AKŞAM | CUMARTESI | 13 HAZİRAN 2009, CUMARTESİ
Televizyonda bir bar ortamı, ünlü konuklar ve Serji diye 'acayip' bir adam! Bara gelen konukları ağırlıyor, ÅŸarkılar söylüyor, dans ediyor. Gizli kameralar onu takip ediyor, izlerken önce kim kimdir, seyirciye mi, oyunculara mı ÅŸaka yapılıyor diyorsunuz. Ama merak etmeyin 'Uyanık Bar'ın müdavimi oldukça sorularınızın cevaplarını buluyorsunuz.

Uyanık Bar'da Serji karakteriyle bizi ekranlara kilitleyen oyuncu 'Hatırla Sevgili' ve 'Yol Arkadaşım' adlı dizilerden tanıdığımız Serhat Kılıç'tan baÅŸkası deÄŸil. 10 yıldır Devlet Tiyatroları'nda oyunculuk yapan Kılıç'ı bu programla daha çok kiÅŸi tanıyacak gibi... İlk izlendiÄŸinde çözümü zor bir bulmacanın içindeymiÅŸ gibi hissetmenizi saÄŸlayan durumun aslı ÅŸöyle; Serji karakteri, ünlülerin sürekli takıldığı bir barda çalışıyor. Amacı onlara yakın olmak ve bu sayede üne kavuÅŸmak. En büyük hayali 'star olmak' olan Serji, gizli kameralardan habersiz türlü türlü yeteneklerini de cömertçe sergiliyor. Tabii ki ünlü konukların da daha önce ÅŸahit olmadığımız yetenekleri ve bambaÅŸka yönleri de ilk kez Uyanık Bar'da ortaya çıkıyor. Uyku problemi çekenler salı ve perÅŸembe geceleri Fox TV'de saat 23:00'da yayınlanan bu programın müdavimi olacak gibi gözüküyor.
- Uyanık Bar projesi kimin başının altından çıktı?
Yaklaşık bir senedir Åžafak BakkalbaÅŸoÄŸlu ile tanışıyoruz ve fikir ondan çıktı. Onun bu iÅŸlerin piri olduÄŸuna inanıyorum ve üzerine de kimseyi tanımıyorum! Bu program benim çok istediÄŸim bir ÅŸeydi. Sunucu olmaktan çok korkuyordum; 'öyle bir ÅŸey yapalım ki ben sunucu olmayayım' dedim. Derdim, aslında Serji diye bir karakter oluÅŸturup onu oynarken eÄŸlenmek ve eÄŸlendirmek.
- Serji, kulaÄŸa biraz feminen geliyor...
Bu ismi oyuncu Emre Karayel buldu, çünkü üniversitede okurken bana ilk Serji diyen oydu. Aslında bu ismi çok tartıştık; böyle bir ÅŸeyler yakıştırırlar mı diye. Ama Serji'ye bunu ÅŸöyle yükleyebiliriz; heteroseksüel bir erkek ama onda bir kadın duyarlılığı da var. Yani Serji aÄŸlamak istiyorsa, yanımda bir kadın var aÄŸlamamalıyım demez, aÄŸlar.
- İlk seyrettiÄŸimde kamera ÅŸakası mı yapılıyor diye düÅŸünüp bir ÅŸey anlamamıştım...
Programda oyuncu olmayanlar var ve ileride oyuncu olmayan konuklarımız da olacak. Katılan oyunculara 'ÅŸöyle yap, bunları söyle' falan demiyoruz. Aslında biz de neler olacağını bilmiyoruz. Mesela konuk beni tokatlayacaksa tokatlayabilir; ben orada Serhat Kılıç olarak deÄŸil Serji tiplemesiyle karşılarındayım. Serji, o barın başında ve onları ağırlamakla yükümlü. CoÅŸkun Bey diye sinirli bir patronu var ve aslında bu Serji'ye kurulmuÅŸ bir tuzak. Bir tek Serji'nin hiçbir ÅŸeyden haberi yok. Aslında sevgilisi de yapım ÅŸirketinin ayarladığı biri, belki çocukluÄŸundan tanıdığı biri ve sevgilisi olsun diye ona para vermiÅŸler. 'Ne olursa olsun ondan ayrılma biz sizi kameraya çekiyoruz' demiÅŸler. Biraz Truman Show ile benzerlikler taşıyor. İstediÄŸimiz gibi giderse programın sınırları biraz daha geniÅŸleyebilir. Benim oynadığım adam da çok fazla televizyon izleyen, bu hayata merak duyan, bu hayatı yaÅŸayan insanların gerçek yüzünü merak eden ve onların yanında olmak isteyen biri.
KENDİ 15 DAKİKASINI BEKLİYOR
- Serji karakteri de oyuncu olmak istiyor deÄŸil mi?
Andy Warhol 'Hepimiz 15 dakikalığına ünlü olacağız' demiÅŸ ya, iÅŸte o da kendi 15 dakikasını bekliyor. Gelen konuklardan birinin, ona bu 15 dakikayı vereceÄŸine çok inanıyor. Mesela öncesinde yüz vermezken Ahmet Mümtaz Taylan'ın Åžafak BakkalbaÅŸoÄŸlu'nu tanıdığını öÄŸrendiÄŸinde bir anda Ahmet 'Ahmet Abi' oluveriyor. Çünkü 'bu adam beni Åžafak'la tanıştırabilir' diye düÅŸünüyor. Mesela Serji daha önceki konuklarımızdan Didem Erol'un Tarantino ile tanıştığını bildiÄŸi için kendine de bir ÅŸeyler çıkabilir düÅŸüncesiyle ona çok iyi davranıyor.
- Peki, ilk programdaki Dolunay Soysert'e asılma hikayesi konuşulmuş bir şey miydi?
Hayır, makyaj yapılırken sadece onlara 'birazdan içeride barın iÅŸletmecisi bir adam sizi ağırlayacak ve bu kesinlikle ben deÄŸilim' diyorum. 'Üstelik seyirci sizin kameradan haberdar olduÄŸunuzu biliyor, ne istiyorsanız yapabilirsiniz. Kurban siz deÄŸilsiniz, benim ve hep birlikte benim oynadığım adamı kekliyorsunuz' diyorum. Onlar tamamen serbest. Tabii ki derdimiz konuÄŸun özel hayatını didiklemek ya da askıntı olmak deÄŸil. Burada hep beraber eÄŸlenmeye ve seyircileri de eÄŸlendirecek bir atmosfer yaratmaya çalışıyoruz. Hiç ÅŸarkı söylemeyen bir konuk bizimle ÅŸarkı söylüyor ya da onları dans ederken hiç görmemiÅŸken Serji muhakkak konukları dansa kaldırıyor. Serji'nin de öyle bir ÅŸeytan tüyü olduÄŸunu düÅŸündürtmeye çalışıyorum, ne kadar becerebiliyorum, bilmiyorum ama...
- Çok güzel ÅŸarkı söylüyor ve dans ediyorsunuz...
Tango, vals, Polka'yı zevkle yaparım. Altı sene ÅŸarkı söyledim, Ankara'da bir grubumuz vardı ve çeÅŸitli kulüplerde programlar yapmıştık.
- Gerçek hayatta siz de bir bara gitseniz ve Serji gibi bir karakter karşınıza çıksa ne yaparsınız?
Mümkün olduÄŸunca sohbeti kısa kesmeye çalışırdım çünkü hayatıma sızabilir. Ürkütücü bir durum olurdu.
- Bu projeyle daha çok kiÅŸi sizi keÅŸfedecek gibi...
Televizyon maalesef öyle bir ÅŸey, aslında 10 yıldır tiyatro yapıyorum. Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi'nde 4 yıl burslu okudum. Reji üzerine master yaptım. Åžimdi Dot Tiyatrosu'nda 'Vur YaÄŸmala Yeniden' adlı oyunu oynuyoruz. Heyecanım çok yükseldi. Asla bundan vazgeçmek istemiyorum, bu yüzden burada Serji karakterini oynuyorum. Tıpkı 'Hatırla Sevgili'de Kamil'i, 'Yol Arkadaşım'da İlker'i oynadığım gibi.
SEYİRCİSİZ OYNAMAM
- Aynanın karşısına geçip türlü türlü taklitler yapan bir çocukluk mu geçirdiniz?
Asla aynanın karşısında yapmam. Seyirci lazım. Seyirci olursa her ÅŸey çok güzel olur. Mesela bardaki seyirci bana çok az geliyor. Ama küçükken oyuncaklarla oynarken teyzem, dayımla ilgili bir ÅŸey anlatırken annem 'dikkatli konuÅŸ bizim teyp kaydediyor, sus' deyip beni odadan çıkarırmış. Yoksa akÅŸam dayım geldiÄŸinde teyzenin taklidini yap deyince gündüz konuÅŸulan her ÅŸeyi anlatırmışım.
- Üstün Dökmen'in hazırladığı 'Küçük Åžeyler' projesinde de skeçler yapıyordunuz...
Çok fazla paylaşımımız oldu programda. Kendi kartvizitimle ilgili bana çok ÅŸey öÄŸretti. Hayatımı ve zamanımı kullanmamla ilgili de... İnsanlarla iletiÅŸim kurma konusunda çok ÅŸey öÄŸrendim. Empati kuran biriymiÅŸim ama onun empati olduÄŸunu Üstün Hoca'dan öÄŸrenmiÅŸ oldum.
Kadınlara hayranım ama Serji kadar değil
Flörtöz bir yapım var ama programda olduÄŸu gibi her karşıma çıkan kadına sarkmıyorum. Sarkanlardan da nefret ediyorum ama bar kuÅŸları bunu yapıyor. Serji'nin de böyle bir hevesi var. Kadınlar... Kadınların çok güzel olduÄŸunu ve her an hayatımızda olması gerektiÄŸini düÅŸünüyor. Serji kadınlara hayran, ben de hayranım ama Serji kadar deÄŸil.
SİBEL ATEŞ YENGİN