AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-06-11

kategori2

Devl'ül Allah

Bir Kadiri zikridir
'Allah'ın değiştirme iradesi' anlamına gelir ve ne ilginçtir ki Bush döneminin Haçlı Savaşı zihniyetini değiştiren Barack Hüseyin Obama; Georgetown Üniversitesi'nde konuşma yaparken arkasına asılı duran İsa figürlü haçı bir örtüyle kapattırmış...
Ancak, Kahire'de konuşma yaparken Kuran-ı Kerim'den örneğin Necm Suresi'nden alıntı yapmıştır.
(Uzun süredir hırpalanan İslam dünyası lehine, sekülerizmin merkezinin yaptığı bir pozitif ayrımcılık jesti olarak kabul edilebilir.)
Onu iktidara taşıyan kampanyanın sloganı 'Change,' yani 'Değişim' idi.
Kendisi Müslüman olmasa bile, ailesinde Müslümanlar olduğunu söylemiştir.
Kenyalı ailesi Swahili'dir.
Swahili Müslümanları ise Osmanlı döneminden beri Kadiri'dir.
İlginç mi, ilginç...
Barack ismi de, öyle çok bilmişlerin iddia ettiği gibi, Burak falan da demek değildir.
Barack, Swahili lisanında, 'arif, irfan sahibi kişi' anlamına gelir.
Ancak özel bir isimdir. Öyle her önüne gelen çocuğunu Barack ismini koyamaz. Swahililer'de 'Kabile Meclisi' kararıyla konulabilen bir isimdir.
Şimdi...
Dünyayı yalnızca mistik işaretlerle algılayan biri, kolaylıkla; Kadiri kökleri olan bir ABD Başkanı, Kadirilerin 'Devl'ül Allah' zikrini doğrularcasına, 'Change/Değişim' sloganıyla iktidara geldi ve arifane çıkışıyla dünyayı değiştiriyor, diyebilir.
Biz öyle demiyoruz.
Hıristiyan dünyası ile İslam dünyası arasındaki çatışma Bush döneminde öyle yükseldi ki; Amerika bu tutumunu sürdürmeye devam etse, İslam dünyası üzerinde en ufak bir tesiri kalmayacak...
Ve bu yapısıyla, Avrupa Birliği'nde gözlemlenen türde bir Hıristiyan şövenizmine teslim olacaktı.
Bu da, Amerika'nın 'Dünya İmparatorluğu'nun sonu anlamına gelirdi.
Oysa Amerika'nın iddiası; gerçek sekülerizmin tesisinde yatıyordu.
Dün Barack Hüseyin Obama, hem kimliğiyle hem de konuşmasının içeriğiyle, aslında İslam'a kapalı Avrupa ile İslam'a açık Amerika arasındaki anlam farkının altını çizdi.
Kahire'de hem Kuran-ı Kerim'den hem İncil'den sözler duyduk.
Kimileri Obama'nın gizli Müslüman olduğunu iddia ediyor.
Kimileri ise, Müslümanları kandırdığını, takiye yaptığını...
Oysa Obama'nın hem kimliğinin sembolizasyonu hem de sözleriyle yapmaya çalıştığı; bu kavramı hiç telaffuz etmese de, 'Dinlerin aşkın birlikteliği' anlayışından yararlanarak ABD sekülerizmini güçlendirmek.
Aşağıdaki sözler Barack Hüseyin'in tarihi Kahire konuşmasından:
'ABD, Müslümanların dinine ya da hukukuna karşı düşmanlık karakteri taşımaz.'
'ABD'de özgürlük herkesin kendi dinini yaşaması üzerine kuruludur.'
'İlk Müslüman üye Kongre'ye seçildiğinde kurucu babalarımızdan Tomas Jefferson'ın muhafaza ettiği Kur'an üzerine yemin etmişti.'
Müslüman nüfusun epeyce yoğun olduğu Avrupa Birliği, değil Müslüman, İslam kökenli bir devlet başkanı seçemediği, Müslüman Türkiye'yi dışladığı ve Avrupa'nın devlet başkanları yukarıdakilere benzer sözler telaffuz edemediği sürece...
Amerika, 'Seküler kurucu ilkeleri'ne dönebilme yeteneğiyle, dünya liderliğini tekrar güçlendirerek, ortaksız sürdüreceğini göstermiyor mu?