Sayfa yapılırken, Alaattin abi sordu, ben de 'F.Bahçe Zagreb'de yendi. Burada mı yenemeyecek' dedim. Kanarya beni, fena halde yanılttı. Maç boyu, F.Bahçe'nin oyununa inanamadık. Ne savunma, ne de hücum vardı. Bence 'Tatlı Final-Four Hayallerimiz' Abdi İpekçi'ye gömüldü. Åžimdi iÅŸ 'Olmayacak duaya amin demek gibi bir ÅŸey olan, matematik hesaplara kaldı.' O da, mucize ötesi bir ÅŸey. Kısacası, iÅŸ bitti.
F.Bahçe ilk periyotta, hücumda çok top kaybı yaptı. Åžut yüzdesi de zayıf kaldı. Buna savunmada pota çevresindeki gedikler de eklenince, skor hakimiyeti Cibona'ya kaptırıldı. İlk 8 dakikada 10 fark yiyen F.Bahçe, bol deÄŸiÅŸiklikler yaparak 'Savunmayı yamalarla kapatmaya çalışsa da, yamalar tutmadı ve kolayca patladı!' Savunma çok yumuÅŸak ve bol gedik veren görüntülerle seyretti. Fark periyot sonunda, 14'e kadar çıktı. 2. periyotta, Cibona üçlüklerle ve pota altı basketlerle, savunma duvarımızı kolayca aÅŸtı. Hatta, savunma duvarı diye bir ÅŸey kalmamıştı. Pota altı savunmamız, adeta süzgeçe döndü. Yüklenen, delip geçiyordu. Özellikle de, ABD'li 2.08'lik center Homan. Devre sonuna kadar 5/6 ile pota altımızda burgu gibi çalıştı. Kus mükemmel oynuyordu ve fark 2 dakika içinde 17'ye çıktı. F.Bahçe Mrsiç ve Preldziç gibi dış oyuncularıyla bile üç sayı kısırlığına son veremeyince, Cibona'nın zengin üç sayı hasadına yenildi ve devreyi, 27-49 ile 22 sayı geride kapattı.
Son iki periyot, ilkinden, daha da beterdi. Kısacası, işimiz Allah'a kaldı!
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.