AKŞAM | CUMARTESI | 13 HAZİRAN 2009, CUMARTESİ
Sene 1984; Alman ikili Thomas Anders ve Dieter Bohlen, synthesizer'ın bütün ihtiÅŸamı ve disko ışıklarının büyüsüyle dolu ilk albümleri 'The 1st Album'ü yayınladı ve müzik tarihinde 'kült' olacak bir isim, Modern Talking doÄŸumunu kutladı...

80'li yıllarda kendi paramla ilk satın aldığım albüm Modern Talking'in çıkış albümüydü. Dolayısıyla 3 yıllık bir birlikteliÄŸin ardından ayrılan ve 90'larda birkaç yıl için bir araya gelip ancak ikinci seferde de iÅŸi yürütemeyen ikiliden, Thomas Anders'ın İstanbul'a geleceÄŸi haberi bende de heyecan yarattı. Zira 80'lere dair bütün kiÅŸisel anıların canlanmasına denk düÅŸen bir haberdi bu.
Kariyerine solo olarak devam eden ve 3 Temmuz gecesi RTN organizasyonuyla SuAda'da 'Retro Volume 1' serisi kapsamında konser verecek olan Thomas Anders'la 80'leri ve Modern Talking'i konuştuk.
- 8-9 yaşındayken aldığım ilk kaset bir Modern Talking albümüydü. O eski günleri hatırladığımda son derece nostaljik geliyor. 80'leri ve o görkemli dönemleri nasıl hatırlıyorsunuz?
İlk aldığınız kasetin Modern Talking olduÄŸunu duymak çok güzel. 80'ler bambaÅŸka bir dönemdi; renkli, üretken, cıvıl cıvıl... Benim açımdan da baÅŸarı basamaklarını birer birer çıktığım yıllardı. Tabii ki o zamanı büyük bir keyif duyarak hatırlıyorum.
- Modern Talking'in parçası olmak ve dünya çapında milyonlarca albüm satmak nasıl bir duygu?
Aslında tüm bu çılgınlık 'You're My Heart, You're My Soul' ile baÅŸladı ve ondan sonra da Modern Talking kavramı bizim dışımıza da çıkarak dizginlenemedi. Toplam 120 milyonu aÅŸan albüm satışları ve 420 altın ve platin plak ödülü; üstüne de konserlerde 10 binlerce müzikseverin karşısına çıkmak... Bundan daha güzel bir duygu olabilir mi?
- MüziÄŸinizde her ÅŸey romantizm ve synthesizer'ın sesi miydi? Sanmıyorum! Bize biraz da ikilinin büyüsünden bahseder misiniz?
Büyü mü bilemiyorum ancak bence doÄŸru zamanda doÄŸru müzikle insanların karşısına çıktık. Onlar da bizi benimsediler ve duygularımızı paylaÅŸtılar. Söz, müzik, görüntü ve fantezinin güzel bir uyumunu yakaladık. Herkesin, İngilizce bilmeyenlerin dahi, rahatlıkla eÅŸlik edebileceÄŸi parçaları yarattık. O yüzden de aradan yıllar geçmiÅŸ olsa da hala keyifle dinleniyorlar.
80'LERDE TUTKU VARDI
- Biraz kişisel olacak ancak eski eşiniz Nora Balling'i sormak istiyorum... 80'li yıllarda hayranlarınız onu ve onun adının yazılı olduğu kolyenizi fazlasıyla kıskanıyorlardı.
Nora konusunda çok fazla konuÅŸmak istemiyorum. Åžu anda ikinci eÅŸimle ve oÄŸlumla mutlu bir aileyiz. GeçmiÅŸi geçmiÅŸte bırakmayı tercih ediyorum. O bahsettiÄŸiniz kolyeye gelecek olursak; onu hepi topu 2 yıl taktım ve bundan 19 yıl önce kasaya kaldırdım. İnsanların hala bu kolyeden bahsediyor olması sizce de inanılmaz deÄŸil mi?
-Müzik, moda, politika ve hemen her konuda 80'ler biraz çılgın ve tuhaf bir dönemdi...
80'lerde hayatın her alanında çılgın bir hareketlilik vardı. İnsanlar birçok ÅŸeye bugünkü kadar kolayca ulaÅŸamadığından o ÅŸeylere daha çok deÄŸer veriyordu. Müzik söz konusu olduÄŸunda sevdiÄŸiniz bir plak veya kasete sahip olmak önemliydi. Åžimdi ise internet üzerinden her ÅŸeye hemen ve çaba göstermeksizin ulaÅŸmak sanki birtakım duyguları köreltmeye baÅŸladı. 80'lerde duygular daha yoÄŸundu; tutku vardı. Bugünse o yoÄŸunluk yok.
- 2000'li yıllardan bahsedecek olursak... MüziÄŸe ve hayata bakış açınız nasıl deÄŸiÅŸti?
Artık karşınızda 46 yaşında, stil sahibi bir adam var. Aynı zamanda sevgi dolu bir aile babası. Haliyle tüm bunlar müziÄŸime de yansıdı.
- Grubun diÄŸer parçası Dieter Bohlen'le görüÅŸüyor musunuz? Hala birlikte müzik yapıyor musunuz?
Tek kelimeyle 'hayır!'
MODERN TALKING'I DIETER'İN EGOSU BİTİRDİ
- Bohlen'le 90'ların sonunda yeniden bir araya gelip 2003 yılında tekrar ayrıldınız. Ayrılık sebebi müzik konusundaki düÅŸünce farklılıkları mıydı yoksa kiÅŸisel sorunlar mı vardı?
İlk ayrılıktan sonra bir dönüÅŸ albümü için talep aldım fakat bu konuda emin olamıyordum. İlk dönemimizde yakaladığımız inanılmaz baÅŸarının tekrarlanamayacağını düÅŸünüyordum. Fakat plak ÅŸirketiyle konuÅŸtuktan ve pazarlama konusunda destek sözlerini aldıktan sonra onay verdim. DönüÅŸ albümümüz 'Back For Good' ile müzik tarihinin en baÅŸarılı dönüÅŸlerinden birine imza attık. 'Back For Good', 1998 yılında dünya çapında en çok satan 5. albüm oldu. Ancak ilk ayrılıkta yaÅŸadıklarımız aynen tekrarlandı. Dieter ve ben birbirine tamamen zıt iki karakteriz. Onun sınır tanımayan egosu uzun bir süre bir arada kalmamızı engelledi.
- Modern Talking ÅŸarkıları içinde favoriniz hangisi?
O dönemden sevdiÄŸim birçok parça var ancak yine de tüm bu çılgınlığı baÅŸlatan ÅŸarkı olması nedeniyle 'You're My Heart, You're My Soul'un yeri bir baÅŸka.
- GeçmiÅŸe dönmeniz mümkün olsaydı Modern Talking ikilisi ile ilgili neyi deÄŸiÅŸtirmek isterdiniz?
Modern Talking keyif duyulacak bir baÅŸarı hikayesiydi. O yüzden hiçbir ÅŸeye dokunmadan bırakalım her ÅŸey olduÄŸu gibi kalsın.
- Yine o dönemden asla unutmayacağınız en çılgın anınız nedir?
Çılgın demeyelim ama Åžili Santiago'da 85 bin kiÅŸinin karşısında verdiÄŸim konseri hiçbir zaman unutamam. Herkes hep bir ağızdan ÅŸarkılara eÅŸlik ederken, gürültüden neredeyse orkestramı duyamaz hale gelmiÅŸtim.
- Daha önce Bursa ve ÇeÅŸme'ye gelmiÅŸtiniz. Bu sizin İstanbul'daki ilk konseriniz olacak. Bizi nasıl bir performans bekliyor? Ve İstanbul hakkında planlarınız nelerdir?
Evet, ÇeÅŸme ve Bursa'da coÅŸku dolu seyircilerin önünde birer konser vermiÅŸtim. 25 yılın ardından İstanbul'da ilk defa konser verecek olmam ise beni fazlasıyla heyecanlandırıyor. Konserin yeri de olaÄŸanüstü; düÅŸünsenize iki kıtanın ortasında bir adanın üstünde olacağız. Konser, Retro Gold adlı 80'ler gecesinin bir parçası, o yüzden solo çalışmalarımı bir kenara bırakıp sadece Modern Talking döneminin tüm unutulmaz hit parçalarını seslendireceÄŸim... 'You're My Heart, You're My Soul'dan 'Cheri Cheri Lady'ye kadar her ÅŸey çalınacak. Birbirinden yetenekli müzisyenlerden oluÅŸan grubuma da çok güveniyorum. İstanbul'daki hayranlarıma, bolca eÄŸlenecekleri ve uzun süre unutamayacakları bir performans sözünü verebilirim. Konser dışında ise mümkün olabildiÄŸince İstanbul'u gezmeye çalışacağım.
SELİN ÖZAVCI