Atina
1 'Çok yakın ama çok uzak' bir ÅŸehir deÄŸilmiÅŸ: Dünyanın en uzak noktalarına seyahat eden arkadaÅŸlarıma bile Atina'yı sorduÄŸumda 'Hiç gitmedim' yanıtını aldım. Benim de ilk gidiÅŸim oldu Yunanistan'ın baÅŸkentine. Çünkü her seferinde 'Ne de olsa çok yakın bir ara gideriz' diye ihmal ediyordum herkes gibi. Bir ara deÄŸil, hemen! Atina ÅŸimdinin ÅŸehri. UçuÅŸ bir saatlik bir iç hat seyahati gibi. Daraldıkça kendimi İstanbul'dan buraya atacağım.
2 'Yunanlılar aynen bizim gibi' kliÅŸesi doÄŸruymuÅŸ: Havaalanında üzerine vazife olmadığı bir konudan dolayı bağırmaya baÅŸlayan Yunanlı ve onun münakaÅŸasına katılan gümrük memurları ve iÅŸlerin 15 dakika aksaması. Tipik bir Türk esnaf kavgası deÄŸil mi? Türk-Yunan kahvesi, 'kazani', 'karpuzi', 'tzaziki' gibi ortak kelimeler ve yemekler deÄŸil sadece, davranış biçimleri bile aynı. Tek fark, din.
3 'Sokarım politikana': Yıllardır Yunanlılar'ın buraya gelen Türkler'e 'İnsanlar iyi ama hükümetler kötü' dediÄŸi bir ÅŸehir efsanesi olarak anlatılırdı, bir tür 'Almanya kaybettiÄŸi için biz de kaybetmiÅŸ sayılmış' kliÅŸesine dönmüÅŸtü. Bu sözü burada defalarca duydum, meÄŸer gerçekten herkes böyle diyormuÅŸ! Ama Nazan Öncel'in kulakları çınlasın, Yunanlılar'da tam 'Sokarım politikana' havası var.
4 Polis her yerde faÅŸisttir: Atina'da gece trafiÄŸinde alkol kontrolü, araçların kenara çekilip üflenmesi ritüeli ve 'Nerelisiniz' sorusuna 'Türkiye'deniz' diye verilen yanıttan sonra 'Arabayı saÄŸa çekin, benimle gelin, hadi hadi' diye kabalaÅŸması... Çok tanıdık, çok bilindik... Tekrar yapılan kontrolden sonra alkol sınırını geçmemiÅŸ olmanın verdiÄŸi rahatlıkla bu sefer polise 'Hadi ver ehliyeti, hadi vaktimizi harcama, hadi güle güle' diye üstten bakabilme ÅŸansı... Çok tanıdık, çok bilindik...
5 Kalıntı ve taÅŸ gezmek de zevkliymiÅŸ: 'Çıkalım mı, çıkmayalım mı, uzaktan gördük, gecesini de gündüzünü de biliyoruz, 30 dakika tırmanacak mıyız' tartışmaları esnasında kendimizi Akropolis'te bulduk. Tırmandık da tırmandık ve Partenon'a kadar vardık. TaÅŸların sırrını, o mistik havayı, tarihi bir yana bırakın...O ne manzaradır, o ne büyüleyici bir yüksekliktir, nasıl bir rüzgardır ve birkaç dakika da olsa 'Sana bir tepeden baktım Atina' diye insana kendisini Yunan tanrısı gibi hissettirme ÅŸansıdır... Kredi kartı reklamı gibi: Bedelsiz bir tecrübe! Birkaç senede bir yaÅŸanması gerekiyor.
6 Tanrıların isimlerini taşıyanlarda bir 'büyü' var: Adını sorduÄŸunuz biri birden size Dionyssos diyor, Yunan ÅŸarap tanrısının adını vermiÅŸler çocuklarına mesela. Tanrı adı taşıyan çocukları var Yunanistan'ın. Tanrıların mitolojik anlamlarını öÄŸrenmek o insanlara bakışınızı da deÄŸiÅŸtiriyor, anlamlandırıyor. İsim-biliminin (onomastique) bu 'tanrısal' yönünü de kullanmak gerekiyor. İnsanın adı bir tanrıya aitse bu onun hayatını nasıl etkiler acaba, diye düÅŸünmeden edemiyorum.
7 Reha Muhtar gardrobunu nihayet anladım: Reha Muhtar'ın O.Ö (Oya'dan Önce) gardrobu bir Noel aÄŸacını andıracak kadar ilginç ve detaylıydı. Yılan derisi ayakkabıları, fuları, pantolonları, gömlekleri, sırta atılan kazakları, aksesuarları, saatiyle... 'RM şıklığı'nın kökenlerinin Atina'ya dayandığını bir gece kulübüne gidip ön masalarda oturanları görünce anlaşılıyor. 'OyiÅŸ' bu orijinaliteyi bozmakla onu köklerinden de koparmış oldu. (M., kusura bakma görüÅŸemedik, ortak dostumuz baÄŸlantıyı kuramadı buradan duymuÅŸ ol bari.)
8 Dünyada en iyi müziÄŸini Atina radyoları yapıyor: Bu iddialı cümleyi sarf etmemin nedeni her gün Atina-Vouliagmeni arasında teptiÄŸim 30 dakikalık yolculuk boyunca Red FM (96.3) ve HiJack Radio'yu (96.8) dinlemem. 90'lar ve günümüzden bu kadar seçmece ve kaliteli müzik yapan baÅŸka hiçbir ülkenin radyosuna rastlamadım. 'Rock Saati' kıskansın! Los Angeles'taki K-ROQ'dan bile iddialılar. Çocukken, Güney'de radyo Yunan frekansını çektiÄŸinde bir baÅŸka dünyayı, bir baÅŸka lisanı dinler ve ÅŸarkılarla büyülenirdim. Yıllar sonra aynı 'radyo günleri'ni yaÅŸadım.
9 Müzisyen göçü baÅŸlamış: 'Hadi bir de canlı müzik dinleyelim, bunların sanatçılarını görelim' diye rastgele yola çıkılan bir gece bizi Nikos Vertis adlı ÅŸarkıcının çıktığı gece kulübüne götürdü. Buranın Özcan Deniz'i tarzında; albümleri, posterleri var her yerde. Loca, buz kovaları, ÅŸiÅŸeyle açılan içkiler, hafif sonradan görme bir eÄŸlence... Ama ÅŸovsa ÅŸov; böyle bir sahne düzeni, bu kadar çalışılmış bir koreografiyi ara ki Günay'da bulabilesin... Hem de üçte bir fiyatına! Türk gazinoculuÄŸundan 30 sene ileride. Kapının önünde, 30 kiÅŸilik orkestradan beÅŸ-altı kiÅŸilik bir grup mola vermiÅŸ: Türkler! Gülben Ergen'den tutun da bütün assolistlerin altında çalışmışlar, sonunda çareyi Atina'ya kapağı atmakta bulmuÅŸlar. Türk sanatçıların kaprislerindense onlara deÄŸer veren ve hakkını ödeyen Yunan ÅŸarkıcıların arkasında çalmaya baÅŸlamışlar. Yunan sanatçılar Türkiye'den müzisyen avlamaya baÅŸlamış.
10 Kimse kusura bakmasın, bizdeki balıkçılar daha iyi: Yıllar önce bir ev partisinde tanıştığım Yunanlı bir yazarla o zamanlar planladığım ve o günden beri gerçekleÅŸmeyen Selanik seyahatimden bahsetmiÅŸtim. 'Ne gidiyorsun, ne iÅŸin var, burada kal, hiçbir ÅŸey yok' demiÅŸti. Bu tavra aÅŸinaydım: 80'lerde Kreuzberg'e yerleÅŸen Alman sanatçıları, 90'larda PKK'ya destek veren Fransız aydınları gibi 'radikal şıklık' adına aşırı Türkiye hayranlığına tutulmuÅŸ bir Yunanlı'ydı bu da. 'En azından balıkçılar, sahilde oturmak falan, güzel deÄŸil mi' diye soracak olmuÅŸtum da 'Çengelköy kadar deÄŸil' demiÅŸti... Yıllar geçti, Pire'nin en iyi balık lokantalarının birinde akÅŸam yemeÄŸi... Ahtapot, kalamar, karides, kerevit ve orfoz balığı... Hakikaten hiçbiri etkileyici, mükemmel deÄŸildi. Çiftlikköy'deki Langusta'yı hepsine tercih ederim... Bodrum'daki Berk Balık'ın yanına bile yaklaÅŸamaz... Geleneksel yemeklerde Yunan mutfağı bizden kesinlikle daha iyi (musakka, cacık gibi) ama balıkta sınıfta kalıyorlar.
11 Gazi'yi görmeyen eÄŸlenmemiÅŸtir: Malta'da küçük bir barlar sokağı vardır, gittiÄŸimden beri bu sıkıcı adaya sadece o barlar sokağında bir kez daha eÄŸlenmek için yeniden dönmek isterim. Altı-yedi yıl önceydi, dünyanın her ÅŸehrinde böyle bir yer arıyordum. Daha iyisi Atina'da, Gazi bölgesinde karşıma çıktı. Asmalımescit'te Otto ve Groove'u düÅŸünün, daha iyi müzik, daha kaliteli insanlar ve daha iyi içki ve eÄŸlence ekleyin hayalinize ve tabii bar sayısını arttırın: Bütün Avrupa ÅŸehirleri arasında en iyi barlar bölgesi... Bu kadar iddialıyım bu konuda. Orada bir bara girip, bir Heineken eÅŸliÄŸinde MGMT'den 'Kids'i dinlemeyen '20küsur' ve '30küsur'lar bugüne kadar hiç eÄŸlenmiÅŸ sayılmazlar. Artık nihayet benim de anketlerde 'Dünyanın en iyi barı sizce hangisi' sorusuna verecek bir yanıtım var... Gazi'de herhangi bir yer. Tabii bu bohem eÄŸlence kezmezse, merak etmeyin 'tiki' ortamlar da mevcut ve onlar da Reina'dan, Blacck'ten daha iyi müzik yapıyorlar, dahası ağır abi ve Rus yenge ortamları da yok. Pet Shop Boys'un yeni ÅŸarkısı 'Love Etc'yi ilk kez Akrotiri'de duydum ve bu seyahatimin film müziÄŸi oladu bu marÅŸ.