ERBİL
Tarih boyu, içinde yaÅŸadığımız coÄŸrafyada birileri senaryo yazmış, yapay sınırlar çizmiÅŸ ve OrtadoÄŸu'nun kaderini belirlemiÅŸ. Biz her defasında o senaryoyu bozmak için çetin mücadelelere giriÅŸmiÅŸ ve ağır bedeller ödemiÅŸiz. Söz konusu petrol olunca, en az yüz yıllık perspektifler içinde oyun planları kurulmuÅŸ ve sınırdaÅŸ bütün ülkelerin birbirine ÅŸüpheyle bakmasına yol açacak sorunlar yumağı meydana gelmiÅŸ. Bizim yurdumuzda akıl ve inisiyatif hep baÅŸkaları tarafından kullanılmış, bize tepkisel davranmak düÅŸmüÅŸ. Oysa geliÅŸmeleri öngörmek, yaÅŸanacakları belirlemek üzerine kurulu aktif, daha doÄŸrusu proaktif politikalar izleyememiÅŸiz. Sorunlar ortaya çıktıkça onlara iliÅŸkin çözüm önerilerini gündeme taşımışız. Oysa derin akıl potansiyel sorunlara iliÅŸkin kapsayıcı paketleri hazırlayabilmek ve uygulayabilmekte yatıyor.
İki gündür Erbil'deyiz, Irak'ın kuzeyinde... Bir Türk ÅŸirketi olarak
Genel Enerji'nin en zor günlerde, türlü risklere girerek büyük bir vizyonu ortaya koyduÄŸu ve petrol arama çalışmaları baÅŸlattığı bölgede. Dünyanın en büyük petrol ÅŸirketlerinin girmeyi göze alamadığı bu bölgede dünden itibaren Türkiye'ye petrol ihracatı baÅŸladı. Rakamlara girmek istemiyorum, herhangi bir ÅŸirketten ziyade Türkiye'nin kendisinin ulusal çıkarlarına uygun büyük bir hamlenin baÅŸarılması önemli. Türk vizyonu, küresel akılla entegre bir operasyonun mimarı pozisyonunda.
Barış ve istikrar karşılıklı ekonomik çıkarlarla birbirine baÄŸlanıyor. Küresel
sistem bu bölgede en sonunda istikrarlı bir Türkiye'nin gerçek önderliÄŸine ihtiyaç
duyuyor. Bu noktaya bir anda gelinmedi, arka planda bir dizi diplomatik ve siyasi iliÅŸki, ikili
giriÅŸim yatıyor. Petrol oyununun geleceÄŸi Türkiye'nin içinde bulunduÄŸu bölgenin istikrarına baÄŸlı.
Erbil'de dün törenlerdeki tüm konuÅŸmalarda Irak'ın toprak bütünlüÄŸü vurgusu yapıldı. Yani Türkiye'nin OrtadoÄŸu sorununa iliÅŸkin en temel argümanlarından birisine... Talabani'den Barzani'ye, bakanlardan parlamento sözcülerine kadar herkes 'bu petrol sadece Kuzey Irak'ın deÄŸil bütün Irak halkının malıdır' dedi, 'elde edilecek gelir bütün Irak'ın refahı için kullanılacaktır' ibaresini özellikle vurguladı.
Kuzey Iraklı liderler petrolün onlarca yıldır bu bölgede nasıl bir bela olduÄŸunun farkında olduklarını söylediler. Yerin binlerce metre altından çıkartılan bu petrolün bir nimete dönüÅŸmesinin yollarını aradıklarını ifade ettiler. Bölge halklarının kötü
tecrübeleri var petrolle ilgili. İşte bu nedenle de bir Türk ÅŸirketinin Kuzey Irak'tan petrol çıkartmasını ve bunu ilk kez Türkiye'ye ihraç eden grubun Türkler olmasını çok deÄŸerli buluyorlar.
Dün tanık olduklarımız, 'soft power' (yumuÅŸak güç) açısından petrolün ve saÄŸlam ekonomik iliÅŸkilerin ne denli önemli olduÄŸunu bizlere bir kez daha kanıtladı. Yıllarca Irak petrolünden elde edilen
kaynak, silahlara ve savaÅŸa yatırıldı, kan dökülmesinin aracı olarak kullanıldı. Åžimdi iÅŸler tersine çevriliyor. Irak, tek parça halinde kendi yeraltı zenginliklerini toplumsal refahın artması için kullanacak. Yetmedi, aynı zamanda petrol, iki komÅŸu ülke Türkiye ve Irak arasındaki iliÅŸkilerin saÄŸlıklı ilerlemesinin deÄŸiÅŸmez bir kilidi haline gelecek. Türkiye ilk kez Batılı bakış açısının hakim olduÄŸu bu büyük oyunda 'varım' dedi. Aksi halde sahneyi yine dünyanın öbür ucundan gelecek baÅŸkalarına bırakacaktı. Akıl devreye girdi.
Çok sayıda konuÅŸmacı, sözlerini bitirirken 'Bu tarihi baÅŸarıyı ÅŸüpheyle deÄŸil mutlulukla karşılayın' deme ihtiyacı hissetti. Bu türden tüm büyük baÅŸarılarda mutlaka çatlak sesler de çıkacaktır. Hayır, o seslerin sahipleri haklı çıkmayacaklar. Tarihi bir akıştan bahsediyoruz ve Türkiye'nin ulusal çıkarlarına uygun hassasiyetlerinin gözetildiÄŸi bir dönemdeyiz. Yine bazı çelme takma çabaları olabilir, yine bazı provokatif eylem veya söylemler görülebilir. Kanmamak lazım. 'Barış Vanası' dünden itibaren çalışmaya ve petrol akmaya baÅŸladı. Refah ve kalkınma için. Bu noktadan sonra 'her koÅŸulda kan dökülmeli' diyen ayrılıkçıların dediklerini kimse dinlemez. Kuzey Iraklı yöneticiler de karşı karşıya kaldıkları büyük fırsatın kıymetini bilecek ve Türkiye'nin canını yakan terör belasına göz yummayacaklardır. Akıl böyle diyor.