İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

Ekonomi uçan bankacılar

Tüketim malzemesine dönüÅŸtürülen ve çok kullanılan bütün kavramlar gibi deÄŸiÅŸimin de içi boÅŸalmak üzere...
Buna raÄŸmen 'zamanın ruhunu' daha iyi anlatan bir kelime bulmak zor. Evet, günümüzün en sihirli kelimesi deÄŸiÅŸim. Bu çağın ruhunu anlamak, o kelimenin içeriÄŸini özümsemekle mümkün.
Sık seyahat eden birisi olarak uçak yolculuklarında ilginç gözlemler yapma fırsatı bulurum. Yolcu profillerindeki deÄŸiÅŸim ülkenin sosyolojik yapısındaki hareketliliÄŸi yansıtıyor ama ÅŸimdi konumuz bu deÄŸil.
Geçen hafta Roma dönüÅŸü, uçakta Yapı Kredi Bankası Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Tayfun Bayazıt'la karşılaÅŸtım. Biz, maçtan dönüyorduk, Ali Koç ve Åžansal Büyüka ile futbol üzerine ayakta sohbet ederken Tayfun Bey'le göz göze geldik, bir süre sonra yanına gittim, ekonomiyle ilgili konuÅŸtuk. Onun küresel kriz analizlerini daha önce dinlemiÅŸtim, gelinen son nokta hakkındaki düÅŸüncelerini öÄŸrenmeye çalıştım.
Gelelim o günün bence en ilginç ayrıntısına: 'Tayfun Bayazıt, business sınıf yerine ekonomide uçmayı tercih etmiÅŸti.'
Aynı manzarayla pazar günü Ankara-İstanbul uçağında karşılaÅŸtım. Bu kez OYAK Grubu BaÅŸkanı CoÅŸkun Ulusoy'la birlikte uçaÄŸa bindik. Evet, 'CoÅŸkun Bey de business sınıf uçan yolculara ayrılan bölümü geçti, ekonomi bölümünde' 7-A numaralı koltuÄŸa oturdu.
Türk bankacılık sektörünün en baÅŸarılı temsilcilerinden ikisinden bahsediyoruz. Daha önemlisi son krizdeki yönetim becerileriyle dikkat çeken iki banka genel müdüründen. Gerek Ulusoy gerekse Bayazıt kriz öngörüleriyle ve buna uygun pozisyon almalarıyla gemilerini fırtınalı sularda saÄŸ salim yüzdüren bankacılardan oldular. Bizim bankacılık sektörü bir bütün olarak iyi bir performans sergiledi. 2001 krizinden alınan derslerin etkisiyle dünyanın pek çok ülkesinde bankaların ÅŸimdi yaÅŸadığı sorunlarla karşılaÅŸmadılar.
Uçakta karşılaÅŸtıklarım sembolik gibi gözükse de bir yaÅŸam tarzı deÄŸiÅŸikliÄŸinin yansımasıydı. Büyük miktarlarda paraları yöneten bu üst düzey profesyoneller küresel kriz sonrası takındıkları tavırlara kiÅŸisel bazı deÄŸiÅŸiklikleri de eklemiÅŸler. Hiç kuÅŸkusuz onların bu tutumları en baÅŸta çalışma arkadaÅŸlarını, etraflarını ve hatta ailelerini etkileyecektir.
BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan'ın bankaları suçlayan ifadelerini düÅŸündüm, ekonomi sınıfın bu üst düzey yolcularını görünce...
Kriz günlerinde bankacı olmak zor iÅŸ. BaÅŸbakan, küçük ve orta boy iÅŸletmelere kredi musluklarının daha fazla açılmasını istiyor, anlıyorum ama ne var ki; ekonominin ve bankacılığın kendine özgü baÅŸka kuralları da var. Bunu da unutmayalım.
Newsweek dergisi, son sayılarından birinde geçen yıl özel jet kullanımlarında yüzde 90'lara varan oranlarda azalma olduÄŸunu yazmıştı. BaÅŸta lüks tüketim olmak üzere hayatın her alanında, ekonominin bütün katmanlarında benzeri bir davranış deÄŸiÅŸikliÄŸini görmek mümkün. Ekonomi ve hayat gerçek zeminine oturuyor. İşte 1929 buhranından bu yana insanlığın yaÅŸadığı en büyük ekonomik krizin dünyamıza getirdiÄŸi yenilik bu oldu: 'Herkes ayaklarını yere saÄŸlam basacak.'

DEĞİŞİMİN DOĞASI
DeÄŸiÅŸim, belirsiz bir tarihte yaÅŸanacak olan ÅŸey olmaktan ziyade, içinde olduÄŸumuz an zaten yaÅŸanmakta olandır. Obama; ABD BaÅŸkanı olduÄŸu gün siyasal tarihe geçen bir konuÅŸma yapmıştı. Beni o konuÅŸma içinde en çok 'deÄŸiÅŸim Amerika'ya geldi' cümlesi etkiledi. Godot'yu bekler gibi 'deÄŸiÅŸimin yolunu gözlemek' gerçekçi deÄŸil. Ona çoÄŸu kere maruz kalırız. Bize düÅŸen, eÄŸer aktörü olamıyorsak deÄŸiÅŸime uyum saÄŸlamak, onun gereklerini yerine getirmektir.
Ülkeler, kurumlar ve ÅŸahıslar için ayakta kalmanın, güçlü olmanın en önemli ÅŸartı budur.
Obama, söylemlerinin bir vaatten ibaret olmadığını ilk 120 gündeki radikal icraatlarıyla da gösteriyor. Geçen hafta ABD Yüksek Mahkemesi üyesi olarak ilk kez bir hispanik kökenli hakimi atadı. Dünyada İsrail'in en yakın müttefiki olan ABD, bugün Obama yönetimi altında İsrail'le ilgili altı ay önce kimsenin hayal edemeyeceÄŸi söylemlere baÅŸvuruyor. ABD yönetimi İsrail devletiyle yaptığı görüÅŸmelerde bugüne dek hiç kullanılmayan netlikte ifadelerle Filistin sorunu konusunda taleplerde bulunuyor. Bu tarihi süreçlere ÅŸaÅŸkınlıkla tanık oluyoruz. Niye biliyor musunuz; ABD buna mecbur kaldı. Küresel sistemin devamı için bazı adımların atılması zorunluluÄŸu doÄŸdu. DeÄŸiÅŸim budur.
Gayet tabii ki Türkiye de bu rüzgardan nasibini alacak, alıyor. Hayatın her alanında deÄŸiÅŸimin yansımaları olacak, oluyor. Bu trendi salt kendi çıkarları açısından yorumlayanlar ve bu dar kalıpta beklenti koyanlar fena halde hüsrana uÄŸrayacaklar. Bu büyülü kelimenin hayatımıza kattığı zenginlik ve derinlik, kutuplar arası çatışmaların çok ötesindedir.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3