak, kusuruma bakmayın!

DEVLETİN YORUMU
- 'Korucu olanların devlet yanlısı veya ajan gibi nitelemelere maruz kalması, korucu olmayanların ise devlet düşmanı olarak algılanması bölgede yeni bir sosyal ayrışımın oluşmasına neden olmuştur.' (Ardından bu gibi 'münferit olaylar' üzerinden koruculuk sisteminin suçlanması ÇOK DA doğru değil' ibaresi eklenmiş...)

- 'Olayla ilgili muhaberatın kaydedildiği bir sistemin olup olmadığı' yönündeki soruya İl Jandarma Komutanı 'Böyle bir sistem var ancak, olaydan bir hafta kadar önce arızalandığı için tamire gönderildi' yanıtını verdi.

- Olayın meydana geliş saati ile köye yakın olan jandarma karakolundan olay yeriyle irtibatın geç kurulması ve intikalin gecikmesi konusunda etkili idari soruşturma yapılması gerekiyor.

SİVİLLERİN RAPORUNDAN 
Bilge Köyü kadınları: Olay gecesi baskın yapan kişiler, anlatıldığı gibi maskeli değildi, herkes birbirini tanıyor... Herkes gittikten sonra ne yapacağımızı bilmiyoruz... 1996'da de benzeri olay yaşandı ve 6 kişi öldürüldü.
Mazıdağı Belediye Başkanı: Yaşanan vahşet, Kürt sorununun çözümsüzlüğünden kaynaklanıyor. Karakolla katliamın gerçekleştiği yerin arası 5-6 dakika. 
- Mardin Vali Yardımcısı'nın iki saat geç müdahaleye cevabı: Yol stabilize, mayın döşenmiş olabilir, olay anında kişiler müdahaleyi geç tanımlamış olabilir... İhmal yok.
İHD Mardin Şubesi yetkilisi: Devlet kirli işlerini koruculara yaptırıyor. Kerkük-Yumurtalık boru hattı bu köyden geçiyor, çete-talancılık katliamın sebebidir. 
- TÜRK-İŞ temsilcisi: Köyde yaşanan bu olay ranttır; esrar, eroin, alabalık tesisleri ve petrol bu işin bir parçasıdır. Bölgede birçok faili meçhul cinayet var... Köyün öğretmeni, karakolda görev yapan uzman çavuşun eşi  olaydan 2 gün önce ayağı burkulduğu gerekçesiyle il dışına çıktı.
İşte esrar, eroin, alabalık, petrol rantının pek de gizli dönmediği, korucuların her nevi pis işe karışabildiği, çocukların silahla yatıp silahla kalktığı, asıl adı Zangırt olan Bilge Köyü'nün dramı.
Sizce suçlu kim?

PAZAR'LIK SERGİ
İkna odası!
SERGİNİN başlığı yeterince provokatif: Genç kızların üniversite kapılarında başörtülerini çıkarmaları için kurulan ve halen tartışılan ikna odası... Ancak Erinç Seymen'in sergisi bundan ibaret  değil: Ülkemizde her alanda yaygın olan otoriter unsurları sanat aracılığıyla tartışmaya açıyor Erinç. Militarizm, cinsiyetçilik ve her türlü ayrımcılığı sorguluyor.
1980 doğumlu sanatçı, kışkırtıcı işleriyle sadece Türkiye'de değil, yurtdışında da parlayan bir yıldız. 'Sanatçı' deyince sadece sahne sanatlarını icra edenlerin akla geldiği, 'sanatçı tepkisi' deyince de 'laiklik yürüyüşü'nün konuşulduğu bir ülkede Seymen, kalıpları kıran bir sanatçı olarak adından daha çok bahsettirecek, göreceksiniz...
İkna Odası, 20 Haziran'a kadar Galerist'te, kaçırmayın! (İstiklal Cad. Mısır Apt.163/4, Beyoğlu-İstanbul)