Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Yandaş basının yeni üyesi

Televizyonların sabah kuÅŸağında gazetelerin okunduÄŸu programlardaki sıralamanın ayrıntılarını pek kimse bilmez, önemsemez ama aslında bu direkt patronajın politikasıyla ilgilidir. İlk olarak hangi gazetenin okunacağı, ikinci, üçüncü, sonuncu gazete daima televizyon kanallarının en üst düzey yöneticileri ve patron tarafından belirlenir. Bu sıralama sunucunun inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemlidir ve bir anlamda kanalın politikasını, eÄŸilimini gösterir.
Günün gazetelerini okumaya Yeni Åžafak'la baÅŸlamakla Hürriyet'ten baÅŸlamak arasında algıda ciddi bir fark oluÅŸur çünkü.
Aynı durum televizyon kanallarına yorumcu olarak davet edilecek 'konuÅŸan kafalar' için de geçerlidir. 'Kanalımız her sese açık' ifadesi büyük bir aldatmacadır, dolayısıyla ekrana kimin çıkıp çıkmayacağı, kanalın genel politikasına ne kadar karşı isimlerin davet edileceÄŸi, bunun sınırı da aynı patronaj kadrosu tarafından belirlenir. Bu kurallar katı ve nettir.
Sanatçı ve aktivist Bedri Baykam'ın NTV Genel Müdürü Cem Aydın'a yazdığı mektup ekranın bu yazılı olmayan kurallarını hatırlamak için vesile oldu. Baykam, özetle NTV'de sadece liberal basından isimlerin ekrana çıkartıldığını, ulusalcılara hemen hemen hiç söz hakkı tanınmadığından yakınıyor mektubunda.
Özellikle de basından özetlerin verildiÄŸi ve medya simalarının konuk olduÄŸu 'YazıiÅŸleri' programının yayın politikasına vurgu yapıyor. Ayrıca, Cem Aydın'a 'Belki siz düÅŸünmemiÅŸsinizdir' diyerek programlara davet edebilecekleri ulusalcı konukların listesini de yolladı. (Mektubu odatv.com'da okuyabilirsiniz.)
Aslında bu mektubu yazan Bedri Baykam da biliyor ki NTV aklına gelmediÄŸi için deÄŸil, iÅŸine gelmediÄŸi için ulusalcı yazarlara ekranını açmıyor.
GeçmiÅŸte, Mustafa Balbay-Emin ÇölaÅŸan'ın programını 'baskı var' gerekçesiyle yayından kaldıranın da bu kanal olduÄŸunu unutmamak gerek. Bu ciddi bir politik tercihtir, DoÄŸuÅŸ Grubu'nun devletle giderek artan boyutta iÅŸlerinin etkisi yadsınamaz.
Aynı tercih kendisinin 'dürüst ve objektif' yayıncılık yaptığını iddia eden 'haber kanalı'nın kimi haberleri görmezden gelmesiyle de açıklanabilir. Sıcak geliÅŸmelerde en son tepki veren, bazı haberleri küçülten, gizleyen de hep NTV'dir.
Dikkatli bir izleyicinin de 'YazıiÅŸleri' programındaki tercihleri fark etmemesi olanaksız. RuÅŸen Çakır ve Mirgün Cabas'ın hazırladığı programda, dünün geliÅŸmeleriyle ilgili basında çıkan köÅŸe yazarlarının alıntılandığı bir bölüm var. Giderek artan sıklıklarda Sabah, Star, Taraf, Yeni Åžafak, Zaman gibi gazetelerde çıkan yazılar alıntılanıyor.
Diyelim ki bir konu hakkında üç yazı çıktı: Biri Hürriyet'te, biri Zaman'da, biri de Cumhuriyet'te. 'YazıiÅŸleri'nin tercihi hiç ÅŸaÅŸmadan Zaman'dan yana olur.
Programa davet edilen konuklar açısından da bu geçerli. YandaÅŸ basın ya da liberal kalemlerden 10 kiÅŸi çıkıyorsa, merkez medyadan ya da ulusalcı isimlerden bir kiÅŸi davet ediliyor. EÅŸitsiz bir denge söz konusu kısacası.
Kısacası, bir psikolojik ayarlama yapılıyor ve gizliden gizliye 'liberallere' sahip çıkılıyor. 'YazıiÅŸleri' etkin bir program, kanal da 'merkezde' yer alıyor. Dolayısıyla bu gibi tercihlerin üzerinde durmak gerekiyor.
'Adil ve dengeli' yayın yaptığını iddia eden Amerikan Fox News kanalı hakkında 'Outfoxed' diye bir belgesel yapılmıştı birkaç sene önce.
Bush döneminde Fox News'ün nasıl yayın saatlerini sadece Cumhuriyetçiler'den yana kullandıkları kanıtlarıyla ortaya dökülmüÅŸtü. Fox ekranında yer bulan Cumhuriyetçilerin Demokratlar'a oranı yüzde 80'e 20.
İşin daha da tuhafı, Demokrat kesimin temsilcisi olarak ekrana çıkartılan isimlerin seçimi. Fox News, bu aÅŸamada da kılık kıyafetinden görüntüsüne kadar zayıf, neredeyse alay edilecek gibi çarpık tipli, 'freak', pısırık Demokratlar buluyordu. Sadece alay edilebilecek komedi karakterlerini andıran bu sözde Demokrat konuÅŸmacılar, ekrandaki tok sesli, dik ve vakur görünümlü Cumhuriyetçiler tarafından ezildikçe eziliyor, tartışmalarda hep maÄŸlup oluyordu.
Ne ilginçtir ki Barlas ve Kongar'ın 'Yorum Farkı'nın Fox News versiyonunda konuÅŸan Demokrat kiÅŸi, Obama'nın BaÅŸkan seçilmesinden sonra ekrandan 'ayrıldı.' Bu zavallı arkadaÅŸ artık iyice alay nesnesi olmuÅŸtu, hiçbir inandırıcılığı yoktu zaten.
Ama Amerika'da da rüzgar Demokratlar'dan yana dönünce Fox News da yayın politikasında bir 'ince ayar'a giriÅŸti.
Artık açıkça ortaya koymalıyız ki 'objektif' NTV de gizliden gizliye AKP'ye yönelik, AKP'nin hoÅŸuna gidebilecek bir habercilik anlayışını benimsedi, ekranı o yönde kullanıyor.
Belki acımasız olacak ama NTV iyiden iyiye 'gizli' bir yandaş basın organıdır.
DoÄŸrusu, Emre Kongar'ın bu konuyla ilgili ne düÅŸündüÄŸünü de merak ederim.

12 yıl sonra yeniden 'Paranın Cinleri'
Murathan Mungan'ın büyükbabası eÅŸinin 'altınlarını satıp kendisine gönderdiÄŸi paraları parçalıyor, elmalarının içine saklıyormuÅŸ. Bunu niye yaptığını sorduklarında, paraya gizlenmiÅŸ bütün cinleri hapsettiÄŸini söylüyormuÅŸ. Ne de olsa onlar, paranın her ÅŸey olmadığı devirlerin insanlarıydı.'
2002 yılında Mardin'de, Murathan Mungan'la sokak sokak dolaşırken en sevdiğim kitaplarından 'Paranın Cinleri'nin de sayfaları arasında geziniyordum aynı zamanda.
'Kıskanılmayı da Mardin'de öÄŸrendim' demiÅŸti bana.
Bazı kitaplar, 10 yılda bir anlatılmayınca unutulma tehlikesiyle yüzleÅŸirler. Açıkçası, bundan 100 yıl sonra tarihe tek bir Murathan Mungan kitabı kalacak diye sorsalar benim cevabım tereddütsüz 'Paranın Cinleri' olacaktır. Mardin'i, çocukluÄŸunu anlattığı ve belki de en yalın, en dürüst kitabı.
Geçenlerde aklıma geldi, kütüphanede aradım. Bir türlü bulamadım. Oysa Murathan'dan imzalıydı, kim bilir kim aşırdı, ya da kime ödünç verip geri almadım... (Buradan sesleniyorum: Kimdeyse geri verebilir mi?)
Ertesi gün gidip yeniden satın aldım ve yayımlandıktan tam 12 yıl sonra yeniden okumaya baÅŸladım 'Paranın Cinleri'ni...
Bir yandan ilk okuduÄŸum günlere döndüm, bir yandan Diyarbakır'daki Turistik Otel'de bir grup beraber yediÄŸimiz akÅŸam yemeÄŸine... Aynı otel, Mungan'ın geçmiÅŸte sevgilisiyle de buluÅŸtuÄŸu oteldir. Kitapta bahsi geçer... 'Paranın Cinleri'nin sayfaları arasında Mardin'in 'abbara'larına gittim, 'Mehtaplı gecelerde hep seni andım' çınladı kulağımda, 'Hey' dergilerinin üst üste yığıldığı tezgahlar canlandı gözümde...
İlk okuduÄŸumda nasıl biriydim, ÅŸimdi nasıl diye düÅŸündüm durdum...
Bütün bunlardan bağımsız olarak da yine aynı hislerle, aynı huÅŸu ve hüzünle, ama hep hayranlıkla bir solukta okudum 'Paranın Cinleri'ni...
Belki bu vesileyle birileri daha okur, ortak olur.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3