AKŞAM GAZETESİ | Metin Taş-Sezgin Özcan | 2009-06-11
Büyük şehirlerin sunduğu olanakların cazibesi, kentleşmeyi hızla artırmış durumda. Bunun sonucu olarak toplumun büyük çoğunluğu apartmanlarda oturmaya başladı. Apartman deyip geçmeyin. Zira apartmanlarda yaşamanın tabi olduğu kurallar fazla bilinmiyor. Apartmanlarla ilgili kurallara dikkat edilmemesi durumunda kat malikleri birçok yasal yaptırımlarla karşı karşıya kalabiliyor. Bunlardan birkaçını sayarsak olayın ne kadar ciddi olduğu anlaşılabilir.
KAPICI ÇALIŞTIRILMASINDAN DOĞAN YÜKÜMLÜLÜKLER
Apartmanın temizlik ve benzeri ortak işleri için kapıcı istihdam edilmesi son derece yaygın bir uygulama. Kapıcının sigortalı olması yasal bir zorunluluk. Sigortasız kapıcı çalıştırılması halinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından idari para cezası veriliyor.
Ayrıca, işten ayrılan kapıcının işsizlik sigortası kapsamında Türkiye İş Kurumu'na bildirilmemesi nedeniyle Türkiye İş Kurumu tarafından, Kapıcının İş Kanunu'ndan doğan hak ve alacaklarının ödenmemesi ve apartman/sitenin tescil edilmemesi durumunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü tarafından, Kapıcının işe giriş ve çıkış bildiriminin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bildirilmemesi halinde cumhuriyet savcılığı tarafından, Kapıcıya hafta tatili verilmemesi halinde belediye encümeni tarafından, para cezası uygulanması söz konusu.
DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER
Apartman yaşamını düzenleyen yasal hükümler sadece kapıcılarla ilgili değil. Bunun dışında, Kimlik Bildirme Kanunu'na aykırı davranılması halinde mülki amirlik tarafından, İmar mevzuatına aykırı davranılması durumunda belediye veya valilik tarafından, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun bazı hükümlerine aykırı davranılması durumunda da mahkeme tarafından para cezası uygulanmaktadır.
Görüldüğü üzere apartman yönetimi (kat malikleri kurulu) ticari amaçlı işyerleri olmamasına rağmen bir çok konuda ticari amaçlı işyerlerinden daha çok cezalara muhatap olabiliyor. Öyle ki, apartmanlara 8 ayrı kurum tarafından para cezası uygulanması söz konusu.
ORTAYA ÇIKABİLECEK SORUNLAR
Apartmanlardaki sorunlar sadece bunlarla sınırlı değil. Apartmanlarda yönetimle, kat malikleriyle ya da kapıcıyla ilgili sorunlar sıkça yaşanmakta. Bu tür sorunlar arasında apartmana yöneticilik yapacak kimsenin bulunamamasını (seçilememesini), otopark gibi ortak yerlerin kullanımından doğan sorunları, balkon kapatmayı, kapıcı dairesinin kiraya verilmesi durumunu, kapıcının ücret, tazminat vb yasal haklarının nasıl ödenmesi gerektiğini, bağımsız kat bölümünde evcil hayvan beslenmesini, komşuları rahatsız edici hareketlerde bulunulmasını saymak mümkün.
Belirtilen durumlar, kendine özgü yapıları nedeniyle gazete yazısı boyutlarını fazlasıyla aşmakta. Bu nedenle belirtilen bütün sorunların yanıtını bulabileceğiniz bir kaynak önermek istiyoruz. İş Müfettişi Arif Temir tarafından kaleme alınan 'Apartman Yönetimi ve Kapıcılar' kitabı bu konuda bir rehber niteliğinde. Geçtiğimiz aylarda Yaklaşım Yayınları (www.yaklaşım.com) tarafından kitabın güncelleştirilmiş 2. baskısı yapıldı. Apartman yönetimlerine rehber niteliği taşıyan kitabı ilgilenen okuyucularımıza öneririz.
Rakıya tescil talebine dair
Sahte rakı konusu uzun süredir çözüm bekleyen ciddi sorunlarımız arasında... Sahte rakı nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı azımsanamayacak düzeyde... Ülkemize gelen turistler de sahte rakı mağdurları arasındaki yerini almış durumda... Bu durum, başlayan turizm sezonunda ülke tanıtımı ve turizmi açısından oldukça 'can sıkıcı'...
Sahte rakı üretim ve satışını cazip kılan ana etken, yüksek vergiler. Yüksek vergilerin vergi gelirlerini azalttığı defalarca ispatlanmasına karşın alınan yol, bir arpa boyu kadar. Konu yıllardır yazılıp çiziliyor. Bu konuda elimizi kolumuzu bağlayan etkenlerin başında AB ile vergi uyumlaştırılması geliyor. Ancak bu konuda da çözüm yöntemleri ve çözüm örnekleri yıllardır önümüzde 'kabak gibi' duruyor.
Geçtiğimiz günlerde konunun çözümü için çalışmaların başladığı haberleri basında yer aldı. Söz konusu haberlere göre; rakıya 'milli içki' statüsü için kollar sıvanmış.
Kolları sıvadık Allah'a şükür. Olumlu sonuç alıp alamayacağımızı ve çalışmaların ne zaman sonuçlanacağı konusu zamanla belli olacak. Söylenecek tek şey var: 'Sakın geç kalma, erken gel.'
Yunanlıların 'uzo' ve Fransızların 'rom' için milli içki statüsü sağlayıp indirimli oran uygulamasına geçmelerinin üzerinden yıllar geçti. Yıllardır konu gündemde ama nedense somut adım atılması yeni akla gelmiş. O halde şu soruyu sormak lazım: 'Daha önceleri neredeydiniz?'
AKLINIZDA BULUNSUN
Apartman yöneticisinin seçilememesi
Kat malikleri apartmanın yönetimi için toplanıp bir yönetici atayamazlarsa kat maliklerinden birinin başvurusu üzerine sulh mahkemesi tarafından bir yönetici atanır. Sulh mahkemesi tarafından atanan yönetici, haklı bir sebep bulunmadıkça atama üzerinden altı ay geçmeden değiştirilemez.
GÜNÜN SÖZÜ
'Suçlar insanların yüzünde görünseydi aynalar satılmazdı.'
(Peter Ustinov)
Şirket ortağının 4/b sigortalılığı ne zaman sona erer
4/b kapsamında sigortalı olan kişinin ortağı olduğu limited şirket, tasfiye olmaksızın vergi mükellefiyeti yönünden terkin kapsamına girmiştir. TTK'ya göre bir tasfiye söz konusu değildir. Söz konusu kişi başka bir limited şirkette de on gün kısmi süreli çalışmaktadır. Bordro tahakkuku yapılmakta olup, gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılarak ücretleri ödenmektedir. Yapılan işler doğru mudur? Bu kişinin 4/a kapsamında olması gerekir mi? Serap Gürtaş
5510 sayılı SS ve GSS Kanunu'na göre, mahkeme kararı ile iflasın veya tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile şirketin tasfiyesinin başlamasına veya münfesih duruma düşmesine karar verilen limited şirket ortaklarından 4/a (SSK) kapsamında çalışmaya başlayanların sigortalılıkları, çalışmaya başladıkları tarihte sona eriyor. Ancak yasada vergi mükellefiyeti terkin edilmiş olmakla birlikte TTK'ya göre faaliyeti devam eden limited şirket ortakları için böyle bir durum öngörülmemiş. Bu nedenle söz konusu sigortalının 4/b kapsamındaki sigortalılığı devam edecek olup, ücretli çalışması nedeniyle 4/a kapsamında sigortalı olması gerekmiyor. Ücret ödemesinden sadece gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılması doğru bir uygulama.
İşçinin davranışının kamera kaydından tespiti
19 Mayıs 2009 tarihli yazınızda yer alan öpüşmeyle ilgili yargının kararına katılıyorum. Ancak hiç bir kimsenin, davranışı suç bile olsa dinlenilmemesi veya görüntülenmemesi gerekir. İşçinin mailini okuyamazsınız, ancak işyeri bilgisayarını kişisel amaçları için kullandığında iş sözleşmesini feshedebilirsiniz. Burada kişinin özel hayatı ihlal edilmiş. İşveren mahkemeye bu gerekçeyle başvuru yaptığı için bence bir ceza alması gerekirdi diye düşünüyorum. F.D.
Örnek olayda işveren işçilerini gizli kamerayla kayda almamış, işyerindeki güvenlik kamerasından tespit yapmış. Bu nedenle suç oluşmaz. Çünkü işyerlerine güvenlik kamerası kurulmasına yasal bir engel yok. Ancak gizli kamera ile çekim yapılmış olsaydı sizin yorumuz geçerli olabilirdi.