AKŞAM | EGITIM | 18 HAZİRAN 2009, PERŞEMBE

Üniversite nedir?

Sizce üniversite nedir? Herhalde bu konuda söz söyleyecek o kadar çok hocam vardır ki, onların affına sığınarak bu konuda yazmamın bir gereksinimden doÄŸduÄŸunu belirtmek isterim. Üniversite kavramının en çok tartışıldığı ülkelerden birisi Türkiye'dir. Ama bizim için üniversite çok farklı anlamlara geliyor. Mesela 1980'lerde üniversite 'olay ve anarÅŸi çıkan yerler' olarak tanımlanırken, içinde bulunduÄŸumuz yıllarda ' meslek edinme yerleri' olarak tanımlanır. Toplumun büyük çoÄŸunluÄŸu sanırım bu fikirdedir. Çocuklarımızın üniversite eÄŸitimi alması için en fazla uÄŸraÅŸ veren ülkelerin başında geliriz.

Son yıllarda üniversite sayımız her geçen gün artıyor. Son on yılda sayıları 50'den 134'e çıktı. Özellikle son dönemde her ile bir üniversite kurulması fikrinin hayata geçmesi ile yeni üniversiteler açıldı. Bir taraftan da tüm zorluklara raÄŸmen vakıf üniversitelerinin sayısı 40'a yaklaÅŸtı. Peki, ne ifade ediyor bu rakamlar, her ile neden bir üniversite, bu konuda üniversiteleri açanlar ne düÅŸünmüÅŸtür bilmiyorum. Ben bu fikri destekliyorum çünkü açılan her üniversitenin toplumsal kalkınmaya bir katkısı olacağını düÅŸünüyorum. Dünyanın birçok yerinde yapılan araÅŸtırmalar kalkınma ile eÄŸitim arasında çok büyük bir korelasyon olduÄŸunu söylüyor. Yani eÄŸitim seviyesi yüksek toplumların kalkınması da yüksek oluyor.
GeliÅŸme ve kalkınma için üniversitelileÅŸme çok önemlidir. Ancak, üniversite açalım, öÄŸrenci alalım da, ÅŸu birkaç soruyu da soralım, herhalde sormaya hakkımız vardır.

Bir... Üniversiteler sabah 08.00'de açılıp akÅŸam 17.00'de kapanan yerler mi olmalı?
İki... Üniversiteler bulundukları yerdeki insanların girmesine izin verilmeyen yerler mi olmalıdır? Topluma kapalı mı olmalıdır?
Üç... Üniversiteler öÄŸrencilerin ders gördüÄŸü hocaların dersleri bitince ışıkları söndürülen yerler mi olmalıdır?
Dört... Üniversiteler bulundukları bölgelerin ekonomisi için proje üretmeyen yerler mi olmalıdır?
BeÅŸ... Üniversiteler çeÅŸitli unvanların alındığı ve ömür boyu kullanıldığı yerler mi olmalıdır?

Bu sorular artar gider. Ama bir ÅŸeyi iyi bilmek gerekiyor ki, geliÅŸmiÅŸ ülkelerdeki üniversite kavramı ile bizim bildiÄŸimiz üniversite kavramı aynı deÄŸildir. ÖrneÄŸim MIT dünyanın en büyük teknik üniversitesi, üniversite içerisinde kurulan bir teknoloji üssü ve bilgi üssü var. Yıllık cirosu 15 milyar dolar. MIT'de hocaların kartında 'doktor' unvanı' yazar doçent veya profesör unvanını çok kullanmazlar çünkü bu unvanların deÄŸiÅŸken olduÄŸunu düÅŸünürler. Üniversitenin bilgi üreten ve ürettiÄŸi bilgiden para kazanan kurumlar olduÄŸunu söylerler.

Biz üniversiteyi bir iÅŸletme gibi deÄŸil bir yüksek lise gibi düÅŸünüyoruz. Oysa bir düÅŸünsenize her üniversitede binlerce yetiÅŸmiÅŸ bilim adamı var, her gün derste veya ders dışı binlerce bilgi üretiliyor. Neden herhangi bir üniversitemizin rektörü çıkıp, 'üniversite olarak bu yıl ÅŸu kadar sayıda proje yaptık ve bu projelerden ÅŸu kadar ciro yaptık', demiyor. Neden rektörler çok büyük yatırımlarla kurulmuÅŸ üniversitesini üreten ve ürettiÄŸi o çok deÄŸerli bilgiyi satan kurumlar haline getirmiyor. Üniversiteler dünyanın en deÄŸerli ÅŸeyini yani bilgiyi üretiyorlar, ama biz bu deÄŸerli ürünleri bilgileri maalesef dışarıdan almak durumunda kalıyoruz. Her yıl yurtdışında binlerce akademisyeni, projeyi ülkemize getirerek veya büyük projelerimizi onlara ihale ederek ne kadar büyük paralar kaybediyoruz. Bir düÅŸünün, boÄŸaz köprülerinin birini İngilizler diÄŸerini Japonlar yaptı.
En önemli soruyu sorayım o zaman: Üniversiteleri yani, binlerce bilim adamını, öÄŸrenciyi, onların ürettiÄŸi o müthiÅŸ katma deÄŸeri ve trilyonluk yatırımları kim yönetiyor. Ülkemizin bugününü veya geleceÄŸini kim yönetiyor. Üniversiteler aslında birer büyük fabrika deÄŸil mi? Neden üniversiteleri rektörler, akademisyenler yönetiyor. Neden üniversitelerimizi birer iÅŸletme gibi düÅŸünüp o ÅŸekilde yönetmeyi tartışmıyoruz.
134 üniversitemiz var. Bu üniversitelerimiz bulundukları her yerlerde 7 gün 24 saat üretim yapmalıdır. Bilgi üretmelidir. Her bölgeyi kalkındırma projeleri üretmelidir. Yurtdışına proje üretmelidir. Kısacası üniversitelerimiz üretim üssü haline gelmelidir.
O zaman biz en çok kaynağı, en deÄŸerli üründen bilgiden kazanacağız...

Turgay Polat

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3